Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2009/42650 E. 2012/6635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/42650
- Karar No
- 2012/6635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, ücret, tatil ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı iş yerinde 01/06/2002 ve 25/10/2004 tarihleri arasında çalıştığını, en son Ekim ayına ait maaşının ödenmediğini ve davalı tarafından iş aktine tek taraflı son verildiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; kıdem alacağı, ihbar alacağı, izin ücreti alacağı, ücret alacağı, tatil ücreti alacağı ve fazla mesai alacağını faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının bir kaç kez kendisine verilen işi yapmama konusunda direndiğini, son olarak 25/10/2004 tarihinde il dışında görev verildiğini, ancak yorgun olduğunu ve gitmek istemediğini söylemesi üzerine dinlenmesi için birkaç gün izin verildiğini, ancak davacının iş yerini terkederek gittiğini ve bu durumun tutanak altına alındığını, davacı tarafın BÇM ye başvurduğunu ve inceleme neticesinde davacının işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatı alamaz diye kanaat bildirdiğini, davacının alacağı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinde tüm yurt genelinde görev yapmayı kabul ettiğini, davanın reddini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda iş aktinin davalı tarafından feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2)İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir.
Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.). İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda davacının 08:00- 19:00 saatleri arasında günde 11 saat çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma hesaplanmış ise de bu çalışma süresinden ara dinlenmenin düşülmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle günlük 11 saatlik çalışmada 1 saat ara dinlenme düşülerek fazla çalışma süresi ve ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.