Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2014/17573 E. 2015/9622 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2014/17573
Karar No
2015/9622
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1145 Esas KARAR NO:2024/2110 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/501 Esas - 2022/324 Karar TARİH:24/03/2022 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:26/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12/12/2018 tarihinde hatlı minibüs plakasında kullanmak amacıyla, davalı ... Otomotiv'e ait minibüsü, davalı şirketin yetkili satıcısı ... Otomotivden 185.000,00-TL bedel ile satın aldığını, aracın 62.000-KM iken arızalandığını, aracın yetkili servise götürülerek arızanın tespit edildiğini, müvekkilinin arızanın giderilmesini talep ettiğini, ancak yetkili servis tarafından arızanın garanti kapsamında bulunmadığının bildirilerek tamir ücreti talep ettiğini, müvekkilinin 11.041,56-TL tamir ücreti ödemek zorunda kaldığını, oysa aracın garantisinin devam ettiğini beyanla müvekkilinin ödemiş olduğu 11.041,56-TL tamir ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 24/03/2022 tarih ve 2021/501 Esas - 2022/324 Karar sayılı kararında; "Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, ilgili yerlerden dava konusu aracın trafik tescil kayıtları, servis kayıtları, hasar dosyaları getirtilmiş, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/681 Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla istenilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, garanti süresi içerisinde garanti kapsamında sayılmayan onarım için ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye göre bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın satın almış olduğu ... marka araçların garanti şartlarına göre; garanti süresinin aracın teslim tarihinden itibaren başlayıp sınırsız km olduğu, aracın bütün parçaları dahil olmak üzere tamamının firma garanti kapsamında olduğu, aracın garanti süresi içerisinde, gerek malzeme ve işçilik, gerekse montaj hatlarından dolayı arızalanması halinde işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamirinin yapılacağı, aracın kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanılmasından kaynaklanan arızaların garanti dışında tutulduğu belirtilmiş, dava konusu aracın tüm bakımlarının zamanında yapıldığı, son bakım tarihinin 03/10/2019 tarihinde ve 59.834 km'de iken yapıldığı, aracın bakımdan sonra takriben 1.086 km gittikten sonra motor üst kapağının emme ve egzoz yuvası içindeki çatlakların meydana gelmesinde davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, aracın üretim hatasından dolayı arızanın meydana geldiğini, davacı tarafın zararının araç üzerindeki değişen parçalar ve işçilik bedeli toplamı olarak ödediği 11.041,56-TL olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi raporunda silindir üst kapağı çatlaması belirtilerinden söz edilmiş, buna göre belirtilerin; yağ sızıntısı, radyatör suyu sızıntısı, kötü motor performansı, egzozdan beyaz duman gelmesi, motor teklemesi olduğu ortaya konulmuştur. Yine bilirkişi raporunda, silindir kapağının neden çatlayacağı hususu üzerinde durulmuştur, bu durumun da ihtimalleri sıralanmıştır. Buna göre; motorun aşırı ısınması, kapağın birden fazla taşlanması, soğutma sistemindeki hava, devir daim pompasının arızalanması, termostatın kapalı kalması ve kış aylarında motor soğutma suyunun donması olarak silindir kapağının çatlamasına neden olabilecek ihtimaller olarak belirtilmiştir. Bilirkişi raporuyla, araçtaki silindir üst kapak emme ve egzoz yuva çatlak arızası nedeniyle yapılan onarım sonucunda, değişen parçalarda piston motor üst kapak ve emme ve egzoz yuva çatlak arızasına neden olan yukarıda sayılı ihtimallere uyumlu parça değişimi olmadığı saptamasında bulunarak arızanın motor üst kapağı yapımında motordaki her türlü çalışma koşullarında yüksek devirlerde dahil olmak üzere özel yeteri kadar dirençli malzemeler kullanılmadığı belirtilerek arızanın üretim hatası kaynaklı olduğu kanaatine varılmış, arıza nedeniyle araçta değiştirilen parçalar ve işçiliklerin aracın onarımı için gerekli olduğu, bedellerinin ise arıza tarihi itibariyle kadri matuf olduğu, onarım bedelinin değişen parçalar için 10.038,56-TL