Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1072 E. 2019/296 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1072
- Karar No
- 2019/296
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1111 KARAR NO:2025/181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/11/2021 NUMARASI:2018/889 2021/1227 DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:06/02/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin kurumsal nitelikli ithalat ve ihracat firmalarına 4458 sayılı Gümrük Kanunu ite TTK ve sair kanun ve mevzuat hükümleri doğrultusunda gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, bu hizmetler kapsamında müvekkilinin mesleki faaliyetlerini ifa ederken karşılaşabileceği hata, ihmal ve kusurundan kaynaklanan nedenlere bağlı maddi zararların müvekkili yararına 08.05.2017 tarihinde düzenlenen 08.05.2017-2018 vadeli, ... sayılı Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigorta korumasına alındığını, bu poliçenin geçerli ve yürürlükte olduğu dönemde müvekkilinden uzun süreden beri müşavirlik hizmeti alan ... AŞ. adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nden tescilli 24.10.2017 tarih,... sayılı gümrük beyannamesi kapsamındaki eşyanın gümrük işlemlerinin de taraflar arasında münakit 01.01.2016 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ancak bu aşamada Sözleşme konusu beyannamede 39.26.90.97.90.18 olarak beyan edilen ... numarasının eşyanın laboratuar tahlili neticesinde 70.19.90.00.10.00 olarak tespit edilmesi üzerine müvekkilinin hatalı beyanı dolayısıyla, ...'a 352.141.77 TL. tutarında vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, ceza kararı muhteviyatı kat'i tespitlere bağlı olduğundan cezanın düşürülmesi ve oluşan zararın minimize edilmesi amacıyla 14.11.2017'de İstanbul Gümrük ve Ticaret Müdürlüğü'ne yapılan uzlaşma başvurusu neticesinde...'ın 22.03.2018 tarihli Uzlaşma tutanağı kapsamında müvekkilinin hatalı beyanı yüzünden ödemesi gereken ceza miktarının 352.141.77 TL'den 110.000,-TL. sına indirildiğini, müvekkilinin hatasından kaynaklanan idari para cezasının taraflar arasındaki sözleşmenin 11 ve 13/f maddesinde yer alan düzenlemelere göre müvekkilinden rücunun söz konusu olduğunu, ilk etapta Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamından müvekkilinin hatasından kaynaklanan zararın karşılanmasının istendiğini, hasar dosyası açılsa da şifahen herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, müvekkilinin mesleki sorumluluğundan kaynaklanan zararının dayanak poliçe teminatından karşılanmamasının sigortanın amacına aykırılık teşkil ettiğini beyan etmek suretiyle müvekkilinin 110.000,-TL. tutarındaki zararının, muaccel olduğu 11.05.2018 tarihinden itibaren işlemiş 2.358,-TL. ticari faizinin ve dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline ve müvekkiline ödenmesine,dava masrafları ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin düzenlediği olay başına 300.000,-TL. teminat limitli mesleki sorumluluk sigorta poliçesi teminatına, dayanak poliçenin bağlı olduğu Genel Şartların A4.3a maddesine göre Gümrük Müdürlüğü'nün Md.234/1.a maddesi kapsamında uyguladığı idari para cezaları dâhil olmadığından müvekkilinin poliçe genet şartları ile teminat dışı bırakılmış zararı tazmin mükellefiyeti altında olmadığını, ayrıca dayanak poliçenin Genel İstisnalar başlıklı 14. maddesinde de para cezalarının, cezai veya örnek mahiyetindeki tazminatların teminat harici olduğuna dair düzenleme de bulunduğunu, bu düzenlemeler çerçevesinde bahse konu hasarın teminat harici olduğu kanaatine varıldığından davacının tazminat talebinin reddedildiğini ve durumun yazılı olarak 23.07.2018 tarihi itibariyle davacıya da bildirildiğini beyan etmek suretiyle dava konusu talep teminat harici olduğundan müvekkili aleyhine ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/11/2021tarih 2018/889 Esas- 2021/1227 Karar sayılı kararında;"Dava; Hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafça gümrük beyanının hatalı verilmesi sebebiyle uzlaşma sonucunda davacı ile aralarında 01.01.2016 tarihli hizmet sözleşmesi bulunan ithalatçı firma tarafından ödenen ve gümrük müdürlüğünce kesilen idari para cezasının, mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davalı ... şirketinden tahsiline ilişkindir. Dosya gümrük alanında uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. 