İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/288 E. 2023/604 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/288
- Karar No
- 2023/604
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/288 Esas KARAR NO : 2023/604 Karar DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ : 14/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında ... tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuar için katılım sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme çerçevesinde davalı tarafa toplam 32.580,35-TL para ödediğini, ancak fuarın açılmasına yaklaşık 10 gün kala 02/09/2021 tarihinde fuarın pandemi nedeniyle Mayıs ayı 2022 yılına ertelendiğinin bildirildiğini, buna rağmen karşı tarafça .... tarihlerinde düzenlenen gıda fuarı ile .... tarihlerinde düzenlenen ... ve yine zamanında ... gibi düzenlenen sektörel fuarların gerçekleştirildiğini, bu durumda müvekkili şirkete karşı ileri sürülen pandemi nedeniyle erteleme gerekçesinin bir dayanağının kalmadığını, ayrıca fuarların pandemi nedeni ile ertelenmesinde karar mercii olan T.O.B.B'nin de bu yönde bir kararı veya tavsiyesinin söz konusu olmadığını, bu bakımdan fuarın ertelenmesinin kabul edilebilir bir yanının bulunmadığını, fuar kapsamında müvekkili tarafından, sayılanlarla sınırlı olmamak üzere sergilenmesi için yüksek bütçeli koleksiyonlar ve fuar stantlarının hazırlandığını, kiralanan alanların ücretinin ödendiğini, seyahat ve konaklama rezervasyonlarının gerçekleştirildiğini, başka bir deyişle fuarın kararlaştırılan tarihte gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkili şirket nezdinde yüksek boyutlarda maddi zarar ve kâr kaybı olduğunu, ödenen bedelin iadesi için Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; müvekkilinin ödemiş olduğu 32.580,35-TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında ... tarihleri arasında düzenlenecek 26. ... Fuarı (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, davacı tarafın huzurdaki davasının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla ... Fuarının da müvekkili şirket tarafından yapılamadığını, bu sebeple fuarın ... tarihine ertelendiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yaptığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu ve ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkili şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edilip müvekkili şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, yine bu kapsamda fuarın ertelenmesi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine inceleme başlatıldığını, buna ilişkin müvekkili şirketten bilgi ve belge istenildiğini, müvekkili şirketin ise gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, inceleme sonunda müvekkili şirket hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığını ve müvekkili şirket lehine sonuç çıktığını, ... fuarının Mayıs 2022'ye ertelenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, diğer fuarların ulusal çapta fuarlar iken ... fuarının Milli Katılımlı Uluslararası bir fuar olduğunu, milli katılımın; uluslararası bir fuara, yabancı devletin yetkili mercisi tarafından desteklenen ve teşvik edilen bir fuar olduğunu, pandemi sürecindeki uluslararası yasak ve kısıtlamalar, ülkelerarası uçuşların yasaklanması, aşılama politikaları, Türkiye'nin kırmızı listeye alınması gibi sebeplerle milli katılımların iptal edildiğini, verilen teşviklerin kesildiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, müvekkili şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamalarını yaptığını, personelini çalıştırdığını, maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını ve devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında verilen hukuka aykırı karar ile müvekkili şirketin müvekkilinin iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni ile fuarın ertelendiğini, taraflar arasındaki menfaatler dengesinin dikkate alınması gerektiğini, ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunarak; haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı dönme nedeniyle ödenen bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasında ... tarihinde düzenlenecek olan ... Fuarına (...) katılım için sözleşme akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, HMK 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; fuar katılım sözleşmesi kapsamında belirtilen tarihte fuarın yapılmaması nedeniyle davacı tarafça ödenen fuar katılım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...'dan; davacı şirketin ... üyesi olup olmadığına ilişkin kayıtlar ile ... ile ... A.Ş. arasında 25.04.2019 tarihinde imzalanan ''06.12.2005 Tarihli Protokol'e Ek Protokol No:8''[''Protokol No:8''] adlı sözleşmenin örneği ile 06/12/2005 tarihli protokolün bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden; ... yılında yapılması planlanan fuara ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; ayrıca müzekkere cevabının incelenmesinde; ... tarihinde yapılması planlanan dava konusu fuarın önce ... tarihlerinde düzenlenmek üzere 2020 yılı Fuar takvimine işlendiği, davacı şirketin fuarı 2020 yılında düzenleyemeyeceğine dair beyanıyla fuarın 2021 yılı Fuar takvimine alınması talebinde bulunduğu, fuarın bu nedenle ... tarihlerinde düzenlenmek üzere 2021 yılı Fuar Takvimine alındığı, davalı şirketin bu defa fuarın ... olan tarihlerini ... olarak değiştirmek üzere İTO'ya başvurduğunu, bu nedenle fuarın ... tarihlerinde düzenlenmek üzere fuar takvimine işlendiğini, daha sonra davalı şirketin fuarı ... tarihleri arasına ertelemek üzere İTO'ya başvurduğu, başvuru incelendiğinde Fuarlar Komitesince alınmış kararlar doğrultusunda, değişiklik başvurusuna ilişkin gerekli koşulları sağlamadığı tespit edilerek fuarın 2022 yılına ertelenmesinin uygun bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Taraf vekilleri tarafından cevap ve delil dilekçeleri ekinde "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin bir sureti dosyaya ibraz edilmiştir. Dava kapsamında taraf vekilleri tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin ... merkezinde ( kısaca ....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil ) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ...... esas ve ...... karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar." Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir. Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005). Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, T.O.B.B. cevabi yazısı, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ... tarihlerinde düzenlenecek olan ... (...) Fuarına ilişkin fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında KDV ve damga vergisi dahil 32.580,35-TL sözleşme bedeli belirlendiği, davacının 17/05/2019 tarihinde 3.258,04-TL peşin olmak üzere 14/10/2019 tarihinde 29.322,31-TL EFT ile toplam davalı şirkete 32.580,35-TL ödeme yaptığı, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine ... tarihinde yapılması planlanan dava konusu ... Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın ... tarihine ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, ancak müzekkere cevapları ve davalı vekilinin beyanları ile fuarın ertelendiği ... tarihinde de yapılmadığı, İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın ... tarihinde .... Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 32.580,35-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.225,56-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 556,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.669,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 556,40-TL peşin harç, 186,25-TL posta gideri olmak üzere toplam 823,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 9.200,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı (davacı vekilinin e duruşma sistemi ile) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