Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/20400 E. 2018/5505 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/20400
- Karar No
- 2018/5505
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/855 KARAR NO : 2024/535 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ...’ndan kullanmış olduğu taksitli ticari kredi borcunun bir kısmını ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın, müvekkili adına T.C. Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ... TL asıl alacak üzerinden takip başlattığını ve yıllık %40,00 sabit faiz talep ettiğini, müvekkilinin dava tarihi itibariyle ... TL borçlu bulunduğunu, ...’nın, alacağını ...’ye temlik ettiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu ticari kredide, ödeme planında görüleceği üzere, temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış olduğundan, Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi “ticari kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesinde akdi ve temerrüt faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden, temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın %50 fazlası baz alınarak temerrüt faizi uygulanması gerekeceğini'', müvekkiline yapılan takipte usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesi gönderilmediğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, asıl alacağa işlemiş faizlerin de eklenerek takip başlatıldığını, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden icra dosyasından dava tarihi itibari ile dosya kapak hesabı alınarak, Yargıtay Kararları dikkate alınarak, dava tarihi itibari ile müvekkilinin borçlu olmadığı miktarın tespitini talep ettiğini belirterek, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibari ile şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız olduğunu, icra mahkemesinin görevli olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit davasıdır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı) Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K) İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce aşamalarda Yargıtay kararları da dikkate alınarak, delil ve belgeler toplanarak, bir bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. ... tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle; yapılan hesaplama gereği takipteki asıl alacağın % 23,76 temerrüt faizi gereği ... TL olması, işlemiş faizin ... TL olması gerektiği; % 40 oranından yapılacak hesap gereği kapak hesabında kesinleşen miktar için/miktara yönelik bulunacak faiz oranının ... TL olması gerektiği ve doğru hesaplama gereği olması gereken faiz oranının ise ... TL olması gerektiği belirtilmiştir. Takip talebinde % 40 oranında temerrüt faizi talep edildiği halde icra dairesince TTK m. 1530 gereği faiz hesaplanarak kapak hesabının mahkemeye gönderildiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili, talebini, ... TL olarak ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı ıslah dilekçesine karşı itirazlarını da sunmuştur. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda; Davanın kısmen kabulü ile; Davacının, davalıya, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı, takip talebindeki ... TL asıl alacağın ... TL'sinden, takip talebindeki ... TL işlemiş faizin ... TL'sinden ve bilirkişi raporunda takip talebindeki % 40 faiz üzerinden hesaplanan/olması gereken kapak hesabını gösteren ... TL işlemiş faizin ... TL'sinden olmak üzere dava tarihi itibariyle Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında anılan kalemler bakımından toplamda ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, takipte % 40 yerine % 23,76 temerrüt faizinin dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar hükmün bir kısmında, genel toplam olarak ... TL belirtilmişse de bu husus sehven yapılan toplama hatasıdır. ... TL ile ... TL toplandıktan sonra, ... TL nin toplanması gerekirken ... TL toplanarak bulunan rakam hükme yazılmıştır. Doğru toplam; ... TL'dir. Bu bir maddi hesap hatasıdır. Hemen belirtilmelidir ki, maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder(Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Doruk yayınları, Birinci baskı 1976, sayfa:208).Burada belirtilen maddi, yanılgı kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu açık yanılgılardır. HMK'nın "Hükmün Tashihi" başlıklı 304 maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tahsis kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarda ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kağıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." Şeklindeki hükümle de hükümdeki yazı ve hesap hatalarının düzeltilebileceği düzelenmiştir. Hüküm tam olarak tebliğ edilmediğinden, bu hususun düzeltilmesi için ayrıca tarafların çağrılmasına gerek görülmemişti ve bu maddi hata burada düzeltilmiştir. Kabule göre, bu imkan dayanağını kanundan aldığından, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturmamaktadır. Son olarak söylemek gerekir ki; 05/06/2024 tarih ve 32567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 01/02/2024 gün, 2023/110 esas ve 2024/35 karar sayılı ilamı ile varlık şirketlerinin yargı harç muafiyeti sona ermiştir.(Harçtan muaf olunmadığına dair; Hukuk Genel Kurulunun 03.12.2008 tarihli ve 2008/12-715 E. - 2008/717 K.; Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin 2023/3685 E - 2023/6300 K; Antalya BAM 13. HD, 2024/2009 E, 2024/135 K) Mahkememizce bu husus göz önüne alınmıştır. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı, takip talebindeki ... TL asıl alacağın ... TL'sinden, takip talebindeki ... TL işlemiş faizin ... TL'sinden ve bilirkişi raporunda, takip talebindeki % 40 faiz üzerinden hesaplanan/olması gereken kapak hesabını gösteren ... TL işlemiş faizin ... TL'sinden olmak üzere dava tarihi itibariyle Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında anılan kalemler bakımından toplamda ... TL'sinden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, takipte % 40 yerine % 23,76 temerrüt faizinin dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin, haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ün yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır