Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1601 E. 2013/2929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1601
Karar No
2013/2929
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının davalı kurum bünyesinde 21/06/1988 tarihinde mevsimlik işçi olarak işe başlayarak 02/02/2001 tarihine kadar bu statüde çalıştığını, bu tarihten emekli olduğu 13/01/2012 tarihine kadar kadrolu olarak çalışmış olduğunu, bu tarihler arasında 2005 yılındaki yasal değişikliğe kadar Köy Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde ve daha sonra 2005 yılından emekli olduğu 13/01/2012 tarihine kadar düz işçi olarak İl Özel İdaresi bünyesinde çalışmış olduğunu, bu tarihte emekli olarak işten ayrıldığını, daimi kadroya geçmeden önceki çalışmalarına ilişkin yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, emekli olmasına rağmen ücretinin de ödenmediğini belirterek, tüm süre üzerinden kullanmadığı yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı işveren, 2001 yılına kadar davacının mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını ve 2001 yılında daimi kadroya geçirildiğini, bu tarihten önce yıllık izin hakkının doğmayacağını savunmuştur. Mahkemece, davacının çalışmasının 1999 yılı itibari ile mevsimlik işçi statüsünden çıkıp daimi statüye geçtiğini, bu nedenle 1999 yılındaki 342 gün çalışma ile, 2000 yılındaki 2013/1601-2929 S.2 287 gün çalışmanın yeni dönem çalışma olarak kabul edilmesi gerektiğini, çalışma süresinin bir kez 11 ayın üzerine çıktıktan sonra tekrar 11 ayın altına inmesi hali için açık bir açıklamaya içtihatlarda yer verilmediğini, içtihatta bu konuda kesinlik olmadığını, açıklık olmayan noktalarda işçi lehine yorum ilkesi nedeni ile 11 ayı içeren yılı ve devamı olan tüm yılları bir statüde kabul etmenin mümkün olduğunu, davacının toplam yıllık izin kullanacağı sürenin tabi olduğu 1475 sayılı Kanuna göre yıllık izin ücreti süresi hesaplanacağını, 2 yıllık süre için yıllık izin alacağı olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanununun 50.maddesinde niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsim veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53/3. maddesi uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 53/3. maddedeki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi ya da Toplu İş Sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir ve mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir. Somut olayda; davacının daha önce Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü personeli olarak çalıştığı ve 2001 tarihinde daimi kadroya geçirildiği, kadroya geçirildikten sonra yıllık izinlerinin kullandırıldığı, ilk işe girişinden kadroya alınıncaya kadar her yıl değişen günlerde çalıştığı, bilirkişice, davacının 1999 yılında 11 ayın üstünde bir süre ile çalıştığını bu tarihten sonra ki çalışmaların yeni dönem çalışma olarak kabul edilmesi .../.. 2013/1601-2929 S.3 gerektiğini 11 ayın üzerine çıkıldıktan sonra tekrar 11 ayın altına inilmesi hali için açık bir açıklamaya içtihatlarda yer verilmediğini, içtihatta bu konuda kesinlik olmadığını, açıklık olmayan noktalarda işçi lehine yorum ilkesi nedeni ile 11 ayı içeren yılı ve devamı olan tüm yılları bir statüde kabul etmenin mümkün olduğu rapor edilmiş mahkemecede bu rapora itibar edilerek 1999 ve 2000 yılı için yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmiştir. Gerek 1475 sayılı Yasanın 50.maddesinde gerekse 4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesinde mevsimlik işlerde yıllık izin hakkının doğmayacağı belirtilmiş ise de, yılın ne kadar bölümünde çalışılma halinde mevsimlik iş sayılacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öyle ki yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma halinde Anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınması gerekeceği açıktır. Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin istikrar kazanan kararlarında da çalışmanın 11 ayın üzerine çıktığı hallerde mevsimlik iş ilişkisinin dışına çıkıldığı kabul edilmiştir. Yapılan bu açıklamalara göre davacının çalışmasının 11 ayın üzerine çıktığı yıllar için istekle ilgili bir karar verilmelidir. Davacının 2000 yılındaki çalışması 11 ay ve üzerinde değildir. Mahkemece bu yıla ilişkin ücretli izin talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulü bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. SA

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1601, K. 2013/2929, T. 15.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1601-e-2013-2929-k-91fbb043c46e