Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/166 E. 2009/526 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/166
Karar No
2009/526
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2329 Esas KARAR NO: 2024/286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2020 NUMARASI: 2017/1077 Esas, 2020/313 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/02/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine davalı tarafından 09.05.2017 tarihinde dosyanın tamamına itirazda bulunulduğunu, itiraz konusu dosya alacağı hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini belirterek davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Son zamanlarda basın ve yayın organlarınca da sıkça dile getirildiği üzere otoyol ve köprü geçişlerinde trafiği hızlandırmak üzere uygulanmaya başlayan OGS'de kendi sisteminden kaynaklanan sorunlar yer aldığını, okuma hatası yüzünden binlerce araca ceza düzenlendiği gibi müvekkili şirketinin maliki olduğu veya kiraya verdiğini, kiraladığı otobüslerin de tamamında cezalı geçiş yaptığına ilişkin kayıtlar mevcut olduğunu, ancak bu hatalı kayıtlar gerçeği yansıtmadığını, aracın OGS sisteminin mevcut olduğunu, sisteme tanımlı hesap bilgisi ve sistem içerisinde olması gereken bedel (ücret) bulunmasına rağmen, araçların geçiş ihlali yaptıkları iddia edildiğini, sonuç olarak, müvekkili şirkete ait araçların ihlalli geçişinin olmadığı, ihlalli geçiş iddiası ile ceza kesilen tüm araçlarımızda zaten OGS sistemi ve yeterli bakiye bulunduğunu, Türkiye’de birçok kişi ve kurum hatalı kesilen cezalar nedeniyle mağdur olduğunu, kaldı ki müvekkili şirket Türkiye Karayolu Taşımacılığının ek köklü şirketlerinden biri olup böyle bir ihlale sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle davacının ispattan yoksun, mesnetsiz ve dayanaksız iddiaları ve taleplerini içeren davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalının işlettiği araca ilişkin HGS/OGS bakiyelerinin mevcudiyetini ve yeterliliğini kontrol ve ödeme yükümlülüğü bulunduğu, HGS/OGS hesabından geçiş anında veya 15 günlük süresi içinde ödenmeyen geçiş ücreti ve 4 katı cezasından sorumlu olduğu, ancak her ne kadar davacı taraf 6 ihlalli geçiş olduğunu iddia etmiş ise de, sadece 2 ihlalli geçiş bulunduğu, diğer 4 geçiş için hesapta davalıya ait bakiye bulunmasına rağmen tahsil edilmediği anlaşıldığından ihlali geçişe ilişkin fotoğraflar ve ödemeyi gösteren hiçbir kayıt, belge, delil sunulmadığından ödeme vakıasının ispat edilememesi karşısında, 2 ihlali geçiş açısından davacının davasında haklı olduğu ve cezai tutarla ödeme yapılmasına, diğer 4 geçiş yönünden ise ceza tutarına hükmedilmeden sadece geçiş ücretinin tahsil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne takibin 1.864,65-TL (729,05-TL ücret, 1.135,60-TL ceza ücreti olmak üzere) asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken 7144 sayılı kanun ile 6001 sayılı Kanunun 30. Maddesinin 5. Fıkrasında yapılan değişiklikle geçiş ücretinin geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde tahakkuk eden geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza; 4 katı olarak değiştirildiğini, bu itibarla dava esas değerinin olan 8.019,55 TL'nin revize edilerek 3.645,25 TL olan yeni dava değeri üzerinden yargılamaya devam edildiğini, dava açılış tarihinde belirtilen dava esas değerine göre istinaf sınırının belirlendiğini, ancak İlk derece mahkemesi gerekçesinde dava esas değeri yönünden kararın miktar itibari ile kesin hüküm teşkil ettiği yönünde karar vermiş ise de dava açıldığı tarih itibariyle yasal mevzuat gereği haklı ve değer olarak yerinde olan davada, davanın açıldığı tarihteki harca esas değer olan 8.019,55 TL üzerinden vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmetmesi gerekirken davada kısmen kabul/red sebebiyle 1.864,65 TL üzerinden vekalet ücretine hükmetmesi ve miktar itibariyle kararın kesin hüküm teşkil ettiği yönündeki gerekçesi usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, ihlalli geçiş yapan araçların yeterli bakiyeye sahip olmasının davalıyı sorumluluktan kurtarmadığını, geçiş ücretinin 15 günlük süre içerisinde ödenmemesi halinde 4 katı tutarında yasadan kaynaklı ceza tutarının da ödenmesi gerektiğini, kanun maddesi gayet açık olmakla birlikte geçiş esnasında provizyon alınamaması sebebiyle yeterli bakiyeye sahip OGS/HGS cihazlarından çekim olmaması durumunda Müvekkili şirkete sorumluluk yüklemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, ödeme yapmanın hizmeti alanın sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davalının sorumluluğu ortadan kalkmamakta geçiş ücreti ile beraber dört katı tutarındaki ceza bedelini de ödemesi gerektiğini, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazında hiçbir borcu olmadığını belirterek borca itiraz ettiğini, geçiş ücretlerinin belirli olduğu ve geçiş ücretlerine ilişkin ceza bedelinin kanunda açıkça 4 katı şeklinde hesaplanacağının yer aldığını, borçlunun itirazında haksız çıktığını ve borcu olmadığını öne sürmek suretiyle kötüniyetli davrandığını, bu sebeple lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. takip dosyasında, takibin 729,05 TL geçiş ücreti, 7.290,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 8.019,55 TL alacak için başlatıldığı, davalının ilamsız takibe süresi içinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının resen yapılan incelemede 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, 1.864,65-TL (729,05-TL ücret, 1.135,60-TL ceza ücreti olmak üzere) üzerinden takibin devamına karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Davacı vekili 06.06.2018 tarihli dilekçesinde, 7144 sayılı Torba Kanun ile Torba Kanunun yürürlük tarihi olan 25.05.2018 tarihi itibari ile ve sadece tahsil edilmemiş ceza tutarları hakkında uygulanmak üzere, geçiş ücretinin geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde ödenmemesi halinde tahakkuk eden geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın; 4 katı olarak değiştirildiğini ve hazine payı uygulamasının ortadan kaldırıldığını, bu doğrultuda, Torba Kanunun 19. Maddesi ile 6001 Sayılı Kanuna eklenen geçici maddede yer alan “tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında” ibaresi nedeniyle; işbu dava konusu ihlalli geçişe ait geçiş ücreti ve ceza tutarının Torba Kanun’un yürürlük tarihi itibari ile henüz tahsil edilmemiş olduğu anlaşıldığından, icra takibine konu alacak üzerinde revizyon yapıldığını, takip tarihi itibariyle geçiş ücretinin 10 katı olan ceza tutarının 4 katına indirildiğini belirterek işbu davada harca esas değerin 3.645,25 TL olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alındığı görülmüştür. 