Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/1101 E. 2018/314 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/1101
Karar No
2018/314
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2060 Esas KARAR NO: 2023/1689 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/03/2018 NUMARASI: 2016/1101 E. - 2018/314 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan “... Ltd. Şti.” arasında 11.04.2014 tarihinde “... Üniversitesi'nin 2014 - 2015 yılında eğitim ve öğretime başlayacağı Sadabad Kampüsündeki kantin ve kafeteryaların (toplam 3 mekân) 01.05.2014 tarihinden itibaren ... tarafından kiralanması ve yeni eğitim-öğretim yılından itibaren işletileceği” hususu ile alakalı protokol imzalandığını, Bu protokole göre bahsedilen İşletme Sözleşmesinin en geç 25.04.2014 tarihinde imzalanacağı ve ardından 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe gireceği hususu taraflar arasında karara bağlanmış olduğunu, ... yetkilileri protokolün imzalandığı tarihten sözleşmenin imzalanması kararlaştırılan tarihe kadar kafe işletim sözleşmesinin imzalanması için birçok kez davet edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın davete icabet etmediğini ve müvekkili kurum yetkilileri tarafından iyi niyeti sebebiyle görüşmelere devam etmiş olduğunu fakat ... yetkililerinin ve ...' nun çeşitli bahaneler ileri sürerek müvekkili kurumu oyaladığı anlaşıldığından dolayı bunun üzerine müvekkili tarafından davalı tarafa işbu hususları belirten “Beşiktaş ... Noterliğinin 23.05.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı” ihtarname keşide edilerek gönderildiğini ve protokolün gereklerini yerine getirmesini aksi halde protokolden doğan hakların kullanılacağı ihtaren bildirilmiş olduğunu, ihtarnameye rağmen davalı tarafın davete icabet etmediğini, ... yetkilileri, bu ihtarnameye cevap olarak 11.04.2014 tarihinde imzalanmış ek protokolle 25.04.2014 tarihine kadar imzalanması planlanan sözleşmeye ilişkin bir sözleşme metnine ulaşılmasının mümkün olmadığını ve planlanan tarihin üzerinden lay geçmesine rağmen sözleşme müzakerelerinin devam ettiğini beyan etmiş olduğunu, taraflar söz konusu ihtarnameden de sonra müvekkili kurumun çabalarıyla görüşmeye devam etmiş, ancak davalıların her defasında kabul edilmez nitelikteki yeni talepler ve bahaneler ileri sürerek, sözleşme görüşmelerini tıkamış olduğunu, Müvekkilinin davalı ... ile imzalanması beklenen sözleşmeye-sözleşme görüşmelerine-protokole-karşı tarafın iyi niyet ve dürüstlüğü inanarak kafe işletim sözleşmesinin imzalanacağı inancına dayanarak yeni dönem programının oluşturmuş olduğunu, Protokolün 3. Maddesindeki “... Üniversitesi, ... ile imzalandığı işbu protokol ve imzalayacağı sözleşmeye güvenerek, programını oluşturmuştur. ..., herhangi bir sebeple işbu protokolde belirtilen şartlarla ve belirtilen tarihte işletme sözleşmesini imzalanmaktan vazgeçerse yada imzaladığı sözleşme şartlarını her ne sebeple olursa olsun yerine getirmezse; ... Üniversitesi'nin uğramış olduğu ya da uğrayacağı her türlü zararın tazminine ek olarak 250.000 TL cezai şartı tenkisi ve itirazı kabil olmaksızın ödeyeceğini gayrıkabili rücu kabul ve taahhüt eder” şeklinde taraflarca mutabık kalınarak belirtilen şartların ihlali durumu için 250.000 TL cezai şart kararlaştırılmış olduğunu, ...’ın taahhütlerinden hiçbirisine uymaması sebebiyle ve bu protokolün belirtilen 3. Maddesine dayanarak müvekkili kurum tarafından “06.06.2014 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Dosya Numarasıyla ... ve Kefil ...'na karşı icra takibi” başlattıklarını ve 12.06.2014 tarihinde ... ve kefil ... tarafından itiraz edilmiş olduğunu, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Açıkladıkları sebeplerle müvekkili kurumun uğramış olduğu zarar açısından her türlü dava ve yasal haklarını saklı tuttuklarını beyanla; Taraflar arasında imzalanmış protokolle belirlenmiş olan 250.000,00 TL bedelli cezai şartın icra takibi tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi için “İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... E