Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3683 E. 2024/8423 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3683
Karar No
2024/8423
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/493 E., 2022/1154 K. SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER :Düşme, mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ... vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz sebebi, katılma talebi hakkında karar verilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II.GEREKÇE A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın yargılamaya konu 27.04.2012, 01.08.2012, 12.09.2012, 18.10.2012 tarihli tüm eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uygulanarak hüküm kurulması gerektiği halde, 27.04.2012 tarihli eylem yönünden hatalı şekilde zamanaşımından düşme kararı verilmiş ise de, sanık hakkında diğer eylemleri yönüyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulduğundan kurulan düşme kararı sonuca etkili görülmemiştir. -27.04.2012 tarihinde sanığın göndericisi olduğu kargo kolisinde 80 şişe kaçak alkollü içki ele geçirilmiştir. -01.08.2012 tarihinde sanığın göndericisi olduğu kargo kolisinde 55 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. 12.09.2012 tarihinde sanığın göndericisi olduğu kargo kolisinde 58 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. 18.10.2012 tarihinde sanığın göndericisi olduğu kargo kolisinde 300 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5-10-18. maddeleri uygulanırken ek savunma hakkı tanındığı tespit edilmiştir. Sanık savunmalarında, tekel bayisi işlettiğini, olaylara konu kargo kolisi içindeki eşyaları kendisinin gönderdiğini beyan etmiştir. Sanık bozma sonrası kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir. Ele geçen kaçak eşyalara yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakalarına göre belirlenen en yüksek gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre '' pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak eşyaların ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Suç tarihine ve davanın konusu eşyanın niteliğine nazaran suçtan doğrudan zarar gören ve kendisini vekille temsil ettirip katılma talebinde bulunan ... lehine vekalet ücretine hükmolunması yerine suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması isabetli bulunmamıştır. III.KARAR A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Tarım ve Orman vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin maddesindeki "katılan" ibaresinden sonra gelmek üzere ''...'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3683, K. 2024/8423, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3683-e-2024-8423-k-7b56c671cb52