Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3910 E. 2024/9711 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3910
Karar No
2024/9711
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2024/84 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiin, incelemenin duruşmalı yapılması talebinin, tayin olunan cezanın süresi itibarıyla yasal olanak bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, cezanın ertelenmesi kararının usul ve kanuna aykırı olması, kaçak eşyaların tamamı hakkında ve suçta kullanılan ..... plakalı araç hakkında müsadere kararı verilmemesi nedenleriyle aleyhe olan tüm hükümler yönünden temyiz kanun yoluna başvurulduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosyada kanuna uygun bir arama kararı olmaması ve sanık hakkındaki soyut iddialar karşısında, usul ve esas açısından kanuna ve hukuka aykırı olan mahkûmiyet kararının bozulmasına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararlarına istinaden oluşturulan kontrol noktalarında durdurulan yolcu otobüslerinde yapılan aramalarda, otobüslerin muavini olan sanığa ait olduğu belirlenen, 28.05.2014 tarihli olayda 48 karton ve 31.07.2014 tarihli olayda 73 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ayrı ayrı açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir. Sanık savunmalarında, suça konu sigaraları satmak amacıyla aldığına dair ikrarda bulunmuştur. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerlerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın muavinlik yaptığı araçlarda, kendisine ait olduğunu kabul ettiği ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmesi ve ikrarı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 1.Karar tarihinden önce 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği cihetle; sanık hakkında indirim uygulanırken ilgili maddenin "yirmiüçüncü" fıkrası yerine "yirmiikinci" fıkrasının uygulama fıkrası olarak gösterilmesi, 2. Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde numune olarak alınan sigaranın müsaderesine karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (5) inci fıkrasında yer alan "3/22" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "3/23" ifadesinin eklenmesi, yine hükmün müsadereye ilişkin bendinin çıkarılarak yerine “Suç konusu kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3910, K. 2024/9711, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3910-e-2024-9711-k-7452d882fbf9