sayılı” dosyası ile başlatmış oldukları icra takibine davalı tarafça yapılan haksız itirazın kaldırılarak takibin devamına, Davalı tarafın aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ödemesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 11.04.2014 tarihinde bir ön sözleşme imzalanmış ve bu protokolde belirlenen esaslar çerçevesinde ana sözleşmenin imzalanması konusunda mutabık kalınmış olduğu ancak söz konusu protokolün imzalanmasının ardından sözleşme koşullarında esaslı değişiklik anlamına gelecek ve müvekkili şirketçe vakıf olunmayan durumlar ortaya çıkmış ve bu sebeple protokolde belirtilen şekilde sözleşme aşamasına geçilmediğini, Davacının kira sözleşmesinden doğan engelleri bulunduğu tespit edilmiş bundan da daha önemli olarak müvekkil şirkete vaad edilen iki adet kafeterya için inşaat izninin bulunmadığı ortaya çıkmış olduğunu ve protokolden sözleşme aşamasına geçilememesinin sorumlusu müvekkili şirket değil de davacı taraf olduğunu ve bu nedenle kendilerinin kusurlu olmadığı, asıl kusuruyla yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı akde aykırı davranmış olduğunu ve tazminatla yükümlü olduğunu, bu itibarla davacının akde davranışı sebebiyle her türlü tazminat taleplerini saklı tuttuklarını belirttiklerini, Davacı tarafından ileri sürülen protokol aşamasında kira sözleşmesinin içeriğine vakıf olduklan ve kötü niyetli olarak bunu sonradan ileri sürdükleri iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin protokolün imzasından sonra kendisine iletilen kira sözleşmesinin alt kira ve devir yasağı getirdiğini tespit etmiş ve bunun üzerine bu belirsizliğin giderilmesini davacıdan talep etmiş olduğunu, uzun süreli bir işletme sözleşmesiyle yüklü miktarda yatırım yapacak olan müvekkili şirketin bu konuda belge ve hukuki garanti talep etmesinin makul ve olağan bir talep olduğunu, Davacı tarafından kafeterya olarak kiralanması taahhüt edilen alanların sil alanı içerisinde olduğu ve söz konusu alanda inşaat yasağı bulunduğu taraflarına protokolün imzalanmasından sonra bildirilmiş ve bu konudan protokolde hiç bahsedilmediğini ve bu hukuki duruma rağmen davacı protokol hükümlerinin uygulanmasında ısrar ettiğini ve sanki hiçbir şey olmamış gibi kendilerinden sözleşmeyi bu haliyle imzalamalarını talep etttiklerini, sözleşme koşullarını temelinden sarsacak bu durumun akde aykırılık teşkil ettiği açık ve tartışmasız olduğunu ve sözleşmeye aykırı davranan müvekkili şirket olmadığını, davacı taraf olduğunu, Taraflar arasındaki güven ilişkisini zedeleyen bu ihlallere rağmen müvekkili şirket sözleşmeyi değişen koşullara uygun şekilde yeniden düzenlenmek kaydıyla imzalama iradesini devam ettirdiğini, ancak müvekkili şirketin bu çabasının davacının sanki ona aykırı davranan ve temelinden sarsan kendisi değilmiş gibi protokol hükümlerinde direnmesi sebebiyle sonuçsuz kalmış olduğunu, Davacının üniversite yetkilisinin tarafların müzakere amacıyla bir araya geldiği bir toplantıda müvekkili şirketinin yetkilisine ağır hakaretlerde bulunmuş ve tehdit ettiğini, diğer tüm akde aykırılıkların yanı sıra sözleşmenin devamını imkânsız kılacak bu hareketi dolayısıyla da davacı taraf haksız ve kusurlu olduğunu, tehdit ve hakarete uğrayan müvekkilinin sözleşme ilişkisini sürdüremeyeceğini, sadece bu hareketin bir haklı fesih sebebi olduğunu, İzah edilen bu sebeplerle müvekkili şirketçe akde aykırı davranıldığını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için aksi kabul edilse dahi davalılardan ... tarafından verilen kefalet şekil şartlarına aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu ve bu sebeple kefil sıfatıyla kendisine başvurulmasının mümkün olmadığını, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla takipte cezai şartın başlangıç tarihinin 25.04.2014olarak belirlenmesine itiraz ettiklerini, bu yönde karar verilse dahi faiz ancak takip tarihinden itibaren işletilebilir olduğunu ve talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu ve aksi yönde karar verilse dahi cezai şart miktarının tenkisi gerekmekte olduğunu, Yukarıda