Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/846 E. 2021/44 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/846
Karar No
2021/44
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/828 KARAR NO: 2024/895 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2014/846 KARAR NO: 2021/44 DAVA TARİHİ : 03/04/2013 KARAR TARİHİ: 26/01/2021 DAVA: Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/06/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin profesyonel futbolcu olduğunu, 19/02/2012 tarihinde İskenderun ... Spor Kulubü ile ... spor arasında oynanan futbol maçında girdiği ikili mücadele sırasında başına aldığı darbe nedeniyle alın kemiğinin kırıldığını, İskenderun Devlet Hastanesinde koşulların yetersiz olması sebebiyle 22/02/2012 tarihinde önce ... Hastanesine gittiğini, burada ilk kontrollerinin yapılmasının ardından ameliyat için 27/02/2012 tarihinde ... Bakırköy Hastanesine yatırılarak alın bölgesine girilmek suretiyle frontal sinüs ön duvar fraktürü onarımı ameliyatı yapıldığını, 29/02/2012 tarihinde taburcu edildiğini, tedavisinin ardından tedavi giderleri ve durumuyla ilgili Futbol Federasyonu'na yapmış olduğu başvuru neticesinde Futbol Federasyonu tarafından sigorta ettirildiğini öğrendiğini, sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ameliyat giderinin bir kısmı olan 4.975,40 TL'nin 18/05/2012 tarihinde ödendiğini, bir süre sonra sakatlığının da sigorta kapsamında olduğunu öğrenmesi üzerine sigorta şirketine ve Futbol Federasyonu'na yeniden başvuruda bulunduğunu, her ikisinden de olumlu/olumsuz bir cevap verilmediğini beyan ederek, müvekkilinin yaşadığı sakatlık sonucunda bir daha futbol oynamasının mümkün olmaması sebebiyle, sürekli sakatlık teminatının gerçekleştiğinin ve sakatlık sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tespiti ile HMK 107/2 maddesi uyarınca ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline kadar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/12/2020 tarihli dilekçesi ile; 10.000,00 TL olarak talep ettikleri maddi zarar taleplerini 85.024,60 TL artırarak toplamda 95.024,60 TL maddi zararın 19/02/2012 olay (kaza) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporunda maluliyetinin olmadığının açıkça tespit edildiğini, dava konusu ettiği yaralanmasının taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ve ferdi kaza sigortası genel şartları 8. maddesinde düzenlenen teminat nevileri içinde kalmadığını, ayrıca genel şartlarda daimi maluliyet nisbetlerinin tayininde sigortalının meslek ve sanatı nazarı itibara alınmayacağının açıkça hüküm altına alındığını, bu nedenlerle davacıya karşı poliçe kapsamında bir sorumluluklarının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Dava; TFF tarafından davalı sigorta şirketi ile imzalanan profesyonel sporcu sigorta poliçesi ile sigortalı olan futbolcu ...'ın oynadığı maçta sakatlanması nedeniyle poliçe teminatından şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsili ve uğradığı zararın tespiti isteğini içeren bir davadır. Dava dosyası, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/167 Esas sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı gereği mahkememize gönderilmiştir. Davacı ile davalı arasında akdedilen Profesyonel Sporcu Sigorta Poliçesinin incelenmesinden, 13/08/2011-13/08/2012 tarihleri arasında geçerli olduğu, spor grubu olarak futbol bilgisinin bulunduğu, vefat, sürekli sakatlık, tedavi gideri ve deprem rizikolarını teminat altına aldığı, sürekli sakatlık halinde teminat limitinin 100.000 TL olarak düzenlendiği görülmüştür. Davalı tarafça davacıya 18/05/2012 tarihinde 4.975,40 TL tazminat ödemesi yapıldığı dosya kapsamındaki beyan ve bilgilerden anlaşılmaktadır. Mahkememizce davacının davamıza konu spor müsabakasında yaralanması nedeniyle gördüğü tedaviye ilişkin bildirilen hastanelere müzekkereler yazılmış, celbi sağlanan tüm tedavi belgeleri ve sonradan yaptırılan muayenesine ilişkin hastane evrakları dosyamıza eklenmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu'na müzekkere yazılarak, davacı ile Malatya Spor Kulübü arasında imzalanan 12/01/2011 başlangıç 31/05/2012 bitiş tarihli profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi aslı celp edilmiş, incelenmiş ve mahkememiz kasasına alınmıştır. Mahkememizce Türkiye Futbol Federasyonu'na müzekkere yazılarak, 2011-2012 sezonunundan itibaren 2019-2020 sezonu da dahil olmak üzere 2. Ligde oynayan bir futbolcunun ne kadar gelir elde edeceği, mesleğini kaç yaşına kadar sürdürebileceği sorulmuş, ayrıca davacının 2009 yılından 2012 yılı futbol sezonlarına ait sözleşme örnekleri celp edilmekle dosyamız içerisine alınmıştır. Mahkememizce davacının davamıza konu kazada yaralanmasından icra ettiği futbolculuk mesleğinden dolayı, vücudunda oluşan maluliyet ve bu maluliyetin futbol yaşamına etkisinin ve oranının ne olduğuna ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üçüncü İhtisas Kurulunca 27/10/2017 tarihli raporda ...'ın 19/02/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini, kafatasında kemik kırığı sonrasında cerrahi tedavi gören kişinin kafa travması açısından yüksek risk taşıyan işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunu mütalaa olunmuştur. Dosyamız Sigorta Uzmanı Bilirkişi ...'ya verilerek, rapor düzenlemesi istenilmiş, bilirkişi 12/09/2014 tarihli raporunda; Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Adli Tıp kürsüsünden sosyal sigortalar sağlık işlemleri tüzüğüne uygun rapor aldırılması hususunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere, buna gerek görülmediği takdirde ise davacının uğradığı zararın poliçe kapsamı dışında olduğunu rapor etmiştir. Dosyamızın Spor Hekimliği Uzmanı Bilirkişi ...'a tevdiine karar verilmekle, bilirkişi 22/02/2016 tarihinde, davacının nörolojik muayenesinde herhangi bir problem tespit edilmemiş olan sporcunun profesyonel spor yaşamıyla ilişkili antreman ve müsabakalara devam ettiği sürece yaşamış olduğu yaralanma ile ilişkili daha ciddi sağlık problem ve risklerinin gelişme ihtimalinin kabul edilmesi gerektiğini, koruyucu hekimlik yaklaşımının öncelikle zarar verme öğretisinden yola çıkarak sporcu profesyonel spor aktivitelerine devam ettiği sürüce, bu aktiviteler esnasında yaşanabilecek ikinci bir tramva sonrası klinik tablonun çok daha ciddi bir şekilde ortaya çıkmasını engellemek adına, sporcunun benzer tramva yaratabilecek sporlardan uzak kalması gerektiği kanaatinde olduğunu rapor etmiştir. Dosyanın Sigorta/Aktüerya Uzmanı Bilirkişi ... ile Spor Eğitim Uzmanı bilirkişi ...'e verilerek rapor alınmasına karar verilmekle, bilirkişiler; davacının spor sektöründe farklı alanlarda çalışmasına engel bir durumun olmadığını, ferdi kaza genel şartlarında yer alan listenin esas alınması gerektiği, söz konusu liste dikkate alındığında davacının tazminat talebinin yerinde olmadığını 05/04/2018 tarihinde rapor etmişlerdir. Dosyamızın sigorta uzmanı, aktüeryal hesap uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, nöroloji uzmanı ve spor sakatlıkları ve yaralanmaları uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevidiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti 01/02/2019 tarihli raporlarında, davacıda oluşan yaralanmanın tıbbi boyutu üzerinde uyuşmazlık olmadığını, davacının alın kemiğinin kırıldığını, cerrahi tedavisinin yapıldığını, davacının alnında kemiksiz bir alan olduğunu, tıbbi yönden maluliyet teşkil etmeyen bu durumun bir futbolcu için işini yapmaya mutlak engel bir durum olduğunu, bu durumun taraflar arasındaki poliçe teminatları kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesinin ise hukuki bir değerlendirme gerektirdiğini, tıp doktoru ve spor antrenörü bilirkişilerin teknik alanı dışına çıktığını, adli tıp kurumu ve diğer hastane raporlarına ve dava konusu uyuşmazlığın çözümü bakımından esas alınan Ferdi Kaza sigortası genel şartlarının 8/B maddesinde yer alan listeye göre davacının maluliyet durumu olmadığından, uğramış olduğu zararın maluliyet teminatı dahilinde yer almadığını, sigorta şirketi tarafından himaye edilmesi gerekmediği kanaatine varıldığını rapor etmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dosyada bulunan tüm delil ve belgelerden davacının profesyonel futbolcu olduğu, 19/02/2012 tarihinde spor müsabakasında ikili mücadele