İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/797 E. 2025/13 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/797
- Karar No
- 2025/13
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/797 Esas KARAR NO : 2025/13 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/01/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Eldeki dava açılmadan önce davalı şirketler aleyhine, .../... nolu Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak davalı şirketler ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkil ... 6360 sayılı Kanun gereğince devredilen ... ... yasası gereği ...de önceki dönemlerde görev yapan Taşeron firmalarında ... olarak çalıştığını, daha sonra ... personeli olarak görevine devam eden dava dışı ... ... ile ... tarihleri arasında ...'nde ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ... şirketinde, ... ile ... tarihleri arasında ... ve son olarak da ... ile ... tarihleri arasında ... de görev yapar iken emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle görevinden ayrıldığını, müvekkil ... ... bünyesinde, müvekkil ... ve davalılar arasında yapılan hizmet alım ihaleleri kapsamında görev yapan dava dışı ... ... tarihinde emekliliğe hak kazanmış olmasından dolayı ... yapmış olduğu yazılı başvuru sonucunda dava dışı işçiye Kıdem Tazminatı Ücreti olan ... TL Tutar ... tarihinde, ...'a ait ... ... nolu hesaba ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçiye ... tarafından ödenen bedellerin, işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının rücuen tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davacı taraf, dava dışı işçinin işvereni olmadığından işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını beyan ettiğini, ancak dava dışı işçinin uzun yıllardan beri kesintisiz olarak çeşitli işverenlere bağlı olarak davacı ...da çalıştığını, dolayısı ile esasında dava dışı işçi başından beri davacı ... çalışanı olduğunu, davacı ... ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacıya bağlı ... yönetimi tarafından, müvekkil şirkete işe alınacak personel listesi verilmek sureti ile ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkil şirkette işe başladığını, dava dışı işçi, ...nün işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı gözükerek uzun yıllar çalıştığını, başından beri davacının işçisi olan dava dışı ... davacı ... nezdinde, davacı ...dan alınan ihale kapsamında; ...-... tarihleri arasında, müvekkil ... bünyesinde en son ... ₺ brüt ücret ile çalıştığını, ... kodu(Belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi) ile ihale bitimi dolayısıyla çıkışı yapıldığını, davacı ile müvekkil şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden dahi söz edilemediğini, işçi işe başladığı günden beri aslında davacının işçisi olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirket ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmenin muvazaalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme olmadığını, bir an için alt işverene rücu imkanı bulunduğu kabul edilse dahi davacı asıl işverenin yarı yarıya sorumluluğu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme veya teknik/genel şartname işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme içermediğini, müvekkil şirketin taraf olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E. sayılı dosyasında görülen rücu alacağı talepli dosyada tanzim edilen bilirkişi raporunda yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olarak dava dışı işçinin alt işverenlerde çalışma yaptığı dönem ve her şirket özelinde almış olduğu ücret ile sınırlı olarak hesaplama yapıldığını, davacının en yüksek mevduat faizi isteminin de reddini talep ettiklerini, uyuşmazlık konusunun ticari iş mahiyetinde olmadığını, taraflar arasında kamu ihale kanununa göre hizmet alım ihalesi kapsamında yapılan hizmet alım işi olduğunu, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davacı ... arasında iş bu davaya konu edinilen sözleşmenin imza tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği tarafa rücu edilemediğini, söz konusu kanun düzenlemesine uyum sağlanması amacı ile Kamu İhale Genel Tebliğinde de değişikliğe gidildiğini, Kamu İhale Genel Tebliğinde, zikredilen yasa değişikliği öncesinde sözleşme ve genel giderler maddesinde % 4’ lük işveren maliyetinin içinde kıdem tazminatı da gider kalemi olarak yer aldığını, ancak kıdem tazminatının ... tarafından personellere ödeneceğine dair İş Kanunundaki yasal düzenlemeden sonra anılan yasal düzenleme ile uyum sağlanması amacı ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresi Kamu İhale Genel Tebliğinden çıkarıldığını, 10.09.2014 tarihinde kıdem tazminatının üst işveren kamu kurumları tarafından ödeneceğine ilişkin kanun değişikliğinin hemen akabinde 11.09.2014 tarihi itibari ile geçerli olmak üzere Kamu İhale Genel Tebliğinin sözleşme giderleri ve genel giderler tanımından da kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresi çıkartıldığını, davacı ... Kamu İhale Genel Tebliği gereği olarak kıdem tazminatını bir işçilik maliyeti olarak ihale giderlerinin arasında yer vermediğini ve müvekkil şirkete yapılan ödemelerin dışında tuttuğunu, davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere 10.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. Maddesine eklenen ek madde ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesi getirildiğini, kıdem tazminatının kamu kurumları tarafından personellere ödeneceğine dair İş Kanunundaki yasal düzenlemeden sonra anılan yasal düzenleme ile uyum sağlanması amacı ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresi Kamu İhale Genel Tebliğinden çıkarıldığını, 10.09.2014 tarihinde kıdem tazminatının üst işveren kamu kurumları tarafından ödeneceğine ilişkin kanun değişikliğinin hemen akabinde 11.09.2014 tarihi itibari ile geçerli olmak üzere Kamu İhale Genel Tebliğinin sözleşme giderleri ve genel giderler tanımından da kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresinin çıkartıldığını, davacı ... Kamu İhale Genel Tebliği gereği olarak kıdem tazminatını bir işçilik maliyeti olarak ihale giderlerinin arasında yer vermemiş ve müvekkil şirkete yapılan ödemelerin dışında tutulduğunu, bu hususun davacı kurumdan sorularak müvekkil şirkete yapılan hak ediş ödemelerinin hangi kalemleri kapsadığının belirlenmesi gerektiğini, işçi alacaklarında davacı ... üst işveren olarak müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, sözleşme hükümlerinde işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna ve davacının rücu hakkı olduğuna dair bir düzenleme mevcut olmadığını, davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. SGK ve ...'a yazılan yazı cevapları ile tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme veya eki belgelerde bir hüküm bulunmaması durumunda, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Başka bir ifadeyle kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre, asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalının ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemi ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. İhbar tazminatında ise son işveren sorumlu olacaktır. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgeler tam olarak getirtilmiş akabinde dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ... tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Taraflar arasında dava konusu döneme ilişkin sözleşme, genel ve teknik şartnamelerde; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle asıl işveren davacının sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple davalının ödenen bu alacağın ve fer'ilerinin tamamından kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlı sorumlu olduğu, bu bağlamda hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince; davacı yanın davalı yandan ...-TL tazminatın rücuen tazminini talep edebileceği anlaşılmış olup; tazminatın davalı yandan ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı yana verilmesine dair; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... TL rücu alacağından; -...TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den; -...TL lik kısmının ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... den; -...TL lik kısmının ödeme tarihi olan .... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... dan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin Reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile fazla harç olan ...-TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın red edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri uyarınca, arabuluculuk gideri olan ... TL’nin ... TL'sinin davalıdan alınarak, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK 345.maddesi gereğince 2 (İki) haftalık yasal süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır