Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2011/12838 E. 2012/23516 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12838
Karar No
2012/23516
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına rağmen infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın, maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerineki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 05.07.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE: 30.06.1995 gün ve 1/1 sayılı İBK kararında ve Ceza Genel Kurulu'nun pek çok kararında vurgulandığı gibi "kazanılmış hak" sadece sonuç ceza yönünden bahis konusu edilebilecek bir husustur. Güvenlik Tedbirleri bir ceza olmayıp mahkumiyetin doğal sonucu olarak yasa gereği zorunlu olarak hükmedilmeleri gerektiğinden kararda gösterilmiş olmasa dahi infazda re'sen nazara alınacaklarından kazanılmış hakka konu edilmezler. Nitekim 5237 sayılı yasada güvenlik tedbirlerinin cezalar ile aynı bölümde değil ayrı bölümde düzenlenmiş olması ve tedbir süresini belirleme yetkisinin infaz hakiminin takdirine bırakılması da bunun açık bir göstergesidir. TCK.nun 58. maddesinde güvenlik tedbirleri arasında düzenlenen "tekerrür'ün sanık yönünden kazanılmış hak sayılması istisnai nitelikte olup, bir infaz kurumu olan tekerrürün aynı zamanda maddi ceza hukukuna ilişkin bir özelliğe de sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hakkında TCK.nun 58. maddesi hükmü uygulanan sanığa mahkemece denetimli serbestlik tedbiri hükmedilmemiş olması sanık yönünden kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden kararın başındaki denetimi serbestlik ile ilgili eleştiriye katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2011/12838, K. 2012/23516, T. 30.06.1995, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2011-12838-e-2012-23516-k-b023e66fd42f