Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6316 E. 2024/8693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6316
- Karar No
- 2024/8693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1102 E., 2024/1192 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Temyiz eden sıfatına göre beraat kararı ile sınırlı inceleme yapılmıştır. 03.10.2021 tarihinde saat 10.40 sıralarında Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğüne Gölcük mahallesi 403 sokak üzerinde ....plaka sayılı beyaz renkli.... marka araçta kaçak sigara ve tütün olduğu yönünde telefon ihbarı yapılması üzerine, kolluk görevlileri tarafından bahse konu sokağa intikal edilerek, park halindeki .... plaka sayılı aracın yanına gidildiği, araç içerisinde ve çevresinde kimse olmadığının anlaşılması üzerine, araç dışarıdan gözle kontrol edildiğinde aracın arka koltuk ve bagaj kısımlarında şeffaf poşetler içerisinde kıyılmış tütün olduğunun görüldüğü, kısa bir süre sonra sanığın aracın yanına gelerek görevlilere aracın ve içerisindeki kıyılmış tütünlerin kendisine ait olduğunu söyleyerek, araçta bulunan 185 kg kıyılmış tütünü görevlilere rızaen teslim ettiği anlaşılmıştır. Tütün teknoloji mühendisi tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli ekspertiz raporunda; kıyılmış tütünün yurt içinde üretildiği ve yasa dışı olarak piyasaya sürüldüğü, gümrük kaçağı olmadığı, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (o) bendi kapsamında işlem yapılabileceği belirtilmiştir. Sanık hakkında 7061 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında yer alan ''Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.” hükmü uyarınca, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yaptığı iddiasıyla cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık ilk derece mahkemesindeki savunmasında; Adıyaman ilinde çiftçilik yapmakta olduğunu, tütün tarlalarının olduğunu, ürettiği tütünleri açık ve kıyılmış şekilde, tütün satışı yapan yerlere toptan olarak satmakta olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını belirtmiştir. Tütün Teknoloji Mühendisi tarafından düzenlenen 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu tütünün yurt içinde üretimi yapılan geleneksel sarmalık kıyılmış tütün olduğu, gümrük kaçağı olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince 26.04.2022 tarihinde, sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirminci fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ''Yargılamaya konu olay mevzuat hükümleri çerçevesinde bir bütün halinde değerlendirildiğinde ise; her ne kadar sanık hakkında olay tarihinde meri olan 5607 Sayılı Kanunun 3/20 maddesine muhalefet suçundan bir iddianame düzenlenmiş ise de; bu fıkra 30/11/2022 tarihinde 7423 Sayılı Kanunun 8. maddesi ile maddenin 21. fıkrasında yeniden düzenlendiği, 5607 sayılı Kanunun 3/21 maddesinde düzenlenen fiilin, yetki belgesi alınarak yapılacak bir faaliyetin, yetki belgesi almadan yapılması suç olarak düzenlendiği, daha önce 5607 sayılı Kanunun 3/20 maddesinde düzenlenen aynı suçun kanunlaşma aşamasında 4733 sayılı Kanununda kabahat olan fiilin suç olarak düzenlenmesi ve devamında kabahat hükmünün de yürürlükten kaldırılması suretiyle gerçekleştiği, kıyılmış tütün ticaretinin ise bu düzenlemeyi kapsamadığı, 4733 sayılı Kanunda idari yaptırımı gerektiren kabahat olarak devam etmekte olduğu, bu düzenlemenin 4733 sayılı Kanunun 8/5-o maddesinde yürürlüğüne devam ettiği, 5607 sayılı Kanunun 3/21 maddesinde düzenlenen suçun ise tütün üreticisinden toptancının yaprak tütün alması ve ihracına ilişkin olarak belgesiz ve izinsiz yapılan fiilleri kapsadığı, dolayısıyla yerli üretim kıyılmış veya sarmalık tütün ticaretinin kanunda suç olarak düzenlenmediği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı bulunan yerli kıyılmış tütünün ticari amaçla bulundurmak fiilinin kanunda suç olarak düzenlenmediği, 4733 Sayılı Kanunun 8/5-o maddesinde idari yaptırım kararı uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5607 Sayılı Kanunda suç olarak tanımlanmadığı'' gerekçesiyle mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi ve sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (o) bendi uyarınca işlem yapılması için Midyat Kaymakamlık Makamına ihbarda bulunulması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 08.11.2017 tarihli 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un mülga 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında ''Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.” düzenlemesinin getirildiği, 7061 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi ile aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin yürürlüğünün 01.07.2018 tarihine ertelendiği, daha sonra ise hükmün yürürlük tarihinin 16.05.2018 tarihli 7144 sayılı Kanun ile 01.07.2019 tarihine, 30.05.2019 tarihli 7176 sayılı Kanun ile 01.07.2020 tarihine, 18.06.2020 tarihli 7247 sayılı Kanun ile ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenler bakımından 1.7.2020 tarihine, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar bakımından 1.7.2021 tarihine, 18.07.2021 tarihli 7333 sayılı Kanun ile ise 01.01.2022 tarihine ertelendiği ve nihayetinde 01.01.2022 tarihinde ise yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile getirilen ''21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında yer alan “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla” ibaresi “Ticari amaçla” şeklinde değiştirilmiş, maddeye yirminci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.“(21) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ile ise; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemi 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında düzenlenmeye devam edilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapma suçu ise yirminci fıkradan ayrılarak 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrasında düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta olay tarihinin 03.10.2021 olması karşısında, sanık hakkında henüz suç tarihinde yürürlükte olmayan daha doğru bir ifadeyle kanunlaşmış olmakla birlikte henüz yürürlüğe girmemiş bulunan, yürürlüğü 01.01.2022 tarihine ertelenmiş olan düzenleme uyarınca dava açılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekirken, bahse konu kanun hükmünün somut olaya tatbik edilip edilmeyeceği ile ilgili değerlendirmeler yapılarak, somut olaya tatbikinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi neticeye etkili görülmemiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.