Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/4 E. 2017/99 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/4
Karar No
2017/99
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/343 Esas KARAR NO: 2024/402 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2022 NUMARASI: 2020/49 Esas - 2022/208 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın yaklaşık 25 senedir bu sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili firmanın TPE nezdinde tescilli tasarımlarının yanı sıra OHIM nezdinde tescilli tasarım belgesi de bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın aynı tasarımı pek çok kez tescil ettirme yoluna gittiğini ve ... ve ... numaralı tasarımları da TPE nezdinde tescil ettirdiğini, ... numaralı tasarımın ... numaralı tasarım ile aynı olması nedeniyle ... numaralı tasarımın yenilik vasfının bulunmadığını, yine ..., ..., ..., ... numaralı tasarımlar ile ..., ..., ... numaralı tasarımların da bu tasarımlarla aynı olduğunu, bu nedenle 554 sayılı KHK'nın 43.maddesi gereğince dava konusu tasarımlar yönünden hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu, her iki tasarımının da yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığından davalıya ait ... ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hükümsüzlüğü istenen müvekkili firmaya ait tescillerin birebir aynısının kendisi tarafından da tescil ettirildiğini, bu nedenle davacıya karşı tasarım hakkına tecavüz davasının yanı sıra Ankara 4. FSHHM'nin 2013/339 Esasa sayılı tasarımın hükümsüzlüğü davası açtıklarını, davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu günden itibaren silah sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... nolu tasarımın varlığının ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğünü gerektirdiği iddiasının gayri ciddi olduğunu, her iki tasarım arasındaki tek benzerliğin ikisinin de tabanca tasarımı olmasından ibaret olduğunu, desenlerinin, geometrik boyutlarının, mekanizmalarının, kızak tasarımlarının, kabza boyutları ve şeklinin, horozlarının, tetik korkuluğunun, emniyet alanı ve şarjör düğmelerinin, gez ve arpacık kısımları yerleşim ve şeklinin, kızak uçlarının, tetik kısımlarının farklı olduğunu, dava dilekçesinde zikredilen diğer tasarımların karşısında da müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine fazlasıyla sahip olduğunu belirterek, açılan davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.FSHHM'nin 27.04.2017 tarihli 2015/4 E. - 2017/99 K.sayılı kararıyla; "... davaya konu tasarımların silah tasarımları olduğu, silahların zorunlu olarak belli parçalardan oluştuğu, tasarımlar arasındaki farklılığın bu zorunlu parçalar üzerinde yapılacak şekli değişikliklerle sağlanabileceği, tasarıma konu ürünlerin alıcılarının bilinçli tüketiciler olduğu, tasarım uzmanı ve silah konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetince yapılan incelemeler sonucunda, davalıya ait 24.08.2006 tarihli ve ... numaralı tasarım ve 30.05.2007 tarihli ve ... numaralı tasarımların karşılaştırıldıkları diğer tasarımlar karşısında "yenilik" ve "ayırt edicilik" özelliklerini taşıdığının tespit edildiği, bu durumda davaya konu tasarımların hükümsüz kılınmasını gerektirecek şartların oluşmadığından davanın reddine." karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 27/01/2020 tarihli 2017/3715 E. - 2020/156 K. Sayılı kararıyla; "...davacı vekili tarafından sunulan delillerin dava ve delil dilekçesinde ileri sürülmediği, delil sunma süresi geçtikten sonra dosyaya yeni delil sunulduğundan incelenemeyeceği açıklanmışsa da; dava tarihinde yürürlükte olan mülga 554 Sayılı KHK 6. maddesinde, tasarım tescilinde mutlak yenilik koşulunun arandığı, yenilik unsurunun kamu düzeni ile ilgili olduğu gözönüne alınarak cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan tasarım tescili ile kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan teknik mütalaadaki tasarım tescillerinin incelenmesi gerektiği kanaatine varılmış, mahkeme tarafından alınan ek raporun da itirazları karşılamadığı, eksik inceleme ile karar verildiği kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, teknik bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarihli 2020/49 E. - 2022/208 K. sayılı kararıyla; ".. dava davalı şirket adına tescilli ... ve ... numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, mahkememizce aldırılan 12/01/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildikten sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2020 tarih ve 2017/3715 Esas 2020/156 Kararı doğrultusunda dosyanın yeni bir heyete tevdi edildiği, heyet tarafından sunulan 19/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici oldukları yönünde görüş bildirdikleri, 16/12/2021 tarihli ek raporda da kök görüşün muhafaza edildiği, buna göre dava davalı adına tescilli 2006/03814 ve 2007/02810/2 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davaya konu tasarımların tescil tarihi itibariyle yürürlükte olan 554 Sayılı KHK kapsamında yapılan incelemede 554 sayılı KHK 6. maddesinde tasarım tescilinde mutlak yenilik unsurunun arandığı, 5. maddesinde ise yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların belge verilmek suretiyle korunacağı hükme bağlanmış davalı ve davacı tarafından sunulan deliller dava konusunun silah tasarımı olması nedeniyle konusunda uzmanlık gerektiren teknik hususlardan olması sebebiyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, gerek 12/01/2016 tarihli kök bilirkişi raporu ve bu heyetçe sunulan ek rapor ve gerekse mahkememizce aldırılan 19/04/2021 tarihli kök rapor ile 16/12/2021 tarihli ek rapor ile davacı tarafından davalı