Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/11403 E. 2023/789 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/11403
- Karar No
- 2023/789
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/356 KARAR NO : 2024/1962 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2023 NUMARASI : 2023/466 Esas 2023/855 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20.11.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2024 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2023 tarih 2023/466 Esas 2023/855 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirket adına davalı bankanın Montrö Şubesi nezdindeki hesabında bulunan 49.758,00 TL'nin 02.08.2017 tarihinde bilgi ve onayı dışında dava dışı ...'nin hesabına virman yapıldığını, bu paranın müvekkili şirketin hesabına ödenmesi için davalıya 04.01.2018 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı banka tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede müvekkili şirketin rehin senedi verdiğinden bahisle onayının alınmasına gerek olmadığı, bu itibarla işlemin bankacılık mevzuatına uygun olduğunun belirtildiğini, söz konusu rehin senedinin kendilerine ibraz edilmediğini iddia ederek, 49.758,00 TL'nin 02.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili bankanın Montrö şubesi ile dava dışı diğer borçlu ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı borçluya kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredinin teminatı olarak malik ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı mesken vasıflı taşınmaz üzerine Torbalı Tapu Müdürlüğünün 09/08/2016 tarih, 14467 yevmiye nolu 1. derece 450.000,00.-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacı şirketin ... Bankası A.Ş. Montrö Şubesindeki hesabında bulunan 50.300,00 TL için rehin senedi verdiğini, bu borcun ödenmemesi üzerine ve müvekkili bankanın kredi alacağının tahsili amacıyla, noterden 02.08.2017 tarihli hesap kat ihtarnamelerinin keşide edildiğini, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2017/11403 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın davacının davalı bankada olan hesabından dava dışı banka borçlusu ...'nin borcu nedeniyle virman yolu ile yapılan tahsilatın taraflar arasındaki rehin sözleşmesine uygun olup olmadığı, rehin sözleşmesindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davacının bu bedelin istirdatını talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı; davacı şirket adına ...'nin davalı bankaya 02.08.2016 tarihli rehin senedi imzalayarak verdiği, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta rehin senedinin düzenlendiği tarih itibariyle davacı şirketi münferiden temsile yetkili kişinin dava dışı ... olduğunun bildirildiği, rehin senedini şirket adına imzalayan ...'nin bu tarihte şirketi temsile yetkili kişi olmadığı, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 20.05.2019 tarihli raporunda, dava konusu rehin sözleşmesinde davacı şirket adına atfen atılan imzanın davacı şirket temsilcisi ...'ye ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.758,00 TL'nin 02.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 23.05.2023 tarihli 2020/1700 E. 2023/789 K. sayılı ilamı ile; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 25.12.2019 tarihli yazısında, davacı şirket temsilcisinin dava dışı ... olduğu, yetki başlangıç tarihinin 30.08.2016 olduğunun bildirildiği, yazı ekinde gönderilen 31.08.2016 tarihli davacı şirket ortaklar kurulu kararında, şirket ortaklarından ...'nin hisselerini şirket ortaklarından ...'ye devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, paylarını devreden ... ve ...'nin müdürlük görevlerinin sona ermesine, eski sirkülerin iptaline, şirket ortağı ...'nin şirket müdürü olarak atanmasına karar verildiği; davacı bankanın alacağına dayanak yaptığı rehin senedinin düzenleme tarihi olan 02.08.2016 tarihinde dava dışı ...'nin müştereken temsil ve ilzama yetkili müdürlük görevinin mevcut olduğu, rehin senedi altındaki imzanın ...'ye ait olup olmadığının gerektiği takdirde imza incelemesi yapılmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile rehin senedini şirket adına imzalayan ...'nin şirketi temsile yetkili kişi olmadığı, rehin sözleşmesindeki imzanın ise davacı şirket temsilcisi ...'ye ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu rehin senedinin düzenleme tarihinin 02.08.2016 olduğu, belgenin 3 sayfa olduğu, her sayfada davacı şirket ünvanı altında iki adet imzanın bulunduğu, ... Menderes Şubesi nezdindeki ... nolu hesapta 50.300,00 TL bedelli rehin hakkı tanındığı, İzmir 21. Noterliği'nin 10.06.2015 tarih 15997 yevmiye nolu düzenleme şeklinde sözleşmesi ile kurulan şirketin kuruluş sözleşmesinin 9. maddesinde şirketi müdürlerin temsil edeceği ve şirket ortakları ... ile ...'nin şirketi müştereken temsil ve ilzama süresiz olarak yetkili olduklarının düzenlendiği, bu hususların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 17.06.2015 tarihli nüshasında ilan edildiği, İzmir 21. Noterliği'nin 01.09.2016 tarihli onayı ile onaylanan 31.08.2016 tarihli 2016/1 sıra nolu şirket genel kurul kararına göre ...'nin ortaklık paylarını ...'ye devrettiği, ortaklıktan ayrılan ...'nin şirket müdürlüğü görevinin sona erdiği ve ...'nin şirket müdür olarak atandığı ve münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 16.09.2016 tarihli nüshasında ilan edildiği, davacı şirketi temsile yetkili