Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2023/12585 E. 2023/8327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12585
- Karar No
- 2023/8327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/433 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Memnu hakların iadesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2005 tarihli ve 2004/356 Esas, 2005/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayan mağdurenin zorla ırzına geçmek ve kızlığını bozmak suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 416 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 80 inci maddesi, 418 inci maddesinin ikinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün memnu hakların iadesini talep etmesi üzerine Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli ve 2021/433 Değişik iş sayılı kararı ile memnu hakların iadesine karar verildiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 94660652-105-21-29167-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “... memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olmasının gerektiği, ancak somut olayda mahkûm olunan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının infazının 23.11.2019 tarihinde tamamlanmış olması karşısında, yasaklanmış hakların iadesine ilişkin kararın verildiği 29.06.2020 tarihinde 3 yıllık sürenin dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesi nedeniyle uyarlama yargılaması yapılmış ve yasal değişikliğin hükümlü lehine olmadığından bahisle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2005 Ek karar tarihli ve 2004/356 Esas, 2005/44 Karar sayılı kararı ile önceki aynen infaz kararı verilmiştir. 2. Hükümlü ile mağdurun 09.11.2005 tarihinde evlenmesi üzerine mahkemesince 22.02.2006 tarihli ek karar ile 765 sayılı Kanun'un 434 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümlünün almış olduğu hapis cezasının zamanaşımı süresince ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Hükümlü ile mağdurun 20.02.2007 tarihinde boşandığı anlaşıldığından 765 sayılı Kanun'un 434 üncü maddesi gereğince cezanın infaza gönderilip gönderilmediğinin tespiti için infaz dosyasının dosya arasına alınarak dosyanın gönderilmesi amacıyla Dairemizin 27.09.2022 tarihli, 2022/7192 Esas, 2022/8252 Karar sayılı tevdi kararına istinaden dosya mahkemesine gönderilmiş fakat infaz dosyası bulunmadığından bahisle dosya dairemize iade edilmiştir. 4. Hükümlü hakkında 22.02.2006 tarihli ek karar istinaden düzenlenen tali karar fişine göre de bi hakkın tahliye tarihi ise 23.11.2019 dur. 5. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile hükümlünün talebinin kabulüne ve yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmiş ise de, anılan karara dayanak teşkil eden 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 13 üncü maddesinin "A" bendi yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olmasının gerektiği, ancak somut olayda mahkûm olunan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının infazının 23.11.2019 tarihinde tamamlanmış olması karşısında, yasaklanmış hakların iadesine ilişkin kararın verildiği 29.06.2020 tarihinde 3 yıllık sürenin dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesin Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli ve 2021/433 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.