İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/748 E. 2019/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/748
- Karar No
- 2019/608
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/748 Esas KARAR NO : 2019/608 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2016 KARAR TARİHİ : 13/09/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında ... tarihli ...'nın et ürünlerinin temini ve işletilmesi ile ilgili olarak sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca taşeron olarak kabul edilen ortak konumundaki müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ortaklığın kullandığı restoran ile ilgili olarak müvekkilinin ...-TL kuruluş masrafı yaptığını, sözleşmenin (9) maddesinde her günün sonunda mamülün üretim maliyeti düşüldükten sonra kalan bedelin %30'unun taşerona %70'ini işverene kalmak üzere görüşüleceğinin kararlaştırıldığını kasa tahsilatının davalı tarafından yapılmasına rağmen davalının (9) madde gereği müvekkiline vermesi gereken kısmı bugüne kadar ödemediğini ihtarname çekildiğini, üç günlük süre verildiğini aksi takdirde sözleşmenin fesh edileceğinin ihtar edildiğini, ancak yine ödemenin yapılmadığını, davalının cevabı ihtarname çekerek kuruluş masrafı ve kar payını ödemeyeceğini belirttiğini, ihtarname verilen süre geçtikten sonra müvekkilinin sözleşmeyi fesh etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin toplam ...-TL'lik yatırım bedelinden ... TL'lik alt yapı masraflarını söküp alamadığını yine davalının sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca müvekkiline ödemesi gereken bedelin ...-TL olup, davalının sadece ...-TL ödeme yaptığını kalan ...-TL'lik tutarın ödenmediğini, müvekkilinin alt yapı gideri ve 9. Madde uyarınca ödenmesi gereken fatura bedeli toplamı ...-TL'nin ödenmesi için davalı aleyhine takibe giriştiğini davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında adil ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, 9. Madde kapsamında hesaplaşmanın yapılabilmesi için davacının verdiği hizmetin faturasını kesmesi gerektiğini, davacının hizmet faturasının zamanında kesmediğini, müşterilerinin en yoğun olduğu dönemde hiç hizmet vermediğini, hiçbir ihtar ve ihbar çekmeden faaliyetine son vererek müvekkilimi zor durumda bırakarak zarara uğrattığını, sabit yapı dışında yapılan işler ve alınan demirbaşların protokol gereğince davacıya ait olduğunu, kuruluş masrafı olarak belirtilen rakamın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... tarih .../... esas .../... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli kararı ile davanın adi ortaklıktan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu tarafların tacir olduğu bu nedenle mahkememizden görevli olduğu belirtilerek kararın kaldırıldığı ve dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava yukarıdaki esasa kaydedilmiş, yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından taraflar arasındaki sözleşme, irsaliyeli fatura suretleri, alt yapı masrafları için yapıldığı iddia olunan fatura sureti karşılıklı ihtarnameler delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyası celp edilmiş, mahalinde keşif yapılarak inşaat mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor aldırılmış sonrasında tasfiye memuru olarak mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılıp tüm deliller toplanmıştır. Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK'nın 620. Maddesindeki tanıma göre adi ortaklık sözleşmesi 2 veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Davacı taraf her ne kadar davanın adi ortaklıktan kaynaklanmadığını sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı alacak davası olduğunu belirtmişse de taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ... tarihli protokolün incelenmesinde; Tarafların ... birlikte işletilmesi hususunda anlaşma yaptıkları, dava dilekçesindeki anlatıma göre ...ın davalı tarafça ...'tan kiralanmış olduğu, sözleşmede yatırım masraflarının bölüşülmesi ve kar paylaşımı hakkında düzenlemelerin bulunduğu görülmüş olup bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu kanaatine varılarak davacı feshi iradesini ortaya koyduğunda dava adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yürütülmüştür. TBK'nın 644. Maddesinde tasfiye usulü gösterilmiş olup, mahkememizce tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi belirlemeleri için taraflara süre verilmiş, taraflar ortak bir kişi üzerinden anlaşamadıklarından mahkememizce tasfiye memuru olarak mali müşavir ... görevlendirmiştir. Yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda öncelikle keşif yapılarak restorandaki kuruluş masrafları inşaat mühendisi bilirkişiye hesaplattırılmış, ardından taraflardan tüm ticari defter ve belgelerin ortaklık hesabını gösterir hesap defteri istenmiş, taraflar ortaklığa ait hesap defteri tutmadıklarından bu hususta herhangi bir defter ve belge ibraz etmemişlerdir. Mali müşavir bilirkişi dosya içerisinde bulunan davalıya ait gelir vergisi beyannameleri üzerinden yaptığı incelemede ortaklığın devam ettiği 2016 yılında davalının kar elde etmediği aksine ...-TL tutarında zarar elde ettiğini belirlemiştir. Sonuç olarak adi ortaklıktan sağlanan herhangi bir kazancın bulunmadığı bilakis ortaklığın devam ettiği 2016 yılında davalının zarar ettiği ve tasfiye sonucu taraflara dağıtılacak herhangi bir payın bulunmadığı anlaşıldığından taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye sonucu arta kalan bir kazanç bulunmadığından bu konuda ve itirazın iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davanın niteliği gereği harç ve yargılama giderleri taraflar arasında bölüştürülmüş, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye sonucu dağıtılacak bir pay bulunmadığından bu konuda ve Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası yönünden itirazın iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan dava ilk masraf ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, keşif harcı ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL toplamı ...-TL yargılama giderlerinin yarısı olan ...-TL'nin davalıdan alınmasına, diğer kalanın davacı üzerinde BIRAKILMASINA 4-Davanın nıteliği gereği taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.13/09/2019 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)