14/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, İstanbul-İzmir otoyolu geçişlere ilişkin otoyol boyunca gişelerin tamamında bariyer ve gişe görevlisi konumlandırılmış olduğu, ödemenin alınamadığı hususunda araç sürücüleri bilgilendirilmeden ve ihlalli geçiş bildirim formu araç sürücüsüne tebliğ edilmeden bariyer açılmayacağı, bu tespitler doğrultusunda ücreti tahsil edilemeyen geçişler kapsamında, ödemelerin alınamadığı hususunda araç sürücülerine gerekli ihlal bildirimlerinin yapılmış olduğuna kanaat getirildiği, 6 adet ihlalli geçiş ücretinin 729.05-TL olduğu belirtilmiştir. Somut davada, davalıya ait araçların davacının işlettiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı, geçiş bedelinin 729,05-TL olduğu, yasal düzenleme gereği davacının bu geçiş ücreti ile 4 katı tutarında 2.916,20-TL tutarında ceza tutarı olmak üzere toplam 3.645,25 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre toplam 3.645,25-TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekir. Yine, davacının dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasa gereği 10 katı ceza tutarını talep etmekte haklı olduğu, ancak davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanunla ceza tutarının, geçiş ücretinin 4 katı olarak belirlendiği anlaşılmakla davacının takipte istediği kalan ceza tutarı yönünden, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekir. Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Somut olayda, dava tarihinde dava değeri 729,05 TL geçiş ücreti, 7.290,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 8.019,55 TL olarak gösterilmiştir. Davacının geçiş ücreti ve 4 katı ceza tutarı toplamı 3.645,25-TL alacağı bulunmaktadır. Kalan ceza tutarı ise davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun nedeniyle konusuz kalmış olup, davacının konusuz kalan bu miktar yönünden de dava tarihinde haklı olduğu gözetildiğinde, konusuz kalan miktar yönünden de davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Geçiş ücreti ve ceza tutarı belirlenebilir ve likit olduğundan ve İİK 67/2.maddesi gereğince de icra inkar tazminatına red veya hükmolunan meblağ üzerinden karar verileceğinden, hükmolunan 3.645,25 TL'nin % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne, yasa değişikliği uyarınca geçiş ücretinin on katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirilmesi sebebiyle kalan kısım bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1077 Esas, 2020/313 Karar sayılı ve 16/09/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜNE, b) Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine yönelik itirazının 729.05-TL asıl alacak 2.916,20-TL ceza tutarı olmak üzere toplam 3.645,25 TL alacak üzerinden İPTALİ İLE bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA, c) Davacının 4.374,30-TL ceza tutarına yönelik talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine YER OLMADIĞINA, d)Takip konusu kabul edilen asıl alacak tutarı olan 3.645,25 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 96,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 330,74 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 31,40 TL başvurma harcı ile 96,86 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 159,00 TL posta gideri ve 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 759,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 8.019,55-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı ile 37,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 240,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'ın muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.29/02/2024 KARŞI OY Yargılama sırasında yapılan yasal değişiklik ile, ceza tutarı geçiş bedelinin 4 katına düşürülmüş olup, takipte talep edilen bakiye ceza tutarı yönünden dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan ceza tutarı yönünden, davacı dava tarihinde dava açmakta haklı olduğundan, bu tutar yönünden de davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması gerektiği hususunda sayın çoğunluk ile aramızda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; yeterli bakiye olmasına rağmen geçiş bedelinin tahsil edilememesi halinde, davacının bu geçiş bedelinin 4 katı oranında ceza tutarı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı davada, 729,05 TL geçiş ücreti ile bu geçiş bedelinin 4 katı oranında ceza tutarı alacağa hükmedilmesini talep etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde 445,15 TL geçiş bedeli yönünden yeterli bakiye olmasına rağmen bu geçiş ücretinin tahsil edilmediği anlaşılmaktadır. Yargıtay 6. HD'nin 2021/2035 Esas, 2022/2057 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, yeterli bakiye olmasına rağmen sistemce tahsil edilemeyen bu geçiş bedeli yönünden de ceza tutarına hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yeterli bakiye olmasına rağmen sistemce tahsil edilemeyen bu geçiş bedelinin ceza tutarı yönünden davanın reddine karar vermesi yerinde olup, bu yönden karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.29/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/166, K. 2009/526, T. 18.11.2009, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-166-e-2009-526-k-0b8c7d143578