Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2014/533 E. 2015/111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2014/533
- Karar No
- 2015/111
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1242 Esas - 2024/1628 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1242 KARAR NO : 2024/1628 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2019 NUMARASI : 2018/721 Esas 2019/830 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/10/2018 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1990 yılında davalının ... ve iletim hizmetlerini yapmak üzere ... A.Ş. (...) ile ... hizmetlerini yapmak üzere ... A.Ş. (...) adı altında iki ayrı Anonim Şirkete dönüştüğünü, tüm dağıtım müesseselerinin ...'a devir edildiğini, 25.11.1993 tarih ve 93/T-l03 sayılı karar ile ... A.Ş.’ye bağlı merkezi Konya’da bulunan davacı müvekkili şirketin kurulduğunu, 25422 sayılı R.G.’de yayımlanan 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme programına alındığını, müvekkili şirketin hisselerinin tamamının davalı ...’a ait olduğu dönemde ...’ın özelleştirilmesinin gündeme alınmasıyla 24.07.2006 tarihinde müvekkili ile davalı arasında İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi imzalandığını, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 30.04.2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararı uyarınca % 100 oranındaki hissenin satışına ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ... ... A.Ş. arasında 30.10.2009 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile müvekkili şirketin özelleştirildiğini, ... ... A.Ş. unvanı altında faaliyet gösterdiğini, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 1., 7.4., 7.6 maddeleri, davalı ile imzalanan ... ... A.Ş.'nin % 100 oranındaki hissesinin ... ... A.Ş.'ne satışına ilişkin 30.10.2009 tarihli sözleşmenin 8.6 maddesi ile ... Genel Müdürlüğü 26.10.2010 tarih, 6680 sayılı yazısındaki “Özellikle sözleşmelerin 7.4. maddesinde yer alan dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetlerin yürütülmesi amacı ile gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir, hükmü uyarınca her ne kadar İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24.07.2006 tarihinde imzalanmış ise de fiili devir tarihine kadar (30.10.2009) ... ile şirketlerin ayrılmaz bir bütün olduğunu, şirketlerin sermayelerinin tamamının ...’a ait olduğu da dikkate alındığında, bu dönemde yapılan işlem ve faaliyetlerden doğan hakların ...’a ait olması gerektiğinin değerlendirilmesini bu duruma göre fiili devir tarihinden önceki döneme ait işlemler hakkında inceleme ve soruşturmalar sonucunda düzenlenen müfettiş raporlarında yer alan ve Borçlar Kanunu’na göre haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme tanımlamasını taşıyan tazminat talepleri ile ilgili hukuki takibin ... hukuk müşavirliğince yürütülmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı şeklindeki görüşü ile İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin imza tarihinden sonra dahi fiili devir tarihi olan 30.10.2009 hisse devrine kadarki sorumluluğun ...’a ait olmasının gerektiğinin belirtildiğini, davalının 24.01.2011 tarih, 445 sayılı yazısında da aynı iradenin tekrar edildiğini, bu hususlar çerçevesinde 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7.4 maddesi gereğince dağıtım faaliyetinin hisselerinin tamamının davalı ...’a ait olduğu dönemde ...' ın özelleştirilmesinden önce yani ... ile ...’ın ayrılmaz bir bütün olduğu, yönetimin ...’ta bulunduğu dönemde, Sağlık Bakanlığı’nın Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/533 E., 2015/111 K. Sayılı dosyası ile kendilerine uygulanan geçmiş tarihlere ait ücret tarifelerinde hata olduğu iddiasıyla dava açtığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Nevşehir 2. İcra Müdürlüğümün 2016/6106 sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, bu kararın takibi çerçevesinde masraflara katlanıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/15337 E., 2017/2792 K. Sayılı 10.05.2017 tarihli kararında fiili devir tarihine kadar olan faaliyetlerden sorumlu tutulamayacaklarına dair karar verildiğini, Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/533 E.. 2015/111 K. Sayılı dosyasına konu uyuşmazlık olayı nedeniyle açılan alacak davası sebebiyle müvekkillerinin katlanmak zorunda kaldığı maddi külfetlerin özelleştirme öncesi dönemi kapsamakta olduğundan ...’a ait olması gerektiğinden bahisle; Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/533 E., 2015/111 K. sayılı ilamına istinaden Nevşehir 2.İcra Müdürlüğü'nün 2016/6106 sayılı dosyasına ödenmek durumunda kalınan tutarın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.- TL.’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, ilgili dava dosyası kapsamında müvekkilleri tarafından ödenen yargılama giderlerinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.- TL.’