sırasında başından yaralandığı, alın kemiğinin kırılması nedeni ile ameliyat olduğu, yaralanmanın poliçe geçerlilik süresi içerisinde kaldığı ve yaralanma tarihinde davacının profesyonel futbolcu olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır, taraflar arasındaki çözülmesi gereken uyuşmazlık davacının yaralanmasının maluliyet kabul edilip edilmeyeceği ve bu maluliyetin sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmayacağına ilişkindir. Davalının davacı adına ... numaralı Profesyonel Sporcu Sigorta Poliçesi ve Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi düzenlenmiş olduğu, davacının adli tıp kurumu vasıtası ile yaptırılan muayenesinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini, kafatasında kemik kırığı sonrasında cerrahi tedavi gören kişinin kafa travması açısından yüksek risk taşıyan işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun, spor hekimi vasıtası ile yaptırılan inceleme neticesinde alınan 22/02/2016 tarihli raporda davacının profesyonel spor yaşamıyla ilişkili antreman ve müsabakalara devam ettiği sürece yaşamış olduğu yaralanma ile ilişkili daha ciddi sağlık problem ve risklerinin gelişme ihtimalinin kabul edilmesi gerektiği, koruyucu hekimlik yaklaşımının öncelikle zarar verme öğretisinden yola çıkarak sporcu profesyonel spor aktivitelerine devam ettiği sürüce, bu aktiviteler esnasında yaşanabilecek ikinci bir tramva sonrası klinik tablonun çok daha ciddi bir şekilde ortaya çıkmasını engellemek adına, sporcunun benzer tramva yaratabilecek sporlardan uzak kalması gerektiği hususlarının ve ayrıca mahkememizce yaptırılan inceleme neticesinde aldırılan 30/10/2020 tarihli raporda davacının 6 aylık geçici iş görmezlik dönemine ilişkin maddi zararının 43.272,00 TL, aktif futbol hayatının bitmesi sonucu uğradığı gelir kaybının ise 122.750,93 TL olduğunun tespit edilmiş olduğu görülmektedir. Türk Ticaret Kanununda sigorta çeşitleri, sigorta konusu menfaatin türüne göre can sigortası ve mal sigortası ayrımı ile tanımlanıp düzenlenmiştir. İnsan hayatına yönelik rizikoları teminat altına alan sigortalar can sigortası olarak kabul edilmiştir. Can sigortaları insanların ölüm, sakat kalma, hastalanma, kaza geçirme gibi tehlikelere karşı güvence sağlayan sigortalardır. Ferdi kaza sigortası da bir can sigortası türüdür. Ferdi kaza sigortası; bir kişinin sigorta süresi içerisinde kendi iradesi dışında, harici bir etkiyle ölmesi, sakat kalması, günlük kazancını kaybetmesini teminat altına alan sigortadır. Düzenlenen sigorta poliçesi profesyonel futbol poliçesi olarak düzenlenmiş ve lisanslı futbolcuların maçlar, antremanlar esnasında meydana gelmiş, muhtemel sakatlanmalardan oluşacak kısmi ve daimi maluliyet halini teminat kapsamına almıştır. Davacının profesyonel futbolcu olduğu, taraflar arasındaki poliçenin davacının yaptığı bu işe ve mesleği nedeni ile uğrayacağı rizikolara istinaden yapılmış olduğu, davalı tarafça davacının davaya konu yaralanmasının Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 8. maddesinde sayılan teminat nevileri içerisinde yer almadığı savunulmuş ise de, gerek adli tıp kurumu, gerek ise spor hekimi doktor bilirkişi vasıtası ile yapılan incelemelerde, davacının kafa travması açısından yüksek risk taşıyan işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun ve profesyonel spor yaşamıyla ilişkili antreman ve müsabakalara devam ettiği sürece yaşamış olduğu yaralanma ile ilişkili daha ciddi sağlık problem ve risklerinin gelişme ihtimalinin olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, davacının profesyonel futbol hayatına devam etmesinin, müsabakalara katılmasının, dolayısı ile mesleğini icra etmesinin mümkün olmadığı, davacının alın kemiğinin kırılmış olduğu ve tedavi sonrasında alnında kemiksiz bir alanın bulunduğunun rapor edilmiş olduğu, bu rapor ve tespitlere göre, davacının profesyonel futbol oynamasının mümkün olmadığının kabulü gerektiği, düzenlenen poliçenin profesyonel futbol poliçesi olduğu ve daimi maluliyet halini teminat kapsamına almış olduğu, davacının profesyonel futbol oynayamayacağının tespiti tam maluliyet hali olduğu ve sigorta poliçesinin teminatı kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/02/2008 tarih, 2007/318 Esas 2008/2299 Karar sayılı kararında "oyunda fiziksel efora bağlı ani kadriyatik ölümü ferdi kaza sigortası teminatı kapsamında görüldüğü", tüm dosya kapsamı itibariyle davacının zararının davalı tarafça düzenlenmiş olan Profesyonel Sporcu Sigorta Poliçesi ve Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi teminatı kapsamında kaldığı kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve 95.024,60 TL nın 18/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davacının dava konusu ferdi kaza sigorta poliçesi genel şartları 8/b maddesinde yer alan listeye göre maluliyeti olmadığından uğramış olduğu zararların poliçe teminat kapsamı dışında olduğunun gerek savunmaları gerekse bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin ferdi kaza sigortası çerçevesinde sağladığı himayenin gerçekleşen rizikolara ilişkin olup ileride gerçekleşmesi ihtimal dahilinde olan olguların poliçe kapsamında himaye edilmediğini, davacının maluliyet durumu olmadığı için geçirdiği sakatlıktan sonra futbol oynaması risk teşkil etse de futbol hayatının sona ermesi olgusunun ferdi kaza sigortası teminatı dışında kaldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, ferdi kaza sigortası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi nezdinde, 13/08/2012-2013 tarihleri arasındaki dönemi kapsar şekilde, 5000 kişilik, Profesyonel Sporcu Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Poliçede Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı sigorta ettiren olarak yer almaktadır. Poliçe, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına tabi olup, ferdi kaza vefat 100.000,00 TL, ferdi kaza sürekli sakatlık 100.000,00 TL, ferdi kaza sağlık gideri 10.000,00 TL ile teminat altına alınmıştır. Poliçenin 2.sayfasında; "Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 6. Maddesi -C fıkrası "futbol, ağır ve tehlikeli jimnastik hareketleri ve profesyonel spor hareketleri olarak" poliçe kapsamı teminatına dahildir. -D fıkrası "her nevi spor müsabakaları ile sürat ve mukavemet yarışları, futbol müsabakaları" teminata dahildir."Poliçenin 3.sayfasında; "Sigorta kapsamı (lisanslı futbolcuların, teknik adamların ve hakemler ile gözlemcilerin 1 yıl süreyle yurtiçi ve yurtdışında geçerli olmak üzere maçlar, antremanlar ve seyahatler esnasında meydana gelmesi muhtemel kazalar ve sakatlıkların tedavi giderleri (aynı durumlar çerçevesinde deprem dahil olacak şekilde) kısmi, daimi maluliyet ve ölüm hallerine karşı olabilecek her türlü masraflar günün 24 saati teminat dahilindedir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacının poliçede yer alan kişi sayısına dahil olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesi; "İşbu poliçe, aşağıdaki şartlar dairesinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eder.", 2.maddesinde; "Bu poliçedeki Kaza tabirinden maksat ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalmasıdır." 6.maddesi; "Aksine mukavele yoksa, aşağıdaki haller de sigortadan hariçtir: ...c) Dağlara ve cumudiyelere tırmanma suretile yapılan dağcılık, kar veya buz üzerinde yapılan bilumum sporlar (kayak, patinaj, hokey ve boksley gibi); cirit oyunu, manialı binicilik, polo, rugbi, eskrim, halter, güreş, boks, basketbol, futbol ve yelken sporlar ile ağır ve tehlikeli jimnastik hareketleri ve profesyonel spor hareketleri, d) Her nevi spor müsabakalarile sürat ve mukavemet yarışlar,...." şeklindedir. Ancak yukarıda yer verildiği üzere dava konusu poliçe ile futbol ve futbol müsabakaları sigorta kapsamına dahil edilmiştir.Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının "Daimi Maluliyet Teminatı" başlıklı 8/B maddesinde; "İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir." denilerek, sigorta bedelinin tespiti için oranlar belirlenmiş, Devamında; "Yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin nisbeti, daha az vahim olsalar bile bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nisbetlere kıyasen tayin olunur. Daimi maluliyet nisbetlerinin tayininde sigortalının meslek ve san'atı nazarı itibara alınmaz. Bir uzvun veya bir uzuv kısmının kaybı tabiri, o uzvun veya uzuv kısmının kat'i ve mutlak surette vazife görememesini ve kullanılamamasını ifade eder." şeklinde tazminat miktarının ne şekilde hesap edileceğine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Özel ... Hastanesi'nin 27/02/2012 giriş 29/02/2012 çıkış tarihli epikrizinde; davacının beş gün önce spor yaralanması sonrası alnına darbe aldığı, tetkiklerinde frontal ön sinüs duvarında fraktür saptandığı, nörolojik muayenesinin normal olduğu, alın üstü sol frontal bölgede palpe edilen çökme fraktürü saptandığı, frontal sinüs ön duvar onarımı yapıldığı, post op dönemde sorun gelişmeyen hastanın taburcu edildiği belirtilmiştir. Beykoz Devlet Hastanesi'nin 15/05/2012 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda; sol frontal kemikte kraniektomi defekti olduğu, futbol oynadığını ifade eden kişinin bu haliyle bu sporu yapmasının mümkün olmadığı, özür oranının % 0 (sıfır) olduğu hususlarında rapor düzenlenmiştir.Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nin 01/08/2013 tarihli sağlık kurulu raporunda; sol frontal kemikte kemik defekti olduğu, motor defisitinin olmadığı, profesyonel futbolcu olduğunu beyan eden davacının bu haliyle bu sporu yapmasının sakıncalı olduğu, özür oranı saptanmadığı hususlarında rapor düzenlenmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 27/10/2017 tarih ve 23037 K. sayılı raporunda; "...26.05.2017 tarihli kranial BT kemik penceresinde sol frontal sinüsün eksternal laminasında hafif deplase fraktür hattı olduğu,19/02/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Kafatasında kemik kırığı sonrasında cerrahi tedavi gören kişinin kafa travması açısından yüksek risk taşıyan işlerde çalışmasının sakıncalı olduğu..." açıklanmıştır.Ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre maluliyet tazminatının cetvelde belirtilen oranlar esas alınarak hesap edilmesi gerekmektetir, cetvelde bulunmayan maluliyetler yönünden ise kıyas yoluyla tazminat hesabı yoluna gidilecektir. Gerek hastanelerde gerekse Adli Tıp Kurumunda düzenlenen raporlarla, dava konusu olayın davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı için sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının talebi sürekli sakatlık tazminatı istemine ilişkin olduğu için, ferdi kaza sigortası genel şartları gereğince tazminat hesaplanabilmesi açısından sürekli maluliyetinin bulunması gerekmektedir. Davacı vekili "müvekkilinin yaşadığı sakatlık sonucunda bir daha futbol oynamasının mümkün olmaması sebebiyle sürekli sakatlık teminatının gerçekleştiğini" ileri sürerek tazminat ödenmesini talep etmiş, Adli Tıp Kurumu raporunda "davacının kafatasında kemik kırığı sonrasında cerrahi tedavi görmesi nedeniyle kafa travması açısından yüksek risk taşıyan işlerde çalışmasının sakıncalı olduğu" tespitine yer verilmiş ise de davacının sürekli maluliyetinin tespiti ve Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi kapsamında maluliyet tazminatına hak kazanması açısından icra ettiği mesleğin bir ehemmiyeti bulunmamaktadır. Zira poliçe, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına dahil olduğu için sürekli maluliyet tazminatı ödenmesi açısından, genel şartlara uygun olarak kazanın daimi surette maluliyetine sebebiyet vermiş olması gerekmektedir. Ayrıca Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre daimi maluliyet oranlarının tespit ve tayininde sigortalının mesleğinin nazara alınmayacağı hususu açıkça düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/846 E. 2021/44 K. sayılı 26/01/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a-Davanın REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.625,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.198,20 TL'nin istemi halinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 1.623,00 TL'den mahsubu ile bakiye 1.195,40 TL harcın istemi halinde davalı tarafa iadesine, c-Davalı tarafından sarfedilen 622,20 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/06/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/846, K. 2021/44, T. 11.10.2008, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-846-e-2021-44-k-0633359b03ef