Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4712 E. 2024/6941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4712
Karar No
2024/6941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/290 E., 2019/139 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı, Katılan ... vekili, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ile sanık ...'ın temyiz istemleri üzerine, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki cezaların ertelenmesi nedeniyle hükmün bu sanıklar yönünden bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın işyerinde kapalı halde ele geçen sigaralardan haberdar olmadığına, satış amacıyla bulundurulmadığına, sanık hakkında yeterli somut delilin bulmadığına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın ticari amacının bulunmadığına, suça konu eşyayı işyerine emaneten bıraktığına, zararı gidermek istediğine, hükmün gerekçesinin şekli gerekçeden ibaret olduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanıkların beyanları çeliştiği halde mahkemece yeterli gerekçe kurulmadan tüm sanıkların mahkûmiyetine karar verildiğine, 5. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; işyerinde işçi olarak çalıştığına, yapılan aramada ele geçen kaçak sigaralardan haberdar olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan ... Vekilinin Münhasıran Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyizi ile Sanıklar ..., ..., ... Müdafiileri ve Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ... tarafından işletilen işyerinde, sanık ...'ın çalıştığı esnada kolluk görevlilerince usulüne uygun olarak yapılan aramada, depo kısmında 75 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. İşyerinin diğer çalışanı ... suça konu sigaraların gece mesaisinde bir müşteri tarafından kendisine emaneten bırakıldığını ifade etmiştir. Sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde bozma ilamı üzerine suça konu eşyayı işyerindeki depoya bırakan sanık ... hakkında ayrıca dava açılarak işbu dosya kapsamında birleştirilmiştir. Sanık ... savunmasında, ...'ya ait işyerinde gece saatlerinde çalıştığı sırada bir müşteri tarafından bırakılan poşette kaçak sigara olduğunu bilmediğini, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, ...'ya ait işyerinde çalıştığını, suça konu sigaralardan haberdar olmadığını, kaçak sigara alıp satmadığını, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, işyerinin kendisine ait olduğunu tüm gün açık olan işyerinde 11 çalışanının bulunduğunu, kaçak sigara alım satımı yapmadığını, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, suça konu sigaralarını işyerine emaneten bıraktığını, ticari amacının bulunmadığını, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ile sanık ...'ın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği dikkate alınarak; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Vekilinin Münhasıran Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyizi ile Sanıklar ..., ..., ... Müdafiileri ve Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4712, K. 2024/6941, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4712-e-2024-6941-k-1068f00624bd