izah edilen sebeplerle; Haksız şekilde açılmış bulunan davanın reddine, Takibin haksız şekilde açılmış olması sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "6098 sayılı TBK'nun 26. Maddesinde sözleşme özgürlüğü kapsamında taraflar, bir sözleşmenin içeriğinin kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir. 27. Madde de ise kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür, amir hükmü gereği taraflar arasındaki "11.04.2014 tarihinde “... Üniversitesi'nin 2014 - 2015 yılında eğitim ve öğretime başlayacağı Sadabad Kampüsündeki kantin ve kafeteryaların (toplam 3 mekân) 01.05.2014 tarihinden itibaren ... tarafından kiralanması ve yeni eğitim-öğretim yılından itibaren işletileceği” hususu ile alakalı imzalanan protokolün konusunun 6098 sayılı TBK'nun 26. Ve 27. Maddelerine göre değerlendirildiğinde; dava konusu ... Parsel sayılı taşınmazın imar planında “Parklar ve Dinlenme Alanları ve Yol Alanı” olarak planlanmış olduğu ve parselin üzerinden Enerji Nakil Hattı geçmekte olduğu ve Enerji Nakil Hattının geçtiği güzergahta bulunan parsellerde ... kurum görüşü doğrultusunda uygulama yapılacağını, bu parselin 1/1000 ölçekli imar planında herhangi bir yapı bulunmadığı, Parsel üzerinde “Park, Dinlenme Alanları ve Yol yapılabileceği” ve bunların yapılması için de ... kurumu onay verirse yapılabileceği imar dosyasında belirtilmiş olup bunların dışında herhangi bir yapı yapılamayacağı, Protokolde belirtilen “kantin ve kafeteryalarının (toplam 3 mekân)” ... Parsel üzerinde görülmediği ve böyle bir yapının yapılamayacağının Kağıthane Belediye Başkanlığı Plan Ve Proje Müdürlüğünün 17.10.2017 Tarih ve ... Sayılı ... Parsel Hakkmdaki İmar Durumu ile alakalı yazısından ve Protokolde bahsedilen toplamda 3 adet kantin ve kafeteryaların ... parsel üzerinde olmadığı ve yapılamayacağı 23/02/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 11.04.2014 tarihli, ana sözleşmenin temel şartlarının da belirlendiği bir protokol imzalandığını, bu protokole göre; ... Üniversitesi'nin 2014-2015 yılında eğitim ve öğretime başlayacağı Sadabad Kampüsü'ndeki kantin ve kafeteryaların (toplam 3 mekan) 01.05.2014 tarihinden itibaren ... tarafından kiralanması ve yeni eğitim öğretim yılından itibaren işletileceği hususunda sözleşme imzalanacağının belirtildiğini, bu protokole göre bahsedilen İşletme Sözleşmesi'nin en geç 25.04.2014 tarihinde imzalanacağı ve ardından 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe gireceği hususunun taraflar arasında karara bağlandığını, ancak ... yetkililerinin protokolün imzalandığı tarihten (11.04.2014) sözleşmenin imzalanması kararlaştırılan tarihe kadar (25.04.2014), kafe işletim sözleşmesini imzalamak üzere, birçok kez davet edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın davete icabet etmediğini, davalı tarafın ticari ilişkilere ve ticari etiğine aykırı davranışları sebebiyle, müvekkili kurumca 23.05.2014 tarihinde Beşiktaş ... Noterliği'nden işbu hususları ihtar eden ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve bu protokolün gereklerini yerine getirmesi, aksi halde protokolden doğan hakların talep edileceği hususunun bildirildiğini, protokolün 5. maddesinde sözleşmenin müvekkili kurumun Bayrampaşa Kampüsünde imzalanacağı ayrıca ve açıkça bildirilmiş olmasına karşın; davalı şirket yetkililerinin bu davete de icap etmediklerini, 11.04.2014 tarihli protokolün 3. maddesinde yer alan cezai şart düzenlemesine dayanarak 06.06.2014 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ve iş bu davanın açıldığını,Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, Anayasaya aykırı olduğunu, Müvekkili kurumun davalılar vekilinin iddia ettiğinin aksine kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir engeli bulunmadığını, esaslı değişiklik olarak belirtilen unsurların ise taraflar arasındaki sözleşmeyle ilgisi dahi bulunmayan konular olduğunu, imza edilmesi planlanan ancak davalıların sürekli ertelediği ve imzadan imtina ettiği sözleşmede esas amacın kafe işletilmesi ve kiralanması olduğunu, kira sözleşmesinde alt