Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7388 E. 2025/2404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7388
Karar No
2025/2404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1632 E., 2024/78 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi yönünden; nakil aracı hakkında temyize kabil bir karar bulunmadığından temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Mahkemenin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/74 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, hükmün temyizi üzerine araç hakkındaki kararın Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2022/10951 Esas, 2023/2669 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına ve sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verildiği cihetle, sanık hakkındaki cezanın bozulması üzerine yapılan yargılama sonrasında araç hakkında yeniden kurulan hükmün hukukî değerden yoksun olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/74 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, bu kararın temyizi üzerine araç hakkındaki hükmün Dairemizin 15.03.2023 tarihli ve 2022/10951 Esas, 2023/2669 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verildiği, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair hükmün kesinleştiği, bozma sonrası araçla ilgili hukukî değerden yoksun olacak biçimde yeniden karar verildiği, bu itibarla malen sorumlu bakımından ortada temyize kabil bir karar olmadığından malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca anılan kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III-Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemenin bozma öncesi 20.05.2021 tarihli ve 2020/74 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine dair hüküm kurulduğu, katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran nakil aracının iadesi hükmüne yönelik temyizde bulunduğu, bu nedenle bozma öncesi mahkûmiyet hükmüne yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından kazanılmış hakkın bulunmadığına ilişkin Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'larla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delâletiyle 3/5-10-23 ve 5/2. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenerek 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, Kabule göre de; 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek infazın 19.11.2013 tarihli hükümde belirlenen 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, gün adlî para cezası paraya çevrilmeden sanığın cezada kazanılmış hakkı nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip sonrasında cezada kazanılmış hakka dair gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7388, K. 2025/2404, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7388-e-2025-2404-k-86d6b65a9a5b