Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2013/99 E. 2014/160 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2013/99
Karar No
2014/160
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/403 KARAR NO : 2024/1701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2021 NUMARASI : 2017/1151 Esas - 2021/981 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2024 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarih 2017/1151 Esas 2021/981 sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalılar ... Tic. San. A.Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 15.09.2012 tarihinde, müvekkilleri ... ve ...'ın oğlu, ...'ın kardeşi olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu babası davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yolu dik şekilde kapatmış durumda olan davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı kamyona çarpmamak için ani manevra yapıp yolun dışına çıkarak uçuruma yuvarlandığını, kazada ...'ın vefat ettiğini, Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/99 E. 2014/160 K. sayılı dosyasında davalı sürücünün taksirle bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili ... hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09.06.2014 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde müvekkili ...'ın %75, davalı ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu kusur oranlarına itiraz ettiklerini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... A.Ş. ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin ve sürücü ...’in kusurunun bulunmadığını, müvekkili ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı boş olan tanker ile seyir halinde iken asfaltın erimiş olması ve yolun rampa olmasından dolayı hareket edemeyerek aracının yolda kaldığını, bu esnada karşı yönden gelen davacı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın virajlı yoldan hızla çıkarak aracın kontrolünü kaybederek şarampole yuvarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün ve yol kenarında bariyer olmaması sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurlu olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde 11 yaşında ve öğrenci olduğunu, anne, baba ve kardeşine desteğinin olduğuna dair somut bir delil bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı ve davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, zarar hesabının aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davacıların olaydan sonra SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile seyir halinde iken çıkış eğimli yolu çıkamayıp geri geri gelerek manevra yaptığı sırada, seyir halinde bulunan dava dışı ... plakalı tanker sürücüsünün manevra yapan çekiciyi görüp seyir şeridinde beklediği, davacı sürücü ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile yolun kapandığını görüp fren yapması akabinde direksiyon hakimiyetini kaybedip sağdan yol dışı kalarak otomobili uçuruma devirmesi sonucunda davacılar ... ve ...'ın oğulları, davacı ...'ın kardeşi ...'ın vefat ettiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.06.2018 tarihli rapor ile Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/99 E. 2014/160 K. sayılı dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 09.06.2014 tarihli raporların birbirlerini destekler ve teyit eder nitelikte oldukları, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %10 oranında tali, davacı ...'ın ise %90 oranında asli kusurlu olduğu, hükme esas alınan 17.05.2021 havale tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı anne ... için 167.227,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, kusur oranı indirimi sonrası davacı annenin talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 16.722,70 TL olduğu, davacı baba ... için 123.627,85 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, ancak %5 yetiştirme gideri olan 5.149,24 TL'nin mahsubu ve kusur oranı indirimi sonrası davacı babanın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 11.847,86 TL olduğu, davalı sigortaya gönderilen 03.04.2017 tarihli ihtarnamenin 17.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve 10 günlük süre verildiği, davalı sigortanın temerrüdünün 28.04.2017 tarihinde oluştuğu, müteveffanın vefat tarihinde 11 yaşında olduğu, davacı kardeşi ...'a ileride destek olacağı ispatlanmadığından davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 16.722,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'sinin davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, davalı sigortadan ise 28.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen, 15.722,75 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 11.847,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'sinin davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren, davalı sigortadan 28.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen, bakiye 10.847,86 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...’ın destekten yoksun kalma talebinin reddine; davacı ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... Tic. San. A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının ve manevi tazminatın çok düşük olduğunu, mahkemece alınan kusur raporlarında müvekkili ...'