kira ve ya devire ilişkin bir ihtiyaç olmadığını, Müvekkili kurumun kampüsünde inşaat yasağıyla ilgili bir engel yer almadığını, böyle bir yasak bulunsa dahi ... ve müvekkili kurum arasındaki protokolde veya imzalanması planlanan sözleşmede bu tür bir izne ihtiyaç olmadığını, Ek protokold belirtilen 3 alan için herhangi bir inşaat iznine ihtiyaç olmadığını, durum böyle olsa dahi; kantin ve kafeterya işletmesi için sıfırdan bir inşaat yapılmasının söz konusu olmadığını, Mahkemece sundukları delillerin hiçbir şekilde değerlendirmeden söz konusu kararın verildiğini,Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 23.02.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun kanaat ve sonuç bölümünde aynen: "takip tarihi olan 06.06.2014 tarihi itibari ile davacı ... Üniversitesinin davalı taraftan toplam 253.380,14 TL alacaklı olacağı sonuç ve kanaatine varılmış olup.." denilmekle, müvekkil şirketin davalılardan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep edebileceğinin tespit edildiğini, bu raporun da dikkate alınmadığını, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararın gerekçeli olduğunu, davacının ...'ten onay almadan böyle bir sözleşme yapmaya kalkışmasının kötüniyet göstergesi olduğunu, ticari açıdan da ahlaki olmadığını, Davacının yerin sahibi olarak tüm bu imar planına aykırılıkları ve Enerji Nakil Hattından geçtiğini bilerek müvekkillerini işbu protokolü imzalamaya ikna ettiğini, üzerinde inşaat yapma olanağı bulunmayan bir arazinin kafeterya olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi ve müvekkilinden de bu şartlara rıza göstermesinin istenmesinin doğru olmadığını, bağlayıcılık açısından ön sözleşme ile asıl sözleşme arasında bir fark bulunmadığını, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın davacının ön sözleşme ile yüklendiği yükümlülüklere aykırı davranmış olması olduğunu, Davacı ön sözleşme imzalandıktan davalının imara aykırılık durumunu farketmesi üzerine inşaat yasağı olduğunu bildiğini kabul ettiğini ve bunu müvekkillerine ileterek burada ancak mobil ünitelerin kurulabileceğini söylediğini, davacının işbu cezai şartı isterken açıkça kötü niyetli olduklarının ortada olduğunu, davalılarca katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurularak sadece takibin haksız ve kötüniyetli açılması ve yargılama süresince de inşaat yasağına rağmen müvekkillerin ön sözleşme ve asıl sözleşmeye riayet etmesinin ısrarla istendiği göz önüne alınarak ifa imkansızlığının tespitinin yapılması ve bu nedenle davacının asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın, davacı ile davalılardan “... Tic. Ltd. Şti.” arasında 11.04.2014 tarihinde “... Üniversitesi'nin 2014 - 2015 yılında eğitim ve öğretime başlayacağı Sadabad Kampüsündeki kantin ve kafeteryaların (toplam 3 mekân) 01.05.2014 tarihinden itibaren ... tarafından kiralanması ve yeni eğitim-öğretim yılından itibaren işletileceği” hususu ile alakalı protokol imzalanmasına ilişkin protokole aykırılıktan kaynaklanan cezai şart istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.11.04.2014 protokole göre bahsedilen İşletme Sözleşmesinin en geç 25.04.2014 tarihinde imzalanacağı ve ardından 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, ancak ... yetkilileri protokolün imzalandığı tarihten sözleşmenin imzalanması kararlaştırılan tarihe kadar sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle, davacı tarafça Beşiktaş ... Noterliğinin 23.05.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile protokolün gereklerini yerine getirmesi aksi halde protokolden doğan hakların kullanılacağının, protokolün 3. Maddesine göre 250.000TL cezai şartın ödenmesinin ihtaren davalılara bildirildiği, davalıların Eyüp .... Noterliğinin 02.06.2014 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile 11.04.2014 tarihinde imzalanmış ek protokolle 25.04.2014 tarihine kadar imzalanması planlanan sözleşmeye ilişkin bir sözleşme metnine ulaşılmasının mümkün olmadığı, cezai şartın istenemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. 