İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1203 E. 2024/1092 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1203
Karar No
2024/1092
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1203 Esas - 2024/1092 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1203 Esas KARAR NO : 2024/1092 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ: 17/10/2024 K.YAZIM TARİHİ: 14/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; taraflar arasında kurulan ticari ilişkide davacı şirketin davalıya tıbbi malzeme ve sağlık hizmeti sağladığını, 2014 yılından beri düzenledikleri ve ekte sundukları faturalardan da bu ilişkinin görüldüğünü, davalımım işbu faturalar karşılığı olmak üzere müvekkiline 16.10.2018 tarihinde kısmi ödeme açıklamasıyla, 31.01.2019 tarihinde kısmi ödeme açıklamasıyla ve 02.05.2019 tarihinde de cari hesaba mahsuben açıklaması ile 3 ayrı ödeme yaptığını, dekontların da ekte sunulduğunu, cari hesaba kaydedilen faturalar ile davalı ödemelerin mahsup edilerek bakiye alacak tutarının belirlendiğini, müvekkilini davalı ile ödemeye dair harici görüşmelerini sürdürdüğünü ve bu nedenle alacağı beklettiğini, 2019 yılı sonlarına kadar bakiye tutarın ödenmemesi üzerine 09.11.2019 tarihinde Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işbu faturalar karşılığı alacak için “Ödemeye Çağrı Mektubu” olarak davalıdan talep edildiğini, davalının ihtara olumsuz yanıtı üzerine başlatılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek; davanın kabulü ile davalı adına keşide edilen faturalar toplamından her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 544.447,92TL faturaların her birinin keşide edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; haksız davanın önce öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı ihtarnamesinin tebliğine müteakip 8 gün içinde Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini ve faturaların haksız ve dayanaksız olduğunu belirttiğini, müvekkilinin süresi içerisinde davacının faturalarına itirazda bulunduğunu, müvekkilinin kayıtlarında davaya konu faturalara ilişkin mal veya hizmet almadığından herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının her ne kadar kısmi ödeme veya cari hesaba mahsuben açıklaması ile müvekkilinin kendisine ödeme yaptığını belirtse de ödemelerin hangi faturalara veyahut hangi hizmet ve mal alımı için ödediğini belirtmediğini, 20.12.2014-31.10.2019 tarihleri arası düzenlenmiş faturaların Tıbbi Hizmet Bedeli altında düzenlenmiş olduğunu ve müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, nitekim özel sağlık hizmeti sonuçlarında görev yapan personellerin tıbbi hizmet vermesi durumunda bu hususun ilgili yerlere bildirilmekte olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin Bakanlığa yapılmış herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan herhangi bir hizmet almadığı gibi davacının ilgili yerlere de bildirim yapmadığını, ayrıca davacımım bir hizmet verdiğini beyan ettiği halde her ayın sonunda İl Sağlık Müdürlüğüne herhangi bir tedavi, muayene, ameliyat yapıldığına ilişkin bir bildirimde butunmadığını, bu nedenlerden dolayı müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, faturaların düzenlenme tarihleri göz önüne alındığında işbu davanın kötü niyetle hareket ettiğinin ortada olduğunu, düzenlenme tarihi 5-10 yılı bulmuş faturaları müvekkile bildirimini 09.11.2022 tarihinde ihtarla yapmasının işbu davayı da 1 yıl sonra açmasınım izahının bulunmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2014-2019 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, davacı tarafın yeminli beyanı ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; dosya kapsamındaki taraflara ait BA-BS formlarının yaklaşık uyuştuğu, taraf beyanları arasındaki farkın sadece 2017 yılında KDV hariç toplamı 5.104,00TL olan 3 adet davacı faturasının davalı tarafından BA formu ile eksik beyanından oluştuğu, davacı kayıtlarına göre dava tarihi (20.11.2023) itibariyle davalıdan 544.447,92 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre dava tarihi (20.11.2023) itibariyle davacıya 471.688,77TL borçlu olduğu, ancak davalının 2018 kapanış bakiyesi ile 2019 açılış bakiyesinin birbirini tutmadığı, 2019 öncesi kayıtlarda yer aları bazı davacı faturalarının sarıki ödenmiş gibi davacı alacağından düşüldüğü, düşülen bu tutarlara ilişkin herhangi bir; ödeme belgesi vb. sunulmadığı, ayrıca 2018 yılına ilişkin özellikle davacı faturalarının önemli bir kısmının kayıtlarda yer almadığı, dolayısıyla davalırım kayıtlarının özellikle 2019 yalı öncesine ilişkin olanı kısmının eksik ve yetersiz olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığı açıklamada yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Davalı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davalı vekiline verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmuş olup, davacı şirket yetkilisine yemini yaptırılmıştır. Davacı şirket yetkilisi yeminli beyanında, "Ben davacı şirketin 2014-2019 yılları arasında yetkilisiydim şuanda da Eylül 2024 tarihi itibariyle şirket yetkilisiyim taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin davacı şirkete dava tarihi itibariyle 544.447,92TL borcu bulunmaktadır, taraflar arasında elden ödeme şeklinde bir uygulama yoktur davalı yanın bu yöndeki savunması doğru değildir elden ödeme yapılmadığından bakiye borç devam etmektedir yapılan kısmi ödemeler defterlere işlenmiştir." şeklinde beyanda bulunulmuştur. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında keşide edilen 106 adet faturadan bakiye kalan alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan taraflar arasında tıbbi malzeme temini ve sağlık hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana 106 adet fatura tanzim edildiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, ancak bakiye fatura borcunun ödenmediğini iddia ederek bakiye 544.447,92TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı yan ise alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıdan faturalara konu hizmeti almadığını savunarak davanını reddini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 544.447,92TL alacaklı olup olmadığı hususundadır. Davalı yan cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuşsa da, TBK madde 146 uyarınca kanunda aksine hüküm olmadıkça her alacak için zamanaşımı süresi 10 yıl olup faturaların en eski tarihlisinin 2014 yılına ait olması, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2014 - 2019 yıllarına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2017 yılında 15 adet, 2018 yılında 32 adet, 2019 yılında 8 adet belge karşılığında toplam KDV hariç 586.491,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 2017 yılında 12 adet, 2018 yılında 32 adet, 2019 yılında 8 adet belge karşılığında toplam KDV hariç 581.391,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin 2017 yılında davacının beyan ettiği 3 adet fatura dışında örtüştüğü tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından davalı yanın tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 22/03/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacının kendi defterlerinde 2019 yıl sonu itibariyle davalıdan 544.447,92TL alacaklı olduğu ve bu alacağının dava tarihinde de mevcut olduğu, davalının kendi defterlerinde 2019 yıl sonu itibariyle davacıya 471.688,77TL borçlu olduğu, 2018 yıl sonu kapanış bakiyesinin 62.733,56TL olduğu, ancak 2019 yılı açılış bakiyesinin 568.394,83TL olduğu, 2018 yılı kayıtlarında 30/06/2018 tarihinden sonra dava konusu ile ilgili herhangi bir kayıt yapılmadığı, davacının faturalarının önemli bir kısmının 2018 yılında kayıtlara alınmadığı, ancak 2019 yılı açılış bakiyesinin düzeltilmiş gibi yüksek meblağ ile açıldığı, 2019 yılı kayıtlarda davacı faturalarının bir kısmının aynı tutarda fatura açıklamasıyla davacı alacağından toplam 68.181,24TL düşüldüğü, davacı kayıtlarında yer almayan ancak davalı kayıtlarında davacı alacağından düşülen bu tutarlara ilişkin herhangi bir ödeme belgesine rastlanılmadığı, davalının dava tarihi itibariyle davacıya 471.688,77TL borçlu olduğu rapor edilmiştir. Davalı yana bilirkişi raporunda tespit edilen 2018 yılı kapanış ve 2019 yılı açılış bakiyesi arasındaki farklılığın sebebini açıklamak varsa dayanak belgelerini sunmak üzere, ayrıca davacı alacağından düşülen 68.181,24TL'yi açıklamak varsa dayanak belgesini sunmak üzere 1 ay süre verildiği, davalı vekilinin 23/05/2024 tarihli dilekçesiyle farklılığın elden yapılan ödemeler sebebiyle olduğunu açıklamıştır. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraf ticari defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere tıbbi malzeme ve sağlık hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen 106 adet faturanın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve dava tarihi itibariyle davalıdan 544.447,92TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ise KDV hariç toplam 5.104,00TL tutarlı 3 adet fatura dışında düzenlenen faturaları kayıtlarına işlediği, ayrıca elden yapılan toplam 68.181,24TL tutar ödemeyi davacı alacağından mahsup ettiği, bu itibarla dava tarihi itibariyle davacıya 471.688,77TL borçlu olduğu, davalı yanın elden ödeme savunmasının ispata muhtaç olduğu ve bu hususta dosya kapsamına geçerli bir delil sunulmadığı, davalıya son çare olarak cevap dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı vekilinin yemin metnini düzenleyerek dosyaya sunduğu, yemin metninin davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği, davacı şirket yetkilisi, "Ben davacı şirketin 2014-2019 yılları arasında yetkilisiydim şuanda da Eylül 2024 tarihi itibariyle şirket yetkilisiyim taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin davacı şirkete dava tarihi itibariyle 544.447,92TL borcu bulunmaktadır, taraflar arasında elden ödeme şeklinde bir uygulama yoktur davalı yanın bu yöndeki savunması doğru değildir elden ödeme yapılmadığından bakiye borç devam etmektedir yapılan kısmi ödemeler defterlere işlenmiştir." şeklinde yeminli beyanda bulunarak davalının savunmasının gerçeği yansıtmadığını beyan ettiği, bu itibarla davalının elden ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davalı defterlerinin 2019 yılı öncesine ilişkin kayıtlar yönünden eksik ve yetersiz olduğunun bilirkişi raporunda tespit edilmesi karşısında usulüne uygun tutulan davacı defterlerine itibar edilerek ve ödeme savunmasının da ispat edilemediği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça çıkartılan ihtarnamenin 1011/2022 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede 15 gün süre verildiği, bu sürenin tebliğ tarihine eklenmesiyle davalının 28/11/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, 544.447,92TL'nin temerrüt tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 37.191,23TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.297,81TL harcın mahsubu ile bakiye 27.893,42TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 9.297,81TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.606,06TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 332,00TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.332,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 85.667,19TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1203, K. 2024/1092, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1203-e-2024-1092-k-e1e62ecfc260