tasarımlarına benzer olarak gösterilen davalı tasarımından önce piyasaya sunulan ürün görselleri bilirkişi heyetince incelenmiş ve ürünler arasında tasarım yönünden silah tasarımı olması sebebiyle kullanıcıların bilgilenmiş kullanıcı olması gerektiği de gözetilerek davalı tasarımlarının farklı ve özgün olduğu tescil tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici olduğu yönünde görüş bildirildiğinden mahkememizce bu hususlarda bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemeye arz ettiğimiz 19.04.2021 tarihli kök rapora karşı itiraz dilekçemizdeki ayrıntılı açıklamalarımıza atıfla ifade etmek isteriz ki, hükme esas alınan raporun mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, Rapordaki değerlendirme yönteminin 554 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğunu, raporda hükümsüzlük koşullarının oluşması için yenilik ve ayırt edicilik kavramlarına ilişkin bilirkişilerin anlayışlarının “birebir aynılık olduğu”, diğer bir deyişle hükümsüzlük koşullarının oluşması yönünde görüş bildirmek için mutlak surette birebir aynılık arandığı, objektif değerlendirmenin temel taşı olan bilgilenmiş kullanıcı tanımının yapılmadığı, seçenek özgürlüğünün tartışılmadığı, hangi gerekçeyle benzerlik ölçütü oluşturulduğunun izah edilmediğini, Ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatlarında arandığının anlaşıldığı ve ilk derece mahkemesinin kararında da belirtilen, tasarım tescilinde mutlak yenilik unsurunun aranıyor olmasına istinaden bilirkişiler tarafından re'sen araştırma yapmak suretiyle bu husustaki eksikliğin giderilmediğini, Raporda yenilik ve ayırt edicilik bakımından tek tek ve ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği kuralına aykırı davranıldığını, rapordaki yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin, sıklıkla Yargıtay bozma kararlarına konu olmuş bir tarzda, yuvarlak ifadelerle bir arada ele alındığı ve gerekçesiz olduğunu, Tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesi kuralına riayet edilmediğini, 554 sayılı KHK'nın 7/3. maddesinde “ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak - özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verileceği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınması gerektiği" hükmü yer aldığını, bu kritere uyulmadan yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, Raporda 'Davalıya ait ... sayılı tasarım ile ... sıra nolu tasarım birbirinin yeniliğini etkileyecek derecede benzer tasarımlar olmasına karşın ürün boyutları gibi afaki farklar ortaya konarak “yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin varlığı” yönünde bir rapor tanzim edildiğini, Hükme esas alınan raporda, tasarım konusunda uzman Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan teknik çalışma hiç dikkate alınmadığı gibi kök rapora itirazlarımız da ek raporda karşılanmadığını, işaret ettiğimiz hususlara ilişkin bir açıklama getirilmediğini, Sonuç olarak tasarım hukuku alanında herhangi bir uzmanlıkları bulunmayan bilirkişiler tarafından usul ve yasaya, 554 sayılı KHK'nın temel ilklerine aykırı şekilde hazırlanan bilirkişi kök raporu ve bu rapora karşı itirazlarımızı dikkate almaksızın hazırlanan bilirkişi ek raporunun Sayın Mahkemece hükme esas alınarak davamızın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İşbu hükümsüzlük davasının, davalının 2007 02819 sayılı tasarımına dayanarak müvekkile yönelttiği tecavüz suçlaması sebebiyle ikame edildiğini, işbu davaya konu ... sıra no.lu tasarım, İstanbul Anadolu 2.FSHHM 2014/105E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, söz konusu dava ise bu dosyanın çözümünü beklediğini, davalar arasında bağlantı olması sebebiyle işbu davanın anılan dosya ile birleştirilmesi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. GEREKÇE: Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalı adına kayıtlı bulunan ... ve ... numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığından bahisle hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalı ise, davacının yenilik giderici delil olarak sunduğu tasarım görselleri ile tescilli tasarımları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemenin "Davanın reddine dair" 27.04.2017 tarih ve 2015/4 Esas - 2017/99 Karar sayılı kararı Dairemizin 27/01/2020 tarihli 2017/3715 Esas - 2020/156 Karar sayılı kararıyla; "... 554 Sayılı KHK 6. maddesinde, tasarım tescilinde mutlak yenilik koşulunun arandığı, yenilik unsurunun kamu düzeni ile ilgili olduğu gözönüne alınarak cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan tasarım tescili ile kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan teknik mütalaadaki tasarım tescillerinin incelenmesi gerektiği, mahkeme tarafından alınan ek raporun da itirazları karşılamadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, teknik bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine." karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece endüstriyel tasarım uzmanı ve ateşli silah uzmanından oluşan yeni bilirkişi kurulundan rapor aldırılmıştır. Anılan kurul tarafından dosyaya sunulan ve denetime elverişli bulunan 19.04.2021 tarihli kök rapor ve 16.12.2021 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamıyla, "Davalıya ait ... ve ... numaralı tasarımların başvuru tarihi itibari ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu ve bu nedenle hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı" anlaşıldığından, mahkemece bağdaştırıcı nitelikteki bu rapora itibarla davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/4, K. 2017/99, T. 16.12.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-4-e-2017-99-k-e1000774d2cd