04.12.2019 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; Somut olayda davacının gümrük müşaviri olarak hatalı... beyanının neden olduğu,110.000,-TL.'sı para cezası yönünden müşavirlik hizmeti verdiği dava dışı ... A.Ş.'ne karşı tazminat bağlamında sorumluluğunun doğduğu, Davacının mesleki faaliyetini icra ederken tarife tatbikatında yaptığı hatadan kaynaklanan mesuliyetin, davalının davacı yararına düzenlediği 08.05.2017-2018 vadeli, ...-...-... sayılı “Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nde öngörülen herhangi bir şartla çelişmediği yönünde kanaat oluşması” halinde; davacının davalıdan tazminat olarak 110.000,-TL.“para cezasını” bu poliçeye dayanarak davalıdan talep edebileceği, talebin haklılığına hükmedilmesi halinde ise davacının alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere dava tarihinden itibaren 3095 SK. Md.2/2'ye göre avans faizi de yürütülebileceği, şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkememiz 07/07/2020 tarihli duruşmasında verilen ara kararı uyarınca , dosyanın Mahkemece resen seçilecek sigortacılık alanında uzman bilirkişiye verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. 20.08.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Para cezalarının aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça teminat kapsamına alınabileceği, dava konusu para cezasının ...-...-...-... sayılı, ...-... vadeli Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamına alındığına dair ibareye rastlanmadığı, bu nedenle Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Poliçedeki Özel Şartlar gereği, davalının davacıya karşı herhangi bir tazminat tediye yükümü bulunmadığı, şeklinde mütalaada bulunulmuştur.Mahkemenin 08/12/2020 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı uyarınca davacı vekilinin itirazları doğrultusunda itirazları da dikkate alınmak suretiyle dosyanın Mahkemece resen seçilecek farklı bir sigortacı bilirkişiye verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda ;Davalı ... Aş tarafından düzenlenen, sigortalısı...Şti başlangıç tarihi 08/05/2017, bitiş tarihi 08/05/2018, olay başı teminat limiti 300.000,00-TL , yıllık limit 900.000,00-TL toplam ciro bedeli teminatı 8.513,804,71-TL poliçe numarası ...-...-...-... olan mesleki sorumluluk sigorta poliçesi teminatı altında olmadığı sebebiyle, Davacı ...nin dava konusu başlangıç tarihi 08/05/2017, bitiş tarihi 08/05/2018, olay başı teminat limiti 300.000,00-TL yıllık limit 900.000,00-TL toplam ciro bedeli teminatı 8.513.804,71-TL poliçe numarası ...-..-...-... olan Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi çerçevesinde, davalı ...ş'den sigorta hasar tazminatı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, şeklinde raporunu sunmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile dava dışı ...A.Ş. Arasında 01.01.2016 tarihli sözleşme bulunmaktadır. Davacı taraf anılan sözleşme ile; gümrüklerden malların ithali için gerekli işlemleri yapmayı üstlenmiştir.Anılan Sözleşmenin 6.maddesinde; "...yapılan işlerle ilgili olarak para ve vergi cezası doğan hallerde bu işleri azami dikkat ve özenle takip edecek, hızlandıracak ve sonuçlandıracaktır." şeklinde düzeleme yer almaktadır. Aynı Sözleşmenin 13/f-maddesinde; "... Gümrük Müşavirliği, herhangi bir kusur, hata ve beyan yanlışlığı, hesap hatasından doğacak her türlü zarar ve ziyanı peşinen ödemeyi beyan ve garanti eder." şeklindedir.Dava konusu idari para cezasına, davacının gümrük müşaviri olarak hatalı ... beyanının neden olduğu, davacının mesleki faaliyetini icra ederken tarife tatbikatında yaptığı hatadan kaynaklandığı, 110.000,-TL.'sı para cezası yönünden müşavirlik hizmeti verdiği dava dışı ... A.