Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/13181 E. 2018/7240 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/13181
Karar No
2018/7240
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/60 - 2024/451 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/60 KARAR NO : 2024/451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2022 NUMARASI : 2021/543 Esas - 2022/736 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 27/03/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/04/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın 04/05/2017 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken yaya ...'na çarptığını ve bu kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeni ile müvekkili şirket tarafından ...'na 35.705,53 TL sürekli sakatlık tazminatı ödemesi yapıldığını, Kaza Tespit Tutanağında olayın meydana gelmesinde kazaya karışan aracın sürücüsü ...'in kusurlu olduğunun belirtildiğini, araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeniyle davalıya rücu hakkı doğduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.705,53TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ZMMS kapsamında yaptığı ödemeyi rücuen talep ettiğini, yasada rücu hakkının sınırlı olarak kabul edildiğini, yasada belirtilen haller dışında meydana gelen kazaların hayatın olağan akışı içerisinde oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, trafik kazası raporuna göre sürücünün kusurlu olduğunun belirli olduğunu, ancak ağır kusur sayılacak bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısının trafik kazası nedeni ile dava dışı 3. kişiye ödediği tazminatı kendi akidinden rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağı ve trafik kayıtlarından 04.05.2017 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki aracın yaya olan ...'na çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, kazada yayanın yaralandığı, ...'na davacı sigorta şirketine başvurması üzerine bu kaza nedeniyle 07.07.2021 tarihinde 8.177,28TL ve 14.09.2018 tarihinde 26.525,53TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, 07/07/2021 tarihli ödemeye yönelik olarak alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu, davacının dava konusu trafik kazasında sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu, sürücünün ağır kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının taktirinin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından bu kazada yaralanan ...'na 07.07.2021 tarihinde 8.177,28TL ve 14.09.2018 tarihinde 26.525,53TL ödeme yapıldığı, maluliyet raporlarının olmaması nedeni ile tazminat hesabının yapılamadığının bildirildiği, 2918 sayılı yasanın 95/2.maddesi ve ZMMS Genel Şartları gereğince, sigortanın, sigortalısına, sürücünün ağır kusuru ile kazaya karışması halinde rücu edebileceği, "ağır kusur" kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, dava konusu olayda ise, sigortalı aracın sürücüsünün yaya geçidinde fren tedbirine başvurmadan geçitte geçişini sürdüren yayaya çarpması ve trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunmasının başlı başına kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğinden 14.09.2018 tarihinde yapılan 26.525,53TL tutarlı ödeme nedeni ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 07.07.2021 tarihinde yapılan 8.177,28TL ödeme nedeni ile de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesinde belirlenen rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davanın REDDİNE,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, TBK’nın 72. maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiğini, ayrıca, eylemin cezayı gerektiren bir eylem olması nedeniyle ceza kanundaki zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, bu nedenle zamanaşımından ret kararının yerinde olmadığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru ile meydana geldiğini, araç sürücüsünün gündüz vakti, yaya geçidi üzerinde, yayaya çarptığı ve çarpmadan sonra 10-15 m. sonra durabildiğini, sürücünün yayayı görmesine rağmen durmayarak sürüşüne devam ettiğini, yaya’nın sürücüden kaçmasına rağmen kurtulamadığını, sürücünün eyleminin kasta yakın bir eylem olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, ZMMS kapsamında zarar görene yapılan ödemin, araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğundan bahisle, sigortalısından KTK'nın 95. maddesi ve ZMMS Genel Şartları gereğince rücuen tazmini istemidir. Mahkemece davacı tarafından yapılan ilk ödemenin zamanaşımına uğradığı, daha sonra yapılan ödeme yönünden ise araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun kanıtlanamamış olması nedeniyle rücu koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, ZMMS ile sigortalı aracın 04/05/2017 tarihinde karıştığı yaralamalı kaza neticesinde yaralanan ...'na 14/08/2018 tarihinde yapmış olduğu 26.525,53 TL ile 07/07/2021 tarihinde yaptığı 8.177,28 TL ödemeyi sigortalısından rücuen talep ettiğini ancak davalının ödemede bulunmadığını, 24/08/2021 tarihinde başvuru yaptığı arabuluculuk yolu ile de alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, 28/12/2021 tarihli dava ile ödediği tutarı sigortalısından talep etmiştir. KTK'nın 109/4 maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." denildiğinden, ilgili düzenleme, zarar görene ZMMS kapsamında yapılan ödemenin, ZMMS Genel Şartları gereğince sigortalıya rücu edilmesinde de uygulanır. (Yargıtay 17. (Kapatılan) H.D. 2015/13181 E. 2018/7240 K.) Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından zarar görene 14/09/2018 tarihinde yapılan ödemenin 2 yıllık süre geçtikten sonra rücuen tazmini talep edildiğinden zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir. Mahkemece 14/08/2018 tarihinde yapılan ödemenin sigorta şirketinin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği değerlendirilmeksizin zamanaşımına uğradığı değerlendirilmiş ise de kararında davacının yapmış olduğu ödemenin, araç sürücüsünün ağır kusuru da olmadığından talep edilemeyeceğinin gerekçede açıklandığı görülmüştür. Olay tarihinde, davacı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün, yaya geçidinden yolun karşısına geçmekte olan ...'na çarparak yaralanmasına neden olduğu Kaza Tespit Tutanağı ve Ceza dosyasından anlaşılmıştır. Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/284 Esas - 2021/489 Karar sayılı dosyasında, araç sürücüsü olan sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığından bahisle kusurlu olduğu kabul edilerek, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece Mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda da, dava dışı araç sürücünün yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığından bahisle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Dosyada, davalıya ait aracın sürücüsünün, yaya geçidinde, yayaya çarpmasına etki eden ağır kusur sayılabilecek tutum ve davranışına yönelik başkaca delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, dava dışı araç sürücüsünün taksirle yaralanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olması ve eylemin kasıt veya bilinçli taksir çerçevesinde meydana geldiğine yönelik delil de bulunmaması karşısında, salt hızının fazla olmasının ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmasının ağır kusuru kanıtlamaya yeterli olmamasına, bu nedenle davacının rücu hakkını kanıtlamamış olması karşısında tazminat alacağının bir kısmının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının sonuca etkisi bulunmamasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/13181, K. 2018/7240, T. 07.07.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-13181-e-2018-7240-k-5f3e3f0241a6