ve işçilikler için 1.003,00-TL olmak üzere toplam 11.041,56-TL olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi raporu, dava konusu araçtaki arızanın belirtileri yönünden değerlendirme yapması, arızanın neden kaynaklanacağı açısından incelemeler yapması göz önüne alındığında gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla, esasa etkili kanıt olarak değerlendirilmiş, arızanın kullanım hatasından olmayıp, üretim hatasından kaynaklandığı sonucuna varılmış, garanti koşulları kapsamında onarımın davalı firma tarafından ücretsiz olarak onarımı gerektiğinden davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile; 11.041,56-TL'nin 11/06/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda tarafsızlıktan uzak, teknik detayları haiz olmayan, denetime elverişsiz bilirkişi raporu ve eksik deliller üzerinden hatalı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, Davaya konu araçta meydana gelen arızanın, tamamen kullanıcı hatasından kaynaklandığını; yerel mahkemenin üretim hatası sebebiyle arızanın garanti kapsamında müvekkili şirket tarafından giderilmesi gerektiğine yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu araçta meydana gelen arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığının en büyük göstergesinin aracın 62.000 km'ye kadar iddia edilen arızayı göstermemiş olması olduğunu; aracın iddia edildiği şekilde ayıplı olması halinde, aracın 62.000 km'ye kadar kullanılmasının imkansız olduğu noktasında hiçbir şüphe bulunmadığını; bu nedenle, araçta hiçbir şekilde ayıp olmadığından ve arıza tamamen kullanıcı hatasından kaynaklandığından, garanti kapsamına alınmasının mümkün olmadığını,Davacı taraf her ne kadar davaya konu aracın servis bakımlarını düzenli yaptırdığından bahisle arızanın kendisinden kaynaklı olamayacağını ve üretim hatasından meydana geldiğini iddia etmiş ve hükme esas alınan Bilirkişi Raporu’nda da yanlı şekilde davacının işbu haksız iddiaları yinelenmiş olsa da, 18.11.2021 tarihli beyan dilekçeleri ekinde sundukları “Kapak Arıza İnceleme Raporu”ndan açıkça görüldüğü üzere, yapılan incelemede silindir kapak su sızdırmazlık testinde su kaçağı olduğunun tespit edildiğini; bu ifadenin, aracın servise giriş sebebi olan aracın su eksiltmesi anlamına gelmekte olup, bu durumun ortaya çıkmasındaki temel sebebin aracın motor kontrol elektronik ünitesi kayıtlarında da belirtildiği gibi, belirlenmiş normal kullanım şartlarının aksine motor devri üzerinde kullanılması olduğunu, aracın belirlenmiş maksimum motor devri üzerinde kullanılması, tamamen kullanıcıdan kaynaklı bir durum olup, bu şekilde kullanımdan kaynaklı oluşacak arızaların, aracın bakımlarının eksiksiz yapılmış olması ile hiçbir teknik ilgisinin bulunmadığını; müşterilerin kullanımlarından kaynaklı (motor devrinin üst limitin üstüne çıkması) oluşan tüm şartlar gibi bu durumun da garanti kapsamında yer almadığını, Esasen, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da iddialarını destekler biçimde arızanın maksimum motor devri üzerinde kullanılmasından dolayı meydana geldiği tespit edildiğini, Bilirkişi raporunda aynen; "Aracın Kullanma kılavuzunda aracın belirlenmiş maksimum motor devri üzerinde kullanılmasından dolayı meydana gelen arızalar garanti kapsamı dışındadır diye yazılı bir ibare bulunmamaktadır.”diyerek arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olduğunu örtülü şekilde kabul ettiğini, ne var ki HMK 279/4 hükmü uyarınca görüşüne başvurulan uzmanlık alanının dışına çıkarak adeta bir hakim gibi somut olayın garanti kapsamına girip girmeyeceğini tartıştığını, hukukun genel ilkeleri gereği müvekkili Şirket'in kullanma kılavuzuna "aracın maksimum motor devri üzerinde kullanılmasından kaynaklanan arızalar garanti kapsamı dışındadır" şeklinde bir ifade yazılmamış olmasının, bu durumlarda aracın garanti kapsamında sayılacağı anlamına gelmeyeceğini, taraflar arasında belirlenen Garanti Şartları’nda açıkça “Aracın kullanma kılavuzunda yer alan, hususlara aykırı kullanılmasından kaynaklanan arızalar garanti dışındadır.” ibaresinin yer aldığını; ortalama niteliklere sahip ve araç kullanma ehliyetine sahip her kimsenin, aracın maksimum motor devrinin geçilmemesi gerektiğini, geçildiği takdirde araçta arızanın meydana