Ş.'ne karşı tazminat bağlamında sorumluluğunun doğduğu bilirkişi tespiti ile de ortaya konulmuştur.Davalı nezdinde davacı adına düzenlenmiş olan 08.05.2017/2018 yürürlük tarihli Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmaktadır.Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1.maddesinde; "Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken; a) Sözleşme süresi içinde meydana gelen olay sonucu doğan ve sorumluluk hükümleri uyarınca tazmini sözleşme süresi içinde ya da sonrasında talep edilen zararlara karşı veya, b) Sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen bir olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplere karşı sözleşmede belirtilen miktara kadar isteme ilişkin makul giderleri de içerecek şekilde teminat verilir. Taraflar, (a) ve (b) bendlerinden birini içerecek şekilde sözleşme yapabilecekleri gibi, her ikisini içerecek şekilde de sözleşme yapabilir." şeklinde düzenleme yer almaktadır.Anılan Genel Şartların "Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Dışında Kalan Ödemeler" başlıklı A.4.3.maddesinde; a) İdarî ve adlî para cezaları dahil her tür ceza ve cezai şartlar, b)Sigortalının iflasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek her tür zarar, c)Sigortalının aleyhine cezai takibata geçilmesi hâlinde, bu takibattan doğan diğer bilumum masraflar, ç) İsteme ilişkin sigorta bedelini aşan giderlerin, aksine sözleşme hükmü yoksa teminat dışında kalacağı düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki 08/05/2017-2018 vade tarihli, ...-...-...-... No'lu Mesleki Sorumluluk Poliçesi'nin Özel Şartlar başlığı altında; Genel Şartların, 14.maddesinde Cezai Tazminatlar; Para cezaları, cezalar, cezai veya örnek mahiyetindeki tazminatların teminat harici olduğu belirtilmiştir. Anılan Poliçenin "Hasar" başlıklı maddesinde "İş bu poliçe ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken; hata kusur veya ihmali neticesinde üçüncü şahısların maruz kalabileceği maddi veya bedeni zararlarıüçüncü şahısların maruz kalabileceği maddi veya bedeni zararları Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuki sorumluluğa yönelik mevzuatı ve Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları a.1.Maddesi (a) fikrasi çerçevesinde poliçe üzerinde belirtilen limit ile temin eder." şeklinde düzenleme yer almaktadır.Ancak dava konusu idari para cezasının, davacı şirkete doğrudan kesilen bir para cezası mahiyetinde olmadığı, davalının hizmet sunduğu dava dışı ithalatçı firmaya kesilen idari para cezası şeklinde olduğu, davacının gümrük işlemlerini dava dışı şirket adına yürüttüğü, bu bağlamda mesleki faaliyetinin icrası sırasında meydana gelen riziko kapsamında oluşan bir zarar olduğu görülmektedir.Anılan düzenlemelerde yer alan idari para cezası ile davacının şahsına doğrudan kesilen idari para cezalarının kastedilmektedir. Davacının mesleki faaliyeti de göz önüne alındığında mesleki sorumluluk sigortasının faaliyet alanından doğan bu tür riskleri de kapsadığını kabul etmek gerekir.Belirtilen sebeplerle davacı tarafça dava dışı şirkete 18.04.2018 tarihinde ödenen tutarın davacının mesleki faaliyetinin icrası esnasında oluşan davacı zararı olduğu, bu bağlamda mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.Bununla birlikte davalıya dava öncesinde doğrudan başvuru yapılmadığı gözönüne alınarak davalı temerrütünün oluşmayacağı, davacı tazminat alacağına işin niteliği gereği avans faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; 110.000-TL tazminatın (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davaya konu para cezasının Gümrük Müdürlüğü tarafından Gümrük Kanunu 234/1.a maddesine istinaden verilen bir idari para cezası olduğunu,Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları' nın; "Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Dışında Kalan Ödemeleri" düzenleyen A.4.3.a maddesinde "İdarî ve adlî para cezaları dahil her tür ceza ve cezai şartlar" denilerek para cezalarının teminat kapsamında olabilmesi için sözleşmeye dahil edilmesi gerektiği, aksi halde cezaların teminat kapsamında olmayacağı hususunun düzenlendiğini, Yine ... numaralı Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi, Genel İstisnalar maddesinde "Cezai Tazminatlar: Para cezaları, cezalar, cezai veya örnek mahiyetindeki tazminatlar teminat haricidir" ibaresi derç edildiğini, Yargılama kapsamında alınan 20.