Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/3309 E. 2022/9568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3309
Karar No
2022/9568
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret, reşit olmayanla cinsel ilişki, özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj HÜKÜM : Şantaj suçundan beraat, diğer atılı suçlardan mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp katılan mağdure vekilinin yalnızca şantaj suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği gözetilerek dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 1.500 TL adli para cezasının miktar itibarıyla CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Sanığa isnat edilen şantaj suçunun 5237 sayılı TCK'nın 107. maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 02.07.2014 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca müsnet suçtan görülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine; incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, olay tarihinde on beş yaşındaki mağdureyle girdiği oral ilişki sırasındaki görüntülerini kaydetmesi ve yayması eyleminin TCK'nın 226/3-c.1. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 26.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/3309, K. 2022/9568, T. 26.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-3309-e-2022-9568-k-07c66a65de19