geleceğini bilmekte olduğunu; araç göstergelerinde genel olarak maksimum devirden sonrasının kırmızı renkle gösterilmesinin amacının bu olduğunu; Müvekkili Şirket'le ticari bir satım ilişkisine giren ve aracı ticari olarak kullanan davacının bu durumdan bihaber olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının aracı maksimum motor devrinin üzerinde kullanmasının, kullanım kılavuzunda öngörülen kullanım koşullarına aykırılık içerdiği ve hatası sonucunda meydana gelen zararın garanti kapsamına alınamayacağının aşikar olduğunu;aksinin kabulünün, borçlar hukukunun genel ilkelerden olan "Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak bundan bir hak iddia edemez." anlayışına aykırı olacağını, Uyuşmazlığa konu motor silindir üst kapağının üretim teknolojisi olarak kalıp dökümü yapıldığı göz önüne alındığında, döküm kalıbından çıktığı haliyle sorun yaşanmadığı ve neredeyse 65.000 kilometreye kadar bir şikayete sebep olmadığının davacının da kabulünde olduğunu; bu halde, mekanik bir parçanın dış etken/müşteri kullanımı olmadan değişiklik göstermesi mümkün olmadığını; bu durumda oluşan arızanın, motor kontrol ünitesinde de kayıt altına girdiğini ve belgelenmiş olduğu gibi kullanım kaynaklı olarak ortaya çıktığını,Esasa etkili tek kanıt olarak değerlendirilen bilirkişi raporunda da aslında araçtaki arızanın aracın maksimum motor devrinin üzerinde kullanılmasından kaynaklı motordaki aşırı ısınma olduğunu tespit ettiğini; kendince bu durumun garanti kapsamında olmadığını iddia ettiğini, ayrıca müvekkili Şirket'i aracın yapımında yeterli dayanıklılıkta malzeme kullanmamakla itham ettiğini ancak bu iddiasını hiçbir teknik açıklama ile gerekçelendirmediğini, bu nedenlerle dava konusu araçta meydana gelen arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmakta olup, garanti kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığını,Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili Şirket’in sattığı aracın ayıplı olduğu bir an içi bile düşünülse edilse dahi davacının gerekli kontrolleri sağlayarak araçta bir ayıp olup olmadığını kontrol etmesi ve durumu derhal yetkili servise bildirmesi gerektiğini; davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracı yaklaşık 60.000 km ticari amaçla ve yoğun şekilde kullandığını; davalının sözde ayıplı ifa nedeniyle tazmin talebinin bu sebeple de reddi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2014/17573 E., 2015/9622 K. sayılı ve 26.03.2015 tarihli Kararı) Yerel mahkemenin de gerekçeli kararında işaret ettiği üzere, ilk derece yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporunda silindir üst kapağı çatlaması belirtilerinden söz edildiğini ve yine silindir kapağının neden çatlayacağı hususları üzerinde durulduğunu, çatlama nedenleri arasında birincil olarak “motorun aşırı ısınması” olduğunun belirtildiğini; bu tespit yapılmış olmakla, savunmalarında ileri sürdükleri arızanın motorun üst devir limitinin üstüne çıkılması kaynaklı gerçekleştiği hususunun hiçbir şekilde ele alınmadığını, makine konusunda uzman olan ya da olmayan herkesin malumu olduğu üzere, üst limitin üzerinde araç kullanımının araç motorunun aşırı ısınmasına neden olacağının izahtan vareste olduğunu; bu husus incelenmeden ve kullanıcı hatası görmezden gelinerek, sözde kullanılan malzemenin yetersiz olduğu iddiasıyla (uyuşmazlığa konu motor silindir kapağında hangi yetersiz malzemelerin kullanıldığı ve aslında hangi malzemelerin kullanılması gerektiğine de asla değinilmediğini, çünkü aslında böyle bir hata söz konusu olmadığını) garanti kapsamında müvekkili Şirket’e sorumluluk yükleyen bilirkişi raporu denetime elverişsiz olduğu gibi, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayalı ve başka bir gerekçe sunmamış kararın da hukuka aykırı olduğunu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2010/13282 E., 2010/16032 K. ve 7.10.2010 tarihli kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/3147 E., 2015/14560 K. sayılı ve 11.11.2015 tarihli kararı)Dosyada yer alan teknik verilere ve delillerimize hiçbir surette değinilmeksizin eksik inceleme ile düzenlenen, işbu gerekçelerle bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmasına yönelik haklı itirazlarımızı kapsayacak nitelikte ek