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu para cezasının ...-...-...-... sayılı, 08/05/2017-2018 vadeli Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamına alındığına dair ibareye rastlanmadığı, bu nedenle Sayın Mahkemece ek teminat verilmediğine dair kanaate varılması halinde, Mesleki Sorumluluk Sigortası GenelŞartları ve Poliçedeki Özel Şartlar gereği, davalının davacıya karşı herhangi bir tazminat tediye yükümü bulunmadığı" tespit edildiğini,Yine 17.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da; "Cezai tazminatlar, para cezaları, cezalar, cezai veya örnek mahiyetindeki tazminatların teminat kapsamına alındığına dair bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olmadığı kanaatine varılmasıyla".... "Davacı ...nin dava konusu başlangıç tarihi 08/05/2017, bitiş tarihi08/05/2018, olay başı teminat limiti 300.000,00-TL yıllık limit 900.000,00-TL toplam ciro bedeli teminatı 8.513.804,71-TL poliçe numarası ...-...-...-... olan Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi çerçevesinde, davalı ...A.Ş.'den sigorta hasar tazminatı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı" denilerek rapor tanzim edildiğini,Yerel mahkeme tarafından alınan iki raporda da müvekkil şirketin dava konusu para cezasından sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de son bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, Yerel mahkeme tarafından verilen kararda; "Ancak dava konusu idari para cezasının, davacı şirkete doğrudan kesilen bir para cezası mahiyetinde olmadığı, davalının hizmet sunduğu dava dışı ithalatçı firmaya kesilen idari para cezası şeklinde olduğu, davacının gümrük işlemlerini dava dışı şirket adına yürüttüğü, bu bağlamda mesleki faaliyetinin icrası sırasında meydana gelen riziko kapsamında oluşan bir zarar olduğu görülmektedir. Anılan düzenlemelerde yer alan idari para cezası ile davacının şahsına doğrudan kesilen idari para cezalarının kastedilmektedir. Davacının mesleki faaliyeti de göz önüne alındığındamesleki sorumluluk sigortasının faaliyet alanından doğan bu tür riskleri de kapsadığını kabul etmek gerekir." gerekçesi yer aldığını, Bu gerekçeye dayanılarak da dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabul edildiğini, kararda belirtilen "davacı şirkete doğrudan kesilen bir para cezası mahiyetinde olmadığı" ifadesinden mahkeme tarafından -davacı sigortalı şirket aleyhine kesilen ceza- ile -davacı sigortalı şirketin hizmet sunduğu firma aleyhine kesilen ceza- ayrımına gidildiği, Genel Şartlarda ve poliçede belirtilen "para cezası" ifadesinin sigortalının kendisi aleyhine kesilen cezalar ile sınırlı olduğuna kanaat getirildiğinin anlaşıldığını, ancak yapılan değerlendirmenin "sorumluluk sigortası" niteliğinde olan mesleki sorumluluk sigortası' nın amacına ters düştüğünü, Nitekim Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın,Sigortanın Konusunu düzenleyen A.1. maddesi aşağıdaki şekilde düzenlendiğini,Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarifedilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken;a) Sözleşme süresi içinde meydana gelen olay sonucu doğan ve sorumluluk hükümleri uyarınca tazmini sözleşme süresi içinde ya da sonrasında talep edilen zararlara karşı veya b) Sözleşme yapılmadan önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olay nedeniyle, sadece sözleşme süresi içinde sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplere karşı, sözleşmede belirtilen miktara kadar isteme ilişkin makul giderleri de içerecek şekilde teminat verilir." Mevcut düzenlemeden, konu poliçenin sigortalının uğradığı zararları değil, sorumluluğu kapsamında sigortalıya yöneltilen zararları teminat