Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3386 E. 2024/12227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3386
Karar No
2024/12227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/905 E., 2023/3159 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması, sanık hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiin temyiz nedenleri; aramanın hukuka aykırı olduğuna, ticari amacın olmadığına, üst sınırdan hüküm kurularak cezada indirim uygulanmamasına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden sanığın imalathane olarak kullandığı depoda yapılan

aramada bidonlarda çok sayıda alkollü içki ele geçirilmiştir.

Analiz raporuna göre, suça konu ürünlerin bakanlıktan izin almadan üretilen, Türk Gıda Kodeksine uygun olmayan alkollü içkiler olduğu, şarap imali yapılan bir depoda ele geçirilmesi nedeniyle sanık tarafından kaçak üretildiği tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suça konu alkollü içkileri içmek amacıyla ürettiğini ifade etmiştir.

Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda "normal değer" aralığında kabul edildiği görülmektedir.

İlk Derece Mahkemesince aramanın usulsüz olduğu gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge adliye mahkemesince, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Anılan hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesince, sanık lehine Kanun değişikliği nedeniyle Bölge adliye mahkemesinin kararının bozulması üzerine, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlık kapsamında cezasında indirim yapılacağının usulüne uygun olarak bildirildiği, sanığın ödeme yapmadığı görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 25.12.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3386, K. 2024/12227, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3386-e-2024-12227-k-83039bea56db