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi' nin 24/07/2006 olduğu, bu tarihten sonra ... faaliyetinin davacı tarafından yürütüldüğünü, meydana gelen zararlara ilişkin olarak sözleşmede açıkça belirtildiği üzere sorumluluğun dağıtım faaliyetini yürütmekte olan ...'da olduğunu, davanın usulen reddine,usulden reddedilmez ise esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/533 Esas, 2015/111 Karar sayılı dosyasında; talebin Davacı hastanenin elektrik tüketimi ile ilgili olarak ... tarafından uygulanan tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasların "abone grupları ve tanımı" başlıklı maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 2009 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin olarak alınan fazla elektrik bedelinin iadesine yönelik olduğu, açılan davanın kısmen kabul edildiği görülmüştür. Söz konusu İlamda hüküm altına alacağın 2009 yılının Eylül ve Ekim aylarına ilişkin faturalarında haksız tahsil edilen miktar için olduğu ve bu faturaların taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İHDS tarihinden sonraki döneme ait olduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonraki sorumluluğun ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine ait olduğunun taraflar arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ile ...’a bağlı olarak faaliyet gösteren ... şirketlerinin fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar ayrılmaz bir bütün olduğu hususu ...’ın 2004-2005-2006-2007-2008-2009-2010 ve sonraki yıllarda yayımladığı faaliyet raporlarına da konu olduğunu, ortada ticari bir iş ve sözleşme ile birlikte değerlendirilmesi gerekli yeni bir delil olduğunu, burada davalı ... 24.07.2006 tarihinde imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinden sonraki işlemlerinde bizzat kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiğini, ayrıca özelleştirmenin 25 Eylül 2008 yılında tamamlandığını ve özelleştirme idaresinin onayına gönderildiğini beyan ettiğini, ... ile ...’a bağlı olarak faaliyet gösteren ... şirketlerinin fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar ayrılmaz bir bütün olduğu ve bu döneme ait hakların ... tarafından yürütülmesi gerektiği hususu ... hukuk müşavirliği görüş yazısında da belirtildiğini, bu açıklamanın adaletin tesisi ve sözleşmenin amacını açıkça ortaya koyması açısından önemli olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/533 Esas 2015/111 Karar sayılı dosyanın davacısı ... ..., davalısı ... ... A.Ş. olup, 2009 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait elektrik faturalarında birim fiyatın hatalı olması nedeniyle fazla ödenen bedelin iadesi istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih 2015/15921 Esas 2016/3231 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, kararın Nevşehir 2. İcra Müdürlüğünün 2016/6106 sayılı dosyası ile ... A.Ş. aleyhine icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 19/10/2016 tarihinde 7.443,78 TL ödediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlandığı ve somut olayda İHDS'nin 7.7 maddesi gereğince sözleşmenin imza tarihinden sonra dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk davacı şirkete aittir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödemeye konu alacağın İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten sonraki dönemlere ait olan 2009 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait faturalara dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda ise de İHDS'nin 7.4, 7.6 ve 7.7. maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2022 tarih ve 2020/11-593 Esas 2022/1517 Karar sayılı ilamında; "..14. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işletme hakkının devrine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır. 15. İşletme hakkının verilmesi 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinde; “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un “Kamu Hizmetlerinin Gördürülmesinin Özelleştirilmesi” başlıklı 15. maddesi ile kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmesinde, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devri dışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme usulü benimsenmiştir. Buna göre, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme, anılan Kanun’a göre yapılacaktır. Ayrıca bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeri diğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi kırk dokuz yılı geçemez. 16. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinden doğan bir sözleşme türü olup işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasıdır. İHDS kamu hizmetinin gördürülmesine yönelik birçok sektörde kullanılsa da en yaygın olarak kullanıldığı sektör, enerji piyasası ve özellikle de elektrik piyasasıdır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında, ..., iletim ve dağıtım hizmetleri özelleştirme programına alınmış ve bütünleşik bir yapıda hizmet vermesi için düzenlemeler yapılan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bölünerek ... A.Ş. (...), ... A.Ş. (...) ve ... A.Ş. (...) adlı iktisadi devlet teşekkülleri oluşturulmuştur. 