Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/13322 E. 2010/13155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13322
- Karar No
- 2010/13155
- Karar Tarihi
Sayı : KYB-2010-201755 Mahkemesi :Asliye Ceza Karar Tarihi : 07.12.2005 Esas-Karar No : 2005/194 değişik iş Nas'ı ızrar suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/7 (2 defa), 59/2 (2 defa), 71, 72. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 577.970,000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2004 tarihli ve 2003/169 esas, 2004/19 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un sanığın aleyhine olduğundan verilen cezanın aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 07/12/2005 ve 2005/194 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 18.08.2010 gün ve 10124/51778 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2010 gün ve 2010/201755 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hükme karşı kanun yollarına başvuru olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi, şekli ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinde CMK'nın 34/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca zorunluluk bulunduğu, incelemeye konu hükümde yasa yolu yanlış gösterilmek suretiyle, bu zorunluluğa uyulmamış bulunması nedeniyle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, koşulları bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.