Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3814 E. 2024/10360 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3814
Karar No
2024/10360
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/100 K. SUÇ : 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar İle Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; atılı suçun işlendiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 04.11.2015 tarihli kolluk tutanağının istihbari bilgiye dayandığına, dosya içerisinde bu istihbari bilgiyi destekleyen başkaca delil bulunmadığına, tutanakta sanık aleyhine beyanda bulunan kişilerin kimlik bilgilerinin dahi yer almadığına, bu kişilerin kimlik bilgileri tespit edilip beyanları alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğuna, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, istihbari bilginin somut deliller ile desteklenmesi gerektiğine, tutanakta yer alan ifadeye göre apartman sakinlerinin ifadelerinin genel ifadeler olduğuna, yargılama konusu olay bakımından herhangi bir beyanlarının bulunmadığına, ...'nin sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmiş olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sair nedenler uyarınca kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Oğlu ile gelininin aralarının bozuk olması sebebiyle sanığa ulaşan ...'nin, sanıktan muska yazmasını istediği, sanığın da bu talebi kabul ederek ...'ye su bulunan şişe ile birlikte Arapça yazı yazılı bir kağıt verdiği iddiası ile sanık hakkında 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun'un (677 sayılı Kanun) 1/2. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. ... 30.09.2014 tarihli şikâyet dilekçesinde özetle; sanık ...'i on beş senedir uzaktan tanıdığını, kavgalı ve geçinemeyen eşlere muska yazdığını ve aralarını bulduğunu, oğlu ile gelininin aralarının bozuk olması sebebiyle sanığı tanıyan ....'den sanığın telefon numarasını aldığını, oğlu ile gelininin aralarının bozuk olması sebebiyle sanıktan muska yazmasını istediğini, sanığın da teklifi 2.700,00 TL karşılığında kabul ettiğini, görüşmeden 4 gün sonra sanığın eşi ile birlikte evine geldiğini, kendisine içinde su bulunan şişe ile birlikte Arapça yazı yazılı bir kağıt verdiğini, bunun karşılığında kendisinden 2.700,00 TL ile 150,00 yakıt parası aldığını, şikâyetçinin eşi ile birlikte oğluna iki ay boyunca sanığın kendisine verdiği suyu içirdiğini, fayda etmemesi üzerine sanığı aradığını ve su ile yazıların işe yaramadığını söylediğini, bu durumun farkında olduğunu ve kendisine 4.000,00 TL daha vermesi durumunda muskayı yenileyeceğini beyan etmesi üzerine şikâyetçi olduğunu belirtmiş, daha sonra ise, 27.10.2014 tarihinde yeniden başvurarak her ne kadar sanıktan şikâyetçi olmuş olsa da, sanığın kendisinden almış olduğu parayı geri verdiğini ve şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında özetle; kendisinin muskacı olmadığını, para karşılığı bu işi yapmadığını, yeğeninin kendisini arayarak müştekinin eniştesinin muska yazdırmak istediğini ve kendisine para vereceğini, bu işi yapmaz ise müştekinin kendisine verdiği borç paradan dolayı kendisinden şikâyetçi olacağını, daha sonra müştekinin kendisini arayarak arabanın bozulması üzerine aldığı parayı ve yaptığı masrafları hemen kendisine geri göndermesini, eniştesinin işini yapmazsa kendisinden arada sırada bu şekilde para isteyeceğini söylediğini, parayı müştekiye gönderdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanığın eşinin soruşturma aşamasında 02.02.2015 tarihinde bilgisine başvurulmuş, ifadesinde özetle olay günü eşi ve müşteki ile buluştuklarını ve eşinin maddi sıkıntıları olduğundan müştekiden 2.400,00 TL borcu bir iki ay vade ile ödemek üzere istediğini, bu sürede parayı ödeyemediklerini ve parayı aldıktan 15-20 gün sonra müştekinin kendisine nazar duası yazmasını istediğini ve eşinin müştekiyi kıramayarak yazdığını, eşi borcunu zamanında ödeyemediği için müştekinin eşinden şikâyetçi olduğunu, sonrasında eşinin borcunu Çorum PTT şubesinden iki ayrı taksit olarak ödediğini beyan etmiştir. ...'nin tanık sıfatıyla tespit edilen beyanlarında; oğlu ile gelininin arası açık olduğu için sanığın bunu önleyebileceğini düşündüğünü, sanıkla görüştüğünü, sanığın kendisine aralarını düzeltebileceğini, bunun için muska yazacağını söylediğini, muskaları Gümüş'e getirdiğini, bunun karşılığında 2850 TL verdiğini, ancak oğlu ile gelininin arasının düzelmediğini parasını geri istediğini, vermiş olduğu 2850 TL'nin tamamını geri verdiğini, şikâyetinden vazgeçmesini söylediğini beyan ettiği görülmüştür. Kovuşturma aşamasında mahkemece sanığın muskacılık yapıp yapmadığının araştırılması hususunda kolluk birimlerine iki defa müzekkere yazılmış, 25.10.2015 tarihli tutanakta, sanığın yazlık evinin bulunduğu Çorum Merkez Köprüalan (Gürcü) köyünde jandarma görevlilerince yapılan araştırmada, sanığın yazlık evine yılda bir iki kez uğradığı ve muskacılık fiilini işlediğini gösteren hiç bir bilgiye ulaşılamadığı gibi sanığın muskacı veya falcı olarak da bilinmediği ve tanınmadığı; 04.11.2015 tarihli tutanakta ise, sanığın Çorum Merkez'de bulunan ikametgahı çevresinde emniyet görevlilerince yapılan araştırmada, mahalle ve apartman sakinlerince, sanığın evine gelen giden birçok kişinin olduğu, sanığın muskacılık yaptığını ve karşılığında para aldıklarını bildiklerini, bu durumdan rahatsız olduklarını beyan ettikleri görülmüştür. Bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3814, K. 2024/10360, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3814-e-2024-10360-k-c0a75fb3d827