ın %90 oranında kusurlu olduğuna dair tespitin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkiline ait aracın 15 metre uzunluğunda fren izinin olduğu belirtilmiş iken, 12.06.2018 tarihli Adli Tıp Raporunda 28 metre fren izinin olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağındaki 15 metre fren izinin hesaba katılması halinde müvekkilinin kullandığı aracın hızının daha da düşük olarak belirleneceğini, müvekkilinin 40-50 km hızla ilerlemekteyken viraj mahalline yaklaştığını, davalılara ait çekicinin gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin yolu kapatması ve arkasında duran dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün ise gerekli önlemleri almadan duraklamasının kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, davalı sürücünün kullanmakta olduğu araçta tek şoför olup olmadığı ve aracı kaç saat kullandığı hususlarının araştırılmadığını, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, müvekkili ...'ın aracın sahibi işleteni olduğundan bahisle kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, sürücü ... dışındaki müvekkillerinin alacağı tazminattan kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... Tic. San. A.Ş. ve ... vekili; mahkemece hükme esas alınan 12.06.2018 tarihli kusur raporunun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı boş olan tanker ile seyir halinde iken asfaltın erimiş olması ve yolun rampa kısmı olmasından kaynaklı olarak hareket edemediğini ve yolda kaldığını, aracın arkasından ve karşısından gelen araçların durumu anlayarak yavaşladıklarını, karşı yönden gelen davacı ...'ın ise sevk idaresinde bulunan araç virajlı yoldan hızla çıktığını, aracın kontrolünü kaybederek şarampole yuvarlandığını, davacı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, ceza dosyasında kazanın meydana geldiği yol kenarında bariyer bulunmadığının tespit edildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de kusurunun bulunduğunu, dosya kapsamında bilirkişi ...'dan alınan ilk hesap kök ve ek raporunda "davacı ...’ın herhangi bir tazminat alacağı kalmadığı” yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığını, davacılar tarafından söz konusu hesap raporlarına itiraz edilmiş ise de, hesap raporlarında davacı ... yönünden yapılan bu tespit ve değerlendirmeye ve sair hususlara yönelik somut ve açık bir itiraz ileri sürülmediğini, önceki raporlarda PMF tablosuna göre belirlenen yaşam ve destek sürelerine itiraz edilmemesi nedeniyle müvekkilleri yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu, yürürlükte olan mevzuat uyarınca askerlik yaşının 20 olduğu halde hükme esas alınan 10.05.2021 tarihli raporda müteveffanın askere gitme yaşının 22 yaş olarak kabul edildiğini, evlenme yaşının da hatalı belirlendiğini, böylece davacı anne ve baba lehine fazla pay ayrıldığını, müteveffa için 6 ay askerlik süresi hesaplandığını, oysa vatani görevini yedek subay ve yedek astsubay olarak yapanların askerlik süresinin 12 ay olduğunu, askerlik dönemi dışlanmadan hesaplama yapıldığını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıların ıslah dilekçesini 04.10.2021 tarihinde ibraz ettiklerini, ancak ıslah harcını HMK 181. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 11.10.2021 tarihinde vezneye yatırdıklarını, ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekili ile davalılar ... ..A.Ş. ve ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 12.06.2018 tarihli raporunda davacı ...'ın sürücüsü olduğu araç ile meskun mahal dışında çift yönlü sert virajlı, dik eğimli yolda seyri sırasında yola gereken dikkati vermediği, hızını yolun geometrik özelliğine göre ayarlamadığı, sağa tehlikeli viraj trafik işaret levhasını dikkate almadığı, viraja hız azaltarak girmediği, direksiyon hakimiyetini kaybedip sağdan yol dışı kalarak aracı uçuruma devirdiği, kazanın meydana gelmesinde %90 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...'in ise yönetimindeki çekici ile yerleşim birimi dışındaki karayolunda seyri sırasında çıkış eğimli yolu çıkamayıp geri geri gelerek manevra yapıp vasıtaların emniyetli bir şekilde seyretmesini engellediği, kazanın meydana gelmesinde %10 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Davalılar ... ..A.Ş. ve ... vekilinin davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; ilk derece mahkemesince 30.09.2021 tarihli duruşmada davacı tarafa "ıslah dilekçesini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine," karar verildiği, davacılar vekilince bu süre içerisinde 04.10.2021 tarihinde ıslah dilekçesinin mahkemeye sunulduğu, ıslah harcının da celse arasında yatırıldığı anlaşıldığından, bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili, davacı sürücü ... dışındaki davacıların alacağı tazminattan kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacı ...'ın işleten sıfatının bulunması nedeniyle, maliki olduğu aracın sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak, bu yöndeki istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davacı tarafça daha önce alınan aktüerya raporundaki hesaplamaların tümüne yönelik itirazda bulunulmuş olmasına, böylece davalılar yararına ilk rapordaki tespitlerin usulü kazanılmış hak teşkil etmesinin mümkün bulunmamasına, sigortalı aracın ticari nitelikte olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacılar vekili ile davalılar ... ..A.Ş. ve ... vekilinin bu hususlardaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekili ve davalılar ... ..A.Ş. ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar .....A.Ş. ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 3.659,40 TL'den peşin alınan 243,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.415,70 TL'nin davalılar .....A.Ş. ve ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar ile davalılar .....A.Ş. ve ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2013/99, K. 2014/160, T. 04.10.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2013-99-e-2014-160-k-10b98a0257e8