İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/829 E. 2025/308 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/829
Karar No
2025/308
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/829 Esas - 2025/308 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/829 Esas KARAR NO : 2025/308 HAKİM : ...... KATİP :...... DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, enerji ölçüm ve enerji ölçüm kalite işleri yapan bir firma olduğunu, dava konusu işin, yüklenicisi olduğunu, Davalı ise, dava dışı 3. Kişi ......isimli şirkette davacı yükleniciye ölçüm yaptıran iş sahibi olduğunu, davacı, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince sözü edilen ölçüm işlemlerini yaptığı halde davalı taraf bu işe ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, Davalı iş sahibinin, iş bedelini ödememesi üzerine davacı tarafından, ...... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden; 25.09.2024 Tarih, ... fatura sayılı KDV Dahil 36.000 TL bedelli fatura dayanak yapılarak genel haciz yoluyla icra takibine girişilmişse de davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılmış bulunan dava hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının davacı şirkete borcu bulunmadığını, Davacı tarafından iddia edildiği üzere şirketler arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, Davacı şirket tarafından davaya konu iş adına kesildiği iddia edilen fatura sehven kayıtlara işlendiğini, Faturanın gözden kaçması sonrası davalı şirket tarafından davacı yana ... Numaralı iade faturası düzenlendiğini, ancak davacı bu iade faturasına itiraz ettiği için davacı tarafın defterlerine bu iade faturası işlenemediğini, faturanın kayıtlara girmiş olmasının tek başına bir sonuç doğurmayacağını, faturaya konu hizmetin hangi bedel üzerinden ve ne şartlarda gerçekleştirileceği hususunda davacı taraf herhangi bir delil sunmadığını, Davalı şirketin dava dışı bir firmaya yapmakta olduğu iş kapsamında bir arıza meydana geldiğini, Bu arızanın giderilebilmesi adına davalı şirket davacı firma ile görüştüğünü, dava konusu işin faturaya konu bedelden yapılmasını davalı şirketin kabul ettiğine dair tek bir delil dosya kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2025 tarihli raporda özetle: "Davacı tarafından davalı aleyhine ...... E. sayılı dosyasıyla 36.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borcun sebebinin “25.09.2024 Tarih ... Fatura Numaralı E-Fatura Alacağı” olarak gösterildiği, faturada satılan hizmetin “Enerji Ölçüm Bedeli” olarak gösterildiği, KDV dâhil 36.000,00 TL tutarlı faturanın her iki tarafın da yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça faturaya karşılık ödeme yapılmadığı, davalının düzenlediği iade faturasının tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, tarafların yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, Dosya kapsamından, davalı şirketin 13.08.2024 ve 16.08.2024 tarihlerinde ölçümleri yaptığı, 20.08.2024 tarihinde ise teklifini sunduğu, teklifin ölçüm sonuçlarına göre tasarım ve imali gereken sistem için paket olarak sunulduğu, ölçüm kaleminin ayrılarak teklifteki fiyat üzerinden tek başına fiyatlanmasının mümkün olmadığı, davalının salt ölçüm için teklifteki fiyat üzerinden bağlanma niyetinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, buna göre ölçümün 100,00 TL/adet fiyattan yapılacağı konusunda taraf iradelerinin uyuşmadığı ve bu konuda bir sözleşme meydana gelmediği, ... koduyla dünya standartlarında ticari bir faaliyet olarak tanımlanan mühendislik danışmanlık hizmetleri kapsamında yer alan harmonik ölçümlerinin tek başına ve bila bedel yerine getirilecek bir hizmet olmadığı, ulusal ve uluslararası standartlar ile yönetmelikler dikkate alındığında, ... standardında taşınabilir analizörlerle verilen hizmetin nitelikli, bilimsel ve teknik/ teknolojik bilgi birikimine sahip bir hizmet olduğu, davacı şirketin yaptığı ölçüm ve analizlerle davalıya aynı zamanda danışmanlık hizmeti vermiş olduğu, Piyasa şartları ve benzer işler dikkate alındığında, takibin dayanağı faturadaki ölçümlerin bedelinin, fatura tarihi itibarıyla ölçüm başına KDV hariç 7.833,31 TL olarak tespit edildiği, buna göre takip tarihi itibarıyla üç ölçüm için talep edilebilecek KDV dâhil tutarın 28.199,92 TL olarak hesaplandığı, değerlendirilmektedir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, faturaya alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir, davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. ...... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 36.000,00 TL üzerinden takip yapıldığı, takibe dayanak olan faturanın 25/09/2024 tarihli 36.000,00 TL bedelil fatura olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. ...... sayılı ilamında "...'nun 27.06.2003 tarih ve ......sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (.......). Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; taraflar arasındaki ihtilaf sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı, davacının iş bedelini hak edip hak etmediği hak etmiş ise iş bedelinin miktarında toplanmaktadır. Davacı yan tarafından enerji ve ölçüm işleri yapan bir firma olduğunu dava dilekçesi ekinde sunulan ölçüm işlerinin yerine getirilmesine rağmen iş bedelinin ödenmediği beyan edilmiş olup, davalı yan tarafından da güneş enerjisi santralindeki elektrik sorununun giderilmesi için görüşmeler yapıldığı, davacı tarafından ölçüm işlerinin yapıldığını ancak ölçüm sonrasında tamir aşamasına geçilmediğini, faturanında sehven ticari defterlerine işlendiği savunulmuştur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından gerçekleştirilen sözleşmeye konu harmonik ölçümlerin bedelsiz olarak gerçekleştirilecek işlemlerden olmadığı, bu suretle taraflar arasında harmonik ölçüm yapılmasına dair sözleşme ilişkisinin kurulduğu davacı tarafından davalı kabulünde olduğu gibi ölçümlerin yapıldığı, iş bedeline ilişkin faturanında davalı yan tarafından ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulmadığı, düzenlediği iade faturasında davacı defterlerinde yer almadığı anlaşıldığından faturada belirtilen iş bedelinin de kesinleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile ...... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına, 2-7.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 2.459,16 TL harçtan peşin alınan 434,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.024,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 434,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 862,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.120,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/829, K. 2025/308, T. 25.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-829-e-2025-308-k-bd2dff90bd67