Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/42548 E. 2013/29984 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/42548
- Karar No
- 2013/29984
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ DAVA :Davacı ve karşı davalı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ile 17 günlük ücret alacaklarının, davalı ve karşı davacı, ihbar tazminatı ile sair bedel alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, asıl davayı hüküm altına almış, karşı davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı ve karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin Citibank AŞ Kredi kartlarını pazarlamakta olan şirkette kredi kartı kart satış temsilcisi olarak çalıştığını, işe giriş tarihinin 12.08.2008 olduğunu, aylık ortalama net gelirinin 2.268 TL olduğunu, ayda 75 TL yol parası ve 176 TL karşılığı yemek fişi verildiğini, işverenin davacıyı kredi kartlarının pazarlanması ve belirlediği hedeflere varması konusunda zorladığını, hakarete varan sözlü tacizlerde bulunduğunu, işveren temsilcisi ve yönetici seviyesindeki kişilerin çalışanlara ve davacıya kişiliğini rencide edici davranışlarda bulunduğunu, işverenin davacıyı ... yasasında belirlenen saatler dışında fazla mesai yapmaya zorladığını, karşılığı ücretleri ödemediğini, haftanın 5 günü 08.15-20.30, cumartesileri 08.15-18.00 arasında mesai yaptırıldığını, karşılığının ödenmediğini, yıllık izin paralarının da ödenmediğini, davacının yasanın kendisine tanıdığı hak uyarınca ... akdini 17 Eylül 2009 tarihli ihtarname ile ... taraflı olarak feshettiğini, bu tarihe kadar olan ücret alacağı bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti ve 17 günlük ücret alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı karşı davacı vekili, davacının 12.08.2008 tarihinde satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, görev tanımı, çalışma saatleri vs. hususların ... sözleşmesi ile belirlendiğini, hal böyle iken davacı karşı davalının görevini umursamaz bir şekilde defalarca çalışmak istemediğini diğer arkadaşları ve amiri yanında beyan ettiğini, bu meyanda noter kanalı ile varit olmayan iddiaları içeren istifasını gönderdiğini, akabinde işine ve işyerine gelmediğini, kanunen geçerli bir mazeret de ibraz etmediğinden ... akdinin feshedildiğini, hizmet akdini haklı bir nedeni olmaksızın fesheden davacının kıdem, ihbar vs. talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine, FİH saklı tutulmasına, karşı davalarının kabulü ile hizmet akdinin feshine kusurlu davranışları ile bizzat kendisi sebep olan davacının ihbar tazminatı ile birlikte yemek, yol ücret olmak üzere toplam 405,98 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti. Mahkemece, davanın kabulü ile kıdem tazminatı, fazla mesai, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan nedenlerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. ... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin on bir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (... Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırk beş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedi buçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/17766 K). Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, ... Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir (Yargıtay 9.HD. 18.11.2008 gün 2007/32717 E, 2008/31210 K.). Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. ... sözleşmesinin 4.4 maddesindeki ücrete fazla mesai ücretinin dahil olduğuna dair düzenleme değerlendirilmeden hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Bilirkişi raporunda yıllık izin ücretine ilişkin hesaplama kısmında hak edilen iznin 13 gün olduğu, 81,59 TL ücret üzerinden 1.060,40 TL Brüt olarak hesaplandığı, raporun sonuç kısmında ise 1.136,14 TL Brüt tutara yer verildiği, mahkemece bu tutarın hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Hüküm altına alınan tutar bu bağlamda hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4-Islahta faiz talebi olmadığı halde, ıslahla artırılan tutarlara faiz yürütülmesi taleple bağlılık kuralının ihlali olup bozmayı gerektirmiştir. 5-Temerrüde dair ihtarnamede sadece kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacakları belirtilmiş olup “ayrıca diğer sosyal haklar” şeklinde genel bir açıklama yapılmıştır. İhtarname sadece kıdem tazminatı ve fazla mesai açısından temerrüt oluşturup, ücret ve yıllık izin açısından temerrüt olmadığından bu alacaklara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.