17. Üretim tesisleri ile dağıtım bölgeleri arasındaki (elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV üzerindeki hatlar üzerinden naklini içeren) iletim hizmetinin zorunlu tekel konumu gözetilerek iletim hizmeti ... bünyesinde yürütülmek üzere özelleştirme kapsamı dışında tutulmuş; ... ve dağıtımında ise rekabetçi bir piyasanın oluşması benimsenmiştir. Bu kapsamda elektrik üretimi kamu hizmetinin, ruhsat usulü ile özel hukuk kişilerine gördürülmesi benimsenirken, elektrik dağıtımı kamu hizmetinin ise Danıştay’dan alınan görüşe uygun olarak, özelleştirilmesinin işletme hakkı devri usulü ile yapılması benimsenmiştir. 18. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talebi üzerine, dağıtım bölgelerinde gerçekleştirilecek özelleştirme uygulaması da dahil elektrik özelleştirilmelerinde izlenecek modelin belirlenebilmesi açısından, ... tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve ...’a ait ... bölgelerinin mülkiyetinin devri suretiyle özelleştirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda istenilen görüşe Danıştay 1. Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve 2004/17 E., 2004/24 K. sayılı kararı ile dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri dışında işletme hakkının devir suretiyle özelleştirilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine ..., Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu karar gereğince dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere dağıtım şirketi kurularak bu şirkete kırk dokuz yıl süre ile dağıtım lisansı ve işletme hakkı verilmesinin, dağıtım tesisleri dışında kalan duran varlıkların da (araç, bina, taşıt, demirbaş vb.) bu şirkete devir edilmesinin ve söz konusu bu şirketin hisselerinin satışı suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususu Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. 19. Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile kabul edilen özelleştirme modeline uygun olarak, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesine “...’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan ... şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmü ikinci fıkra olarak eklenmiştir. 20. Öte yandan özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra tüm ülkede elektrik dağıtımı hizmeti veren müesseselerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan ... muhafaza edilerek, bu kez yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan ... A.Ş.’ler (...) kurulmuş; bu şirketler dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. 21. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14/2 maddesine istinaden ... ile %100 hisselerine sahip olduğu yirmi ... arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin olarak ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İHDS imzalanmıştır. ... ile ...’lar arasında imzalanan İHDS’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı 7. maddesi ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımı yapılmıştır. ... ile ...’lar arasındaki, üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını gerektiren maddi olaylar; kamulaştırmasız el atma, dağıtım faaliyeti ya da dağıtım tesislerinin işletilmesi nedeni ile üçüncü kişilere verilen zararlar (örneğin, elektrik telinin kopması ile bir tarlanın yanması ya da direğin araba üzerine düşmesi vb.) gibi olaylardır. İHDS’nin 7. maddesinde üçüncü kişilerin, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler (7.4) ile dağıtım tesislerinin mülkiyetinden (7.1, 7.2) ve işletilmesinden (7.6) doğan tazminat taleplerinin, bu talepleri doğuran olay İHDS öncesinde doğmuş ise ...’lar tarafından ...’a, bu talepleri doğuran olay İHDS sonrasında doğmuş ise ... tarafından ...’lara rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 22. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 07.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararı ile; özelleştirme programına alınan ...’ın özelleştirilmesi ile ilgili olarak; sermayesinin %100'ü ...'a ait olan ve ... bölgelerinde dağıtım lisansı ile ...'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda özelleştirmeler, blok satışı ile yöntemi ile yapılarak yirmi ayrı ...’ın hisselerinin satışı ile gerçekleştirilmiş; en erkeni 2009 olmak üzere 2013 yılında özelleştirmeler tamamlanmıştır. ...’ların hisselerinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmelerinin 9.4. maddesinde, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş; ayrıca özelleştirme sürecinde, ihale şartnamelerinin 24/f maddesinde de, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı olduğu yer almıştır. 23. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; elektrik dağıtımına ilişkin özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan ... A.Ş.’ler (...) kurulmuş; bu kapsamda davacı şirkette %100 hissesi ...’a ait olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. Davacı şirketin ...’a ait olan %100 oranındaki hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 31.08.2010 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” ile ... ... A.Ş.’ye devredilmiştir. 24. Hisse satışından sonra davacı şirket, eldeki dava ile dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde ödemek zorunda kaldığı toplam 24.473.595,30 TL'nin İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamından dağıtım faaliyetinin ... tarafından müesseseler aracığıyla yapıldığı dönemde dava dışı ... Enerji ... A.