Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/295 E. 2025/16786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/295
- Karar No
- 2025/16786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/1092 E., 2024/109 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanık... hakkındaki beraat hükmünün Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2022/8284 Esas, 2022/15663 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, malen sorumlu ... hakkında ise Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı iddianamesi ile kamu davası açılmadığı belirlenmekle, bu aşamada temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönleriyle inceleme dışı bırakılmıştır.
I. Sanık ... Yönünden Yapılan İnceleme Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Katılan kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün tekerrüre ilişkin (A-11) numaralı bendinden ''cezanın'' ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere ''hapis cezasının'' ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin (E) bendinden ''sanıkdan'' ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere ''sanıklardan'' ibaresi eklenmesi suretiyle anılan sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık ... Yönünden Yapılan İnceleme Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
2.Sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği, adli para cezası için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, anılan sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.