kimselerin 10.06.2015 - 31.08.2016 tarihleri arasında ... ve ...'nin birlikte imzaları ile, 01.09.2016 tarihinden itibaren ise ...'nin tek başına temsile yetkili oldukları, rehin senedinin düzenlenme tarihi olan 02.08.2016 itibariyle davacı şirketin müşterek yetkili temsilcilerinin birlikte imzaları ile temsil edilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu rehin senedi üzerinde de çift imza yer almakla birlikte istinaf kaldırma kararı öncesinde alınan ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 20.05.2019 tarihli raporuna göre rehin senedi üzerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisi ...'ye ait olmadığının tespit edildiği, rehin senedinin tanzim tarihi itibariyle müşterek yetkililerden olan ... imza aidiyeti hususunda isticvap edildiği, imzanın kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, rehin senedi üzerinde yer alan imzanın ...'ye ait olup olmamasının işbu davanın sonucuna etki etmeyeceği, imzanın aidiyeti hususunda ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek görülmediği, davacı şirketin türü limited şirket olup, temsil edilmesi hususunda 6102 sayılı TTK'nın 629. maddesi atfıyla Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı, aynı kanunun 370. maddesinde Anonim Şirketlerde temsil yetkisinin "1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir." şeklinde düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta rehin senedinin tanzim tarihi 02.08.2016 itibariyle davacı şirketin ... ve ...'nin müşterek imzaları ile temsil edileceği, şirket yetkililerinin tek başına atacakları imza şirket yönünden sonuç doğurmayacağı, rehin senedi üzerinde atılan imzalar arasında şirketin müşterek yetkili temsilcilerinden ...'nin imzasının bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi kararı ile sabit olduğu, davalı bankanın bu yönde alacak talebini ileride açacağı dava ile yetkisiz temsil hükümlerine göre ...'ye yöneltebileceği, şirket adına atılan imzaların diğer ortak ... tarafından atılmış olduğu kabul edilse dahi bu ortağın hiçbir dönemde şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olmadığı, davalı bankanın basiretli bir tacir olarak davacı şirketin geçerli temsilci imzaları ile temsil edilip edilmediğini araştırarak hukuki işlemleri buna göre gerçekleştirmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 49.758,00 TL'nin 02.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ATK raporuna karşı itirazları değerlendirmeden karar verildiğini, fotokopi belgeler ve rehin senedi tarihi sonrasında düzenlenmiş olan belgelerin mukayeseye esas alındığını, bu nedenle ATK raporunun kabulünün mümkün olmadığını, imzanın ... eli ürünü olmadığı kanaatini içeren raporun soyut ve matbu ifadelerden oluştuğunu, müvekkili bankanın davacı şirketin yetkilisi olan ...’den de alacaklı olduğunu, işbu davanın kötüniyetli olarak açıldığını, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı borçluya kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak malik ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine 09.08.2016 tarihinde 450.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 02.08.2017 tarihli kat ihtarnamesi keşide edildiğini, İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11043 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, ipotekli taşınmazın maliki ...'nin aynı zamanda davacı ... Şti.’nin yetkilisi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin kredi borcunu ödemediğini, eldeki davayı da kötüniyetli olarak ikame ettiğini, tüm bankacılık işlemlerinin yasal çerçevede yapıldığını, ...'nin 11.07.2023 tarihli beyanında imzanın kendisine ait olup olmadığını hatırlayamadığını, davacı şirket yetkilisi ...'nin 2018 yılından bu yana imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmişse de, bu hususta herhangi bir savcılık şikayetinde bulunmadığını, rehin senedinin verildiği tarihte davacı şirkette ...'nin de müdür sıfatıyla imzaya yetkili olduğunu, ... yönünden istinaf kaldırma kararına aykırı olarak inceleme yapılmamış olduğunu, ...’nin yetkisinin rehin senedinin imzalanmasından sonra 16.09.2016 tarihinde hisselerini ...’ye devretmesiyle sona erdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı banka tarafından rehin senedine dayanılarak davacı şirketin hesabından tahsil edilen tutarın, söz konusu rehin senedindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.07.2023 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen, davacı ... Ltd. Şti'nin kuruluşuna ilişkin sözleşmenin 8. maddesine göre, tescil tarihinden itibaren süresiz olarak şirket müdürleri ... ve ...'nin şirketi müşterek temsil ve ilzama yetkili oldukları düzenlenmiş olup, rehin senedinin düzenlenme tarihi olan 02.08.2016 itibariyle davacı şirketin müşterek yetkili temsilcilerinin birlikte imzaları ile temsil edilmesi gerekmektedir. Ne var ki Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.05.2019 tarihli raporunda, 02.08.2016 tarihli rehin senedinde ... adına atılmış imzaların bu kişinin eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olmasına göre, ilk derece mahkemesince dava konusu rehin senedinin geçersiz olduğu kabul edilerek davacı şirketin hesabından çekilen tutarın davalı bankadan tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.398,97 TL'den peşin alınan 849,75 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.549,22 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.