altına aldığının aşikar olduğunu, bu halde poliçe kapsamında davacı sigortalı aleyhine doğrudan kesilen para cezalarının, poliçenin niteliği gereği her durumda teminat kapsamında olmadığının/olmayacağının kabulü gerekmekle birlikte,sigortalının mesleki faaliyeti nedeniyle sebebiyet verdiği ve sorumluluk kapsamında kendisine yönlendirilen para cezalarının ise ancak sözleşme/poliçe kapsamına dahil edilmesi halinde kapsam dahilinde olacağının anlaşılması gerektiğini, mahkemenin kanaatinin kanunlara aykırı olduğunu,Nitekim davacı tarafça İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1072 E. Sayılı dosyası ile farklı bir idari para cezasına ilişkin olarak Gümrük İdaresi tarafından tahakkuk eden ceza ile ilgili müvekkil şirketten ... Poliçesi kapsamında dava açıldığını, dosyada alınan 30.11.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; "Para cezaları ... A.43. A mad. Ve Poliçe Özel Şart (j) mad. Hükümlerinde teminat harici olduğu ve dolayısıyla davalının davacıya Mesleki Sorumluluk Sigortası poliçe kapsamında herhangi bir tazminat tediye yükümü bulunmadığının" tespit edildiğinin belirtildiğini ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1072 E. Sayılı dosyası 26.03.2019 tarih 2019/296 K. Sayılı ilamı ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini, emsal nitelikteki gerekçeli kararın yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu,Sonuç olarak davaya konu tazmini talep edilen zararın, ithal edilen ürünlere ilişkin düzenlenen gümrük beyannamesinde ürünlerin gümrük vergisi tutarının belirlenmesinde dikkate alınan ... numarasının hatalı bildirilmesinden kaynaklandığı, bahse konu zararın idari para cezasından kaynaklandığı, para cezalarının ...-...-... numaralı Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamına alındığına dair bir ibare bulunmadığı, müvekkil şirketin Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Poliçedeki özel şartlar gereği davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerektiğini, Son olarak hiçbir şekilde müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul etmemenin, davanın her durumda reddinin gerektiğini belirtmek şartıyla, yerel mahkeme tarafından poliçede yer alan muafiyet klozu da dikkate alınmadığını, nitekim poliçede; "2.500 EUR HASARIN % 10'U" oranında muafiyet uygulanacağının da belirttiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/889 E. Sayılı dosyadan verilen 16/11/2021 tarihli 2021/1227 K. sayılı kararının kaldırılmasına (bozulmasına) ve davanın reddine, Icra ve İflas Kanunun 36.maddesi uyarınca tehir-i icra talebinin kabulüne, başvuru masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle;İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/889 Esas sayılı davasında; dava dilekçesinde talep edilen, 11.5.2018 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 2358 TL.lık işlemiş faize, "Bununla birlikte davalıya dava öncesinde doğrudan başvuru yapılmadığı gözönüne alınarak davalı temerrütünün oluşmayacağı, davacı tazminat alacağına işin niteliği gereği avans faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile ".GD.1....dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," kararı verdiğini,Davalı şirkete 26.3.2018 tarihinde oluşan risk deliller arasında e maille , telefonla haber verildiğini, davalı şirketin kendi delillerinde sabit olduğunu, 27.4.2018 tarihli ekspertz raporunda eksper talep tarihi 27.3.2018 olarak beyan edildiğini, müvekkil şirketin yetkilisinin beyanının 19.4.2018 tarihli beyanında talep .."Yukarıda aktarılan bilgiler çerçevesinde firma olarak uğradığımız zararın tazmini konusunda gereğini rica ederiz..." şeklinde tekrarlandığını, Mesleki mesuliyet sigorta sözleşmesinin,B.3.3 Tazminatın Ödenmesi...Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmasından kırkbeş gün sonra muaccel olur." düzenlemesi gereğince 45 gün sonraki tarih temerrüt tarihi olarak hesaplandığını, ihbar tarihi olan 26.3.2018 tarihinden 45 gün sonraki tarih 11.5.2018 11.5.2018 tarihinde alacak muaccel olduğundan 11.5.2018 tarihinden dava tarihi 23.7.2018 tarihine kadar işlemiş avans faizi 2358 TL.sı talep edildiğini beyanla, davalı ... şirketinin hukuka aykırı istinaf talebinin reddine, "fazlaya ilişkin talebin reddine" kararının kaldırılarak 2358 TL.işlemiş avans faizinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı nezdinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı davacının dava dışı müşterisine verdiği kusurlu hizmetten dolayı müşterisinin uğradığı ve tazmin ettiği zararın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından işlemiş faiz talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile, davalı vekili tarafından hasarın teminat kapsamında kalmamasına rağmen Mahkemece aksinin kabulünün ve hükmedilen bedele muafiyet klozunun uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen hasarın teminat kapsamında kalmadığına ilişkin istinaf sebebi yargılama aşamasında cevap dilekçesi, ilk bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve beyan dilekçeleri ile ileri sürülmüş, Mahkemece gerekçeli kararda söz konusu savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır. Davacının talebine konu hasarın kaynağı davacı tarafından dava dışı müşterisinin gümrük işlemlerini yaptığı sırada ithale konu emtianın ... numarasının yanlış beyan edilmesinden dolayı dava dışı müşterisine uygulanan idari para cezasının davacıya zarar olarak yansıtılmasından kaynaklı olup, söz konusu zararın tamamen davacının kusurlu hizmet ifasından kaynaklı olduğu açık olup, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Söz konusu dava dışı müşterinin uğradığı ve davacıya yansıtılan bu zarar dikkate alındığında Mahkemece de gerekçeli kararda isabetli bir şekilde belirtildiği üzere Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1.maddesinde düzenlenen teminat kapsamında olup, davalının ileri sürdüğü gibi teminat dışı olan idari para cezası niteliğinde olmayıp, aksinin kabulü söz konusu sorumluluk sigortasının amacıya aykırılık teşkil edecektir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Ancak taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin muafiyet klozu uyarınca % 10 oranında muafiyet düşülmesi ve davacı lehine 99.000,00 TL alacağın hüküm altına alınması gerekirken hasarın tamamına hükmedilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Dosya kapsamında davacı tarafından davalıya gönderilen hasar tazmini maili görülememiş ise de, hasarın tazmini için davalıya yapılan ihbar üzerine 27/03/2018 tarihinde eksper talebinde bulunulduğunun ekspertiz raporunda belirtilmesi karşısında davalıya 26/03/2018 tarihinde hasar ihbarının yapıldığının anlaşıldığı, TTK'nın 1427/2 maddesi uyarınca sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı hükmü gereğince davalı ... şirketinin ihbardan 45 gün sonrası olan 11/05/2018 tarihinde temerrüte düştüğünün anlaşılmasına rağmen Mahkemece bu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına veya işlemiş faiz talebinin hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 99.000,00-TL tazminatın (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ve 2.128,50 TL işlemiş faizin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 6.908,08-TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.918,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.989,28-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan peşin ve başvuru harcı olan toplam 1.954,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 2.475,50 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesaplanan 2.275,72 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 8.871,50-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:10-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,11-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcı ve 54,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 274,70 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcı ve 19,50 TL olmak üzere toplam 240,20 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,14-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.