Ş.’ye hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, anılan şirketin bu bedelleri Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında her ay ödediği anlaşılmaktadır. ... Enerji ... A.Ş. tarafından fazla yapılan tahsilatın iadesi amacıyla Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/52 E. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından 12.06.2014 tarihinde ödeme yapılmıştır. 25. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde tahakkuk ettirilen iletim sistemi kullanım bedellerinin ödemesinin bir kısmı davalının bölgedeki müessesesine yapılmış, bir kısmının ödemesi ise davacının ayrı bir tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacı şirkete yapılmıştır. 26. Hemen belirtilmelidir ki 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/4 maddesinde müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu olarak tanımlanmıştır. Anılan KHK’nın 15. maddesi gereğince; sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese hâlinde teşkilatlandırabilirler. Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır (233 sayılı KHK m. 15/5). Yukarıda da bahsedildiği üzere Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile bölgede dağıtım faaliyetini yürüten müesseseler varlıklarının sürdürmeye devam ederken dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olan %100 hissesi ...’a ait ayrı birer anonim şirket kurulması kararlaştırılmıştır. Nitekim davacı şirketin esas sözleşmesinin geçici 3. maddesinde şirket sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Yalova müesseseleri idari, hukukî ve malî açıdan davacı şirkete bağlanmıştır. 27. Görüldüğü üzere dağıtım faaliyetini yürüten müesseselerin ayrı birer tüzel kişiliği olsa da faaliyetlerini ... kapsamında yürütmektedirler. Oysa 01.03.2005 tarihinde tescil edilen ...’ların %100 hissesi ...’a ait olsa da müesseselerden farklı olarak ayrı tüzel kişiliğe sahiptirler. Dolayısıyla hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirilen dava dışı ... Enerji ... A.Ş.’nin hatalı işlem nedeniyle ödemelerini Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında yaptığı gözetildiğinde bu ödemelerin 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılanların ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir. 28. Bu kapsamda dava dışı ... Enerji ... A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerin davacıya aktarıldığı davalı tarafından ispatlanmadığına göre taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalının dava konusu ödemenin tümünden sorumlu olabilmesi için dava dışı ... Enerji ... A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıya aktarıldığının davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dosya kapsamında davacı bu hususu iddia ve ispat edememiştir. Bu itibarla taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalı sadece dava dışı ... Enerji ... A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerden sorumludur. Zira müesseseler ile ...’lar ayrı tüzel kişilikler olduklarından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemeler davacıya yapılmış olup davacı 12.06.2014 tarihinde aldığı bir kısım ödemeleri iade etmiş bulunmaktadır. 29. O hâlde mahkemece, müesseseler ile ...’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji ... A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler tespit edilip, anılan işlem nedeniyle ödenen yargılama giderleri de buna göre oranlanıp sonucuna göre karar verilmelidir. 30. Öte yandan her ne kadar Özel Dairece bozma ilamının üçüncü bendinde, davacının dava dışı şirkete ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup ettiği, ancak davalıdan bu tutarı hesaba katarak talepte bulunduğu, bu hususun karar yerinde tartışılmadığı belirtilmiş ise de bölge adliye mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de davacı, dava dışı şirkete kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup etmiştir. Ancak mahsup edilen bu bedel dava dışı şirketin, başka bir mahkeme kararı gereğince davacıdan alacağına ilişkin olup bu miktarın eldeki davada davalıdan tahsilinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 31. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir...." denilmek suretiyle müesseseler ile ...’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji ... A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Hal böyle olunca 24.07.2006 tarihli İHDS'nin imza tarihinden sonra gerçekleşen rücuya dayanak ilama konu elektrik faturalarından bazılarında, ... Elektrik Tarifeleri Listesinde 'Ticarethane ve Diğer' bölümünde Resmi Sağlık Kuruluşlarında uygulanması gereken diğer-1 tarifesi yerine daha yüksek veya düşük başka tarifeler uygulanması sonucunda fazla tahsilat yapılmasından doğan alacaktan kaynaklanan sorumluluğun rücuya dayanak tahsilatların İHDS sözleşmesinden sonraki döneme ait olması nedeniyle davacı şirkette olduğu, dağıtımın ... tarafından yürütülen dönemde fazla tahsilat yapılmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih 2021/3576 Esas 2022/7514 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -