Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/766 E. 2024/9128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/766
- Karar No
- 2024/9128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/810 E., 2023/1229 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyadaki cezanın mahsubu, kaçak eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılmasını gerektirir mahiyette delil bulunmadığına, dava konusu eşyaların hafif yerine pek hafif değerde kabul edilerek cezada 1/2 yerine 2/3 oranında indirim yapılması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE 15.11.2012 tarihli olayda; kolluk görevlilerinin, hakkındaki mahkûmiyet kararı Dairemizce 02.07.2019 tarihinde düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen sanık ... ...'ı internet kafe önünde daha evvel kaçak sigara yakalamalarında ele geçen kolilere benzeyen 2 adet kolinin yanında beklerken görerek, ... ...'a kolilerde ne olduğunu sordukları, ... ...'ın kolilerin arkadaşı olan ...'a ait olduğunu belirttiği, kolileri açıp görevlilere gösterdiği, kolilerde kaçak sigara olduğunun, kolilerin UPS kargo şirketi ile Mardin ilinden ... tarafından sanık ...'a gönderildiğinin belirlendiği, UPS kargo şirketi görevlileri ile yapılan görüşmede ... adına 12.11.2012, 13.11.2012 ve 15.11.2012 tarihlerinde de kargo geldiği ve tesliminin yapılmış olduğu bilgisinin alındığı, akabinde kolluk görevlilerinin ... ...'a kolilerin sahibini arayarak çağırmasını söylemesi üzerine, ... ...'ın hakkında verilen 29.01.2014 tarih ve 2013/216 Esas, 2014/69 Karar sayılı beraat kararı temyiz edilmeden kesinleşmiş bulunan ...'ı arayarak kolileri almasını söylediği, bir süre sonra Murat'ın kardeşi olduğunu beyan eden sanık ...'ın olay mahalline gelerek kolilerin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, görevlilerce kolilerde bulunan 14.899,93 TL gümrüklenmiş değere sahip 229 karton kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. ...'ın müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; gönderi ile bir ilgisinin bulunmadığını, olay tarihinde Mardin ilinde bulunduğu sırada ... 'ın kendisini arayarak kardeşi ...'a ulaşamadığını, ...'ın acil olarak dükkana gelmesi gerektiğini söylemesi üzerine, kardeşi ...'a haber verdiğini beyan etmiştir. ... 'ın müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; ... ve ....'ın bir dönem kendi iş yerinin yan tarafında tekel büfesi çalıştırdıklarını, zaman zaman adı geçenlere gelen kargoları onların isteğiyle teslim aldığını, olay tarihinde de ... adına kargo gelince teslim aldığını, kayıtlarda görünen ... adına gelen 13.11.2012 tarihli gönderiyi de kendisinin teslim almış olduğunu, kolilerde kaçak sigara olduğunu bilmediğini belirtmiştir. Sanık ... müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; adına gelen ve ... ... tarafından teslim alınan kargonun göndericisini tanımadığını, böyle bir kargo beklemediğini, ...'ın kendisini tanıdığı için kargoyu teslim almış olduğunu öğrendiğini, kayıtlarda gözüken ve aynı göndericiden daha önce adına veya ... adına gelmiş gözüken gönderileri de kendisinin teslim almamış olduğunu belirtmiştir. Bu olay nedeniyle sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ... ile....'ın mahkemedeki savunmalarının kolluk ifade içerikleri ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır. Tanık ... mahkemedeki beyanında; söz konusu gönderiyi kendisinin göndermediğini, kendisine ait bilgilerin kargoda rızası hilafına kullanılmış olduğunu belirtmiştir. 19.11.2012 tarihli olayda; kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda sanık ... adına UPS kargo ile tekrar 2 adet koli geldiğinin öğrenilmesi üzerine, kargo görevlileri ile yapılan görüşmelerde söz konusu gönderilerde de göndericinin ... gözüktüğü, kolilerin de 15.11.2012 tarihli olayda ele geçen kolilerle bire bir aynı olduğu bilgisinin alındığı, kargo görevlilerinin kolluk görevlileri ile koordineli bir şekilde kolileri alıcı adres bilgisi itibarıyla yine ... 'a ait internet kafeye götürdükleri, ... ...'ın kargo görevlilerine ... adına gelen daha evvel teslim aldığı kolilerden dolayı hakkında işlem yapılmış olduğunu gerekçe göstererek gönderiyi teslim almadığı, bir süre sonra ...'ın ilgili kargo şubesine giderek söz konusu gönderiyi sorduğu, bu sırada kolluk görevlilerini fark ederek gelen kargoyu teslim almaktan imtina ettiği, Cumhuriyet savcısının postada el koymaya ilişkin yazılı emri ile gönderiye el konulduğu ve kolilerde 14.965,00 TL gümrüklenmiş değere sahip 230 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; zaman zaman Mardin ilinden kargo ile çay, kahve isteyerek ticaretini yapmakta olduğunu, olay tarihinde telefonla kargo şirketi görevlileri tarafından aranması ile adına kargo gelmiş olduğunu öğrenerek, içlerinde çay kahve olabileceğini düşünerek kargo şubesine gittiğini, göndericisinin ... olduğunu öğrenince 15.11.2012 tarihli olaydaki gibi kendisine kaçak sigara gönderilmiş olabileceği düşüncesiyle gönderiyi almaktan vazgeçtiğini belirtmiştir Bu olay nedeniyle sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... duruşmadaki savunmasında; kargo görevlilerinin adına kargo gelmiş olduğunu haber vermeleri üzerine şubeye gittiğini, gelen kargonun beklediği bir kargo olmadığını anlayarak almak istemediğini söylediğini, bu sırada polislerin gelerek yakalama işlemi yaptıklarını, onlara da kargonun kendisine ait olmadığını söylediğini belirtmiştir. Bu olaya ilişkin olarak mahkeme tarafından tutanak tanıkları Ö.A ve U.B beyanları alınmış olup, olay tutanağı içeriği ile aynı yönde beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Kargo görevlisi tanık E.B' nin beyanı dosyada mevcuttur. 15.11.2012 tarihli olay nedeniyle yerel mahkemenin 29.01.2014 ve 2013/216 Esas, 2014/69 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'ın mahkûmiyetine, 19.11.2012 tarihli olay nedeniyle yerel mahkemenin 29.01.2014 ve 2013/1776 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmiş, anılan kararların sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.07.2019 tarihli ilâmları ile yukarıda belirtilen 15.11.2012 ve 19.11.2012 tarihli eylemler ile ayrıca kesinleşmiş bulunan 19.11.2012 tarihli eylem yönünden zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma üzerine 15.11.2012 ve 19.11.2012 tarihli eylemlere ilişkin olarak ayrı açılan kamu davaları, aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirilmiştir. 29.11.2012 tarihli olaya ilişkin sanığa ait Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1113 Esas, 2013/687 Karar sayılı kesinleşen dosyasında; sanık hakkında .... plaka sayılı yolcu otobüsünden.... plakalı araca aktarılırken ele geçen 14.965,00 TL değerindeki 230 karton kaçak sigara nedeniyle dava açıldığı, sanığın erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece 21.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/151 Karar sayılı kararı ile; 15.11.2012, 19.11.2012, 29.11.2012 tarihli eylemlerden sanığın zincirleme biçimde 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 29.11.2012 tarihli eyleme ilişkin Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1113 Esas, 2013/687 Karar sayılı dosyasında verilen kesinleşen erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından süresinde temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. Sanığa 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanular ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci ve yirmiüçüncü fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır. Mahkemece, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1113 Esas, 2013/687 Karar sayılı kesinleşen dosyasında uyarlama yargılaması yapılarak, sanığın erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. 15.11.2012 ve 19.11.2012 tarihli olaylarda ele geçen kaçak sigaraların ticari miktarda olması, 19.11.2012 tarihli olayda sanığın bizzat kargoyu teslim almak üzere geldikten sonra polisleri fark ederek kargoyu teslim almaktan vazgeçmesi üzerine yakalanması, sanık adına gelen kargo trafiği, daha evvel de ... tarafından teslim alınan ve kendine verilen kargolar olduğunun anlaşılmasına göre, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında zincirleme suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Paranın alım gücüne, günün ekonomik koşullarına göre dava konusu kaçak sigaraların hafif değerde olduğunun kabulü ile 7243 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında hükmedilen cezada 1/2 oranında indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığın kendisine bildirimi de yapılan kamu zararına ilişkin olarak, yalnızca hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen temyize konu edilmeyen 16.03.2013 tarihli eyleme ilişkin kamu zararını giderdiği, 15.11.2012, 19.11.2012 ve 29.11.2012 tarihli eylemlere ilişkin kamu zararı toplamını ise yatırmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında zararı gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbik edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Dava konusu eşyaların müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 2.Katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmolunurken, Gümrük İdaresinden de bahsedilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;hükmün dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin bölümünden ''4733 sayılı yasanın 8/4 maddesi delaletiyle'' ibarelerinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile'' ibaresinin eklenmesi, vekâlet ücretine ilişkin bentten ''Katılan ... İdaresine'' ibaresinin çıkartılarak ''katılana'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.