rapor düzenlenmemesinin, salt davacı yan tarafından sunulan deliller dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmaması, diğer bir ifade ile teknik yönden değerlendirme içermesi gereken bilirkişi raporunun, hiçbir bilimsel veriye dayanmadığı, dosya kapsamındaki deliller gözardı edilerek düzenlendiği sabit olduğundan denetime elverişli olmaması hususları ile ayıp iddiasının araştırılmasından önce, ayıp bildiriminde bulunulup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkeme tarafından bu yönde hiçbir değerlendirmede bulunulmamış olmasının, yerel mahkeme tarafından verilen kararının usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğunu ortaya koymakta olduğunu,İleri sürerek,yukarıda izah olunan ve mahkemece re’sen göz önüne alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ikame edilen davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacıya ait araçta meydana gelen arızanın garanti kapsamında giderilmediği iddiasına dayalı olup, onarım için yapılan masrafın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, davacıya ait aracın servis kayıtları, garanti şartları ve klavuzu dosya arasına alınmış, makine mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırılarak, alınan rapor doğtultusunda, dava konusu araçta meydana gelen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı ve garanti kapsamında olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, davaya cevap süresinden sonra ve fakat bilirkişi raporunun tanziminden önce dosyaya sunulan 18/11/2021 tarihli beyan dilekçesindeki savunmaların tekrarı mahiyetinde olup, araçta meydana silindir kapağı çatlaması arızasının, aracın belirlenmiş maksimum motor devri üzerinde kullanılmasından kaynaklandığı, bilirkişi raporunda, silindir kapağı çatlaması arızasının motorun aşırı ısınmasından kaynaklanabileceği belirtilmesine rağmen, motorun maksimum devir üzerinde kullanılması hususunda yeterli değerlendirme yapılmadığı,rapora itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönündedir.Davacının araçta arıza meydana gelir gelmez yetkili servise başvurması karşısında , davalının ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan tüm delillerin, bu arada davalı yanın 18/11/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu servis raporunun da değerlendirildiği, raporda araçtaki silindir kapağı arızasının olası nedenlerinin madde madde sıralandığı ve motorun aşırı ısınmasının da bu nedenler arasında sayıldığı, motorun aşırı ısınması başlığı altında içten yanmalı motorların çabuk ısınacaklarının, aracın soğutma sistemindeki arızanın motorun aşırı ısınmasına neden olabileceğinin, dolayısıyla silindir kapağı çatlamasının aşırı ısınan motorun hararet yapması sonucu oluşabileceğinin belirtildiği, yoksa motorun aracın maksimum devir üzerinde çalıştırılmasının bu arızaya neden olacağı yönünde açık bir tespit bulunmadığı, raporda arızanın motor üst kapağı yapımında özel yeteri kadar mukavim malzemeler (dökme demir, alüminyum) kullanılmamasından kaynaklandığı, kullanıcı hatası olmadığı ve garanti kapsamında olduğu kanaatinin ortaya konduğu, motor üst kapağının yapımında yüksek devir dahil motordaki her türlü çalışma şartlarında yetecek özel mukavim malzemeler kullanılması gerektiğinin, dava konusu aracın tüm bakımlarının zamanında yapıldığının, aracta, son bakım akabinde yaklaşık 1.086 km yol alındıktan sonra motor üst kapağının emme ve egzoz yuvası içerisinde meydana gelen çatlama şeklindeki arızanın üretim hatası olduğunun belirtildiği, raporda davalı savunmalarının karşılandığı, bu nedenle mahkemece 18/11/2021 tarihli dilekçede yer alan savunmaların karşılandığı, teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli bulunan rapora dayalı olarak hüküm kurulmasında, bu savunmaların tekrarı mahiyetindeki rapor itiraz dilekçesine istinaden ek rapor alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 754,25-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 218,56‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 535,69‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5- Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2014/17573, K. 2015/9622, T. 11.11.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2014-17573-e-2015-9622-k-16ebc163f93d