Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2251 E. 2025/4832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2251
Karar No
2025/4832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3167 E., 2024/3324 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/62 E., 2024/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...... İşçileri Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerinde alt işverenler nezdinde çalıştığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek ücret farkı, fazla çalışma ücreti, ikramiye, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yakacak yardımı, bayram yardımı, çocuk yardımı, gece çalışması ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne göre değil aynı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça ıslah yapıldığı ve davalı tarafın zamanaşımı def'i ileri sürmesi üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı, ihbar olunan ... Mühendislik Şirketince sunulan 27.02.2018 tarihli ibranamenin davacı tarafça verildiğinin anlaşıldığı ancak banka hesap dökümünde yapılan incelemede bankada yapılmış bir ödeme bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uyarınca ibranamenin geçerli olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı doğrultusunda hafta tatili ücreti alacağının bir yevmiye üzerinden, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının iki yevmiye üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve özellikle davalı tarafından, hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) maddesi kapsamında yapıldığı, aynı Kanun'un 62/1-(e)maddesi kapsamında yapılmadığı belirtildiğinden, davalının dava konusu alacaklardan asıl işveren sıfatı ile sorumlu olduğunun anlaşıldığı, aynı toplu iş sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan davalarda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2020/78 Esas, 2020/1196 Karar sayılı onama ilâmının da bu doğrultuda olduğu, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen emsal dosyalara ve Dairelerinin ortadan kaldırma kararına uygun olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davalı tarafından yatırılan arabuluculuk ücreti ile kabul ve ret oranları gözetildiğinde arabuluculuk ücreti yönünden kararın hatalı olduğu, davalının bu yöne ilişkin istinafının yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının ihale makamı olduğunu, davacının her türlü işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (g) bendi kapsamında yapıldığını, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında yapılmadığını, 2. Dava konusu alacakların dayandırıldığı toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve Yüksek Hakem Kurulu kararlarının davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davacının o dönemde işvereni olan yüklenici firma arasında yapıldığını, anlaşma sağlanamaması nedeniyle Yüksek Hakem Kurulunun kararıyla sonuçlandırıldığını, müvekkili yönünden bir bağlayıcılığı olmadığını, 3. Kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacakların karara gerekçe oluşturan raporda çok yüksek hesaplandığını, 4. Dava konusu alacaklara, mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, hüküm altına alınan alacakların hesabı ve hükmedilen faizin doğru olup olmadığı konularına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası açtığını belirtmemiş olup dava konusu alacakların tamamını kısmi dava olarak açmıştır. Davacı vekili, 18.04.2022 tarihli dilekçesi ile taleplerini ıslah etmiş; ıslah dilekçesi davalı vekiline 23.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili 22.04.2022 tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi 30.05.2022 tarihli ek raporunda, davanın 30.12.2020 tarihinde açıldığı, bu tarihten geriye doğru beş yıllık süre dikkate alındığında davacının 30.12.2015 tarihinden önceki ücret alacakları yönünden zamanaşımının söz konusu olduğunu, dava konusu alacaklar 2016 yılı ve sonrası döneme ait olduğundan zamanaşımının söz konusu olmadığını değerlendirmiştir. Davanın kısmi dava olduğu ve buna göre dava dilekçesinde talep edilen miktarlar da gözetildiğinde, davalının ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Bilirkişi kök raporunda davacının 5.968,21 TL fazla çalışma ücreti alacağı olduğu hesaplanmıştır. 28.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise banka kayıtları ve bordroların incelendiği belirtilerek ve "fazla mesai, hafta tatili ve ubgt tahakkukları vardır. Banka ödemeleri bordrolar ile uyumludur. Boş aylara ait bordrolar yoktur. Bir kısım bordrolar okunaksızdır" şeklinde açıklamada bulunularak davacının 13.880,81 TL ödeme karşısında fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hangi bilirkişi raporuna itibar edildiği yönünde gerekçeye yer verilmeksizin 5.968,21 TL fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmiştir. Bilirkişi kök raporunda fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanırken örneğin tabloda %60 zamlı yazmasına rağmen %100 zamlı bir şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, yapılan hesaplama denetime elverişli değildir. Mahkemece, fazla çalışma ücreti bakımından denetime elverişli rapor alınmak suretiyle davacının fazla çalışma ücreti alacağı belirlenmeli, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra varsa bakiye fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2251, K. 2025/4832, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2251-e-2025-4832-k-4e9f88bd862a