11/04/2014 tarihli Protokolün 3. Maddesindeki “... Üniversitesi, ... ile imzalandığı işbu protokol ve imzalayacağı sözleşmeye güvenerek, programını oluşturmuştur. ..., herhangi bir sebeple işbu protokolde belirtilen şartlarla ve belirtilen tarihte işletme sözleşmesini imzalanmaktan vazgeçerse yada imzaladığı sözleşme şartlarını her ne sebeple olursa olsun yerine getirmezse; ... Üniversitesi'nin uğramış olduğu ya da uğrayacağı her türlü zararın tazminine ek olarak 250.000 TL cezai şartı tenkisi ve itirazı kabil olmaksızın ödeyeceğini gayrıkabili rücu kabul ve taahhüt eder” hükmüne dayanarak, davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Dosya Numarasıyla ... ve Kefil ...'na karşı icra takibi başlatıldığı, icra takibine ... ve kefil ... tarafından itiraz edildiğinden İİK.'nun 67. Maddesi gereği açılan itirazın iptali ve davalı borçluların %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi talepli dava açıldığı anlaşılmıştır. Kağıthane Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü'nün 17.10.2017 Tarih ve E.... Sayılı müzekkere cevabında, "... Parsel Sayılı taşınmazın imar planında , Parklar ve Dinlenme Alanları ve Yol Alanı, olarak planlanmış olduğu ve Enerji Nakil Hattı'nın geçtiği güzergahta bulunan parsellerde ... kurum görüşü doğrultusunda uygulama yapılacağı , belirtilmiş olup bu parselin 1/1000 ölçekli imar planında herhangi bir yapı bulunmadığı , ... onay verirse park , dinlenme alanları ve yol yapılacağının belirtildiği, ... sayılı parselin imar planında "Parklar ve Dinlenme Alanları ve Yol Alanı" olarak planlanmış olduğu ve parsel üzerinden Enerji Nakil Hattı geçmekte olduğu, ...'tan rapor istendiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan, davacı ve dava dışı kiralayan ... arasında yapılan 01/11/2013 tarihli protokolün, 1. Maddesinde kiralananın devir ve ciro yasağının bulunduğu, yine aynı taraflar arasında yapılan 28/03/2014 tarihli ek protokol ile, 1. Maddenin değiştirilerek, sosyal, kültürel ve sportif amaçlı faaliyet ve hizmetler için ve bu faaliyet ve hizmetlere ayrılan alanlarla sınırlı olmak üzere, işletmek üzere üçüncü kişilere alt kiraya verilebileceği, bu hizmetler için üçüncü kişilerle alt kiralama ve işletme sözleşmesi yapabilir." şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişilerce; "kantin ve kafeteryaların (toplam 3 mekan) ... parsel üzerinde görülmediği ve böyle bir yapının yapılamayacağı kanaatinde olduklarının" açıklandığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin bilirkişi heyet raporuna itirazında; davalıların sözleşme imzalanmasından vazgeçtikten sonra, parsel üzerinde bulunan, Sadabad Kampüsünde inşa ettiği üç kantin ve kafeteryanın ... Ltd. Şti. tarafından işletildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki rapor incelendiğinde, sözleşmenin kapsamı itibariyle değerlendirme yapılmadığı, yerinde keşif yapılmadan dosya üzerinden rapor düzenlendiği, davacının kafe işletmesinin başka şirkete verildiği yönündeki iddiası bulunduğu, üniversite içerisinde kafe işleten şirketin şartlarının belirlenerek, davacı ile davalı arasında yapılmış olan sözleşmenin bu kapsamda bu şartlarda kafe işletilmesine uygun olup olmadığı, sözleşme hükümlerinin bu şekildeki bir yapı yapılıp yapılamayacağına izin verip vermediği, sözleşme hükümlerinin bu kapsamda değerlendirilerek, yerinde keşif yapılarak, sözleşmenin baştan itibaren ifa imkansızlığı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, İlk derece mahkemesi kararı eksik inceleme sonucu düzenlendiğinden istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler değerlendirilmeksizin, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın duruşma yapılmaksızın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf istemlerinin KABULÜ ile;2- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2018 tarih, 2016/1101 E. 2018/314 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuranlar davacı ve davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/1101, K. 2018/314, T. 17.10.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-1101-e-2018-314-k-992e13150d28