Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2013/432 E. 2023/1427 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2013/432
- Karar No
- 2023/1427
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/343 Esas KARAR NO: 2025/469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 27/11/2024 NUMARASI: 2024/62 Esas DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 20/03/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi ...'in astsubay emekliğinden gelen ikramiyesi ile davalı kooperatifle 08.01.2001 tarihinde imzaladığı üyelik sözleşmesi ile davalı kooperatifin diğer davalı arsa sahiplerinin arsaları üzerine inşa ettiği site şeklindeki toplu konut projesinin ... Blok ... Kat, ... numaralı dairesini satın aldığını ve satın aldığı tarihten sonra bu bağımsız bölümde oturmaya başladığını, dava dilekçesinden 3. Sırasında gösterilen ...'nun da davalı kooperatifle 26.02.2004 tarihinde imzaladığı üyelik sözleşmesi ile davalı kooperatifin diğer davalı arsa sahiplerinin arsaları üzerine inşa ettiği site şeklindeki toplu konut projesinin ... Blok ... Kat, ... numaralı dairesini satın aldığını ve satın aldığı tarihten sonra bu bağımsız bölümde oturmaya başladığını, davalı arsa sahipleri ile yüklenici şirketler arasında imzalanan bu sözleşmelerde davacıların ve diğer hak sahibi kooperatif üyelerinin hiçbir şekilde taraf ve muhatap kabul edilmediğini, hal böyle iken, davacıların kullanımında olan daireleri, yukarıda arz edilen Tuzla Belediyesinin yıkım kararı gereğince yakın zamanda yıkılacak ve bu binaların yerine yenileri inşa edileceğini, davalı kooperatifin ise, davalı arsa sahipleri ile olan derdest Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2013/432 E. davayı bahane ettiğini, ancak davanın lehlerine sürmekte olduğu ve en yakın zamanda kooperatif üyelerinin tapularının verileceği şeklindeki beyanları ile bu zamana kadar davacılar ile diğer üyeleri oyaladığını, ancak gelinen aşama itibariyle davacıların ve diğer kooperatif üyelerinin 20 seneyi aşkın bir süredir kullandıkları evlerinin yıkılma aşamasına gelmiş olmasına rağmen, arsa sahiplerinin yeni müteahhitlerle yaptıkları inşaat sözleşmelerinde taraf ve muhatap olarak kabul edilmediğini, davalı kooperatif yöneticilerinden bir kısmının yeni bulunan müteahhit şirketlerle işbirliği içerisinde hareket ettiklerini de istihbarat ettiklerini, öncelikle ve tensiben dava konusu İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine, davacıların, muris babalarından intikal eden ... Blok ... Kat, ... numaralı daireye tekabul eden arsa payının belirlenerek bu payın, davalı arsa sahipleri adına olan İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında davacılar adına kayıt ve tesciline; dava dilekçesinde 3 numaralı davacı ... adına olam ... Blok ... Kat, ... numaralı daireye tekabul eden arsa payının belirlenerek bu payın, davalı arsa sahipleri adına olan İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazdaki tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2023 tarihli ara karar ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, dava konusu İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... mah, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olması halinde 3. Kişilere rızai ve cebri satışını engeller mahiyette taşınmazın tapu kayıtları üzerine 10.000,00TL nakdi teminat yada banka teminat mektubunun dosyaya sunulması halinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Mahkemece 14/04/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararının istinaf edilmesi zerine Dairemizin 2023/1378 E-2023/1427 K. Sayılı 21/12/2023 tarihli kararı ile bir kısım davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/62 E sayılı 27/11/2024 tarihli ara kararı ile; İstanbul Anadolu 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/244 E sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Ara karar yasal süresinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar vekili istinaf nedenleri olarak; aynı parsel ve aynı nedene dayalı olarak açılan benzer bir davada İstanbul BAM 45 HD tarafından tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tapuda irtifak kurulamadığını, dava konusu olmayan taşınmaza ihtiyati tedbir konulması için belirlenen teminat miktarının çok düşük olduğunu, dava tarihi itibariyle tapuda bulunmayan bir bağımsız bölümün tapusunun iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağından ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, davacının ihtiyati tedbir istemi için taraf sıfatının bulunmadığını, davacının iddialarının muhatabının kooperatif olduğunu, davacının tedbir isteminin dayandırdığı İstanbul Anadolu 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/432 E. Sayılı dosyasında, dava dışı kooperatifin davalılara ve arsa maliklerine karşı açtığı tüm davalardan feragat ettiğini, kooperatif ile müvekkilleri arasında bir dava bulunmadığını, söz konu taşınmazda bulunan binaların kentsel dönüşüm kanunu çerçevesinde yıkıldığını, taşınmazın elbirliği mülkiyeti halinde olduğunu, taşımazın satışı ve devrinin kanunen mümkün olmadığını, davalıların taraf olmadığı kooperatif sözleşmesine dayanılarak tedbir konulamayacağını, ifa imkansızlığının bulunduğunu belirterek Mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tahsis edilen bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmaz hakkında yıkım kararı verildiği iddiası ile bağımsız bölümlere tekabül eden arsa payının, arsa sahipleri adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacılar adına tescil edilmesi istemine ilişkindir. Görevsiz Mahkemece davacıların ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek teminat karşılığında, taşınmazın 3. Kişilere devri ve cebri satışa engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi üzerine bir kısım davalılar vekili ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemenin 27/11/2023 tarihli ara kararı ile İstanbul Anadolu 9 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/244 E sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Ara karar bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerine teminat karşılığı konulan tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Diğer taraftan HMK 392.maddesinde, ihtiyati tedbirde teminat gösterilmesi düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara kaşı teminat göstermek zorunda olduğu, talebin resmî belgeye, başkaca kesin bir kabule kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkemenin gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 394/2. fıkrasında ise, İhtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak karara itiraz edilebileceği belirtilmiştir.Somut olayda, kooperatif üyeliği nedeniyle tahsis edilen bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmaz hakkında yıkım kararı verildiği iddiası ile bağımsız bölümlere tekabül eden arsa payının, arsa sahipleri adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacılar adına tescil edilmesi istemine ilişkindir.Dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmaza ilişkin tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın "arsa" vasfında olduğu, kat irtifakına ya da kat mülkiyetine geçilmediği, davalı kooperatif dışında diğer davalılar adına çeşitli paylar oranında tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacıların kooperatif üyelikleri ile ilgili yaklaşık ispat ölçütünü sağlandığı anlaşılmıştır. Davacıların talebinin tapu iptali ve tescile yönelik olduğu dikkate alındığında, yasanın tabiriyle, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması yada tamamen imkânsız hâle gelmesi tehlikesinden dolayı ihtiyati tedbir sebebinin var olduğunun kabulü gerektiği, mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğu anlaşılmakla mahkemece tesis edilen ara kararda bir isabetsizlik bulunmadığından bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/62 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 27/11/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davalılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'ın muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.20/03/2025 KARŞI OY Davacılar kooperatif üyeliğine dayalı olarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlarsa da, kooperatif üyesi davacıların talebini arsa maliklerine yöneltmesinin mümkün olmaması, arsa payının tescili istenmesine rağmen, taşınmazın tamamına tedbir konulmasının da doğru olmaması karşısında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.20/03/2025