Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/208 E. 2024/11720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/208
- Karar No
- 2024/11720
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/1980 D.İş Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 498.352,80 TL idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İpsala Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/299 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/1980 D.İş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile idarî para cezasının kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128474 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128474 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına, göre, 11/06/2020 tarihinde Türkiye'ye giriş yapmak üzere İpsala Gümrük sahasına sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı minibüs ile gelen kabahatli ...'un polis pasaport giriş ve tescil işlemlerini müteakip, ilgili aracın X-RAY taramasına sevk edildiği ve yapılan X-RAY taraması neticesinde araçta şüpheli yoğunluk tespit edilmesi sebebiyle aracın detaylı kontrollerinin yapıldığı, burada kabahatli huzurunda yapılan arama ve kontrollerde ilgili aracın şoför ve yolcu koltuğu altındaki sonradan yapılan kapakların altında bulunan boşlukta desteler halinde döviz cinsi para (645.000,00 Euro) olduğunun tespit edilmesi üzerine idarî yaptırım kararının düzenlendiği somut olayda, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan "(1) Türk parası, döviz veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurt dışına çıkaran veya yurda getiren yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili olarak tam ve doğru açıklama yapmakla mükelleftir. (2)Yetkililerce talep edildiği halde herhangi bir açıklama yapılmaması veya yanlış ya da yanıltıcı açıklama yapılması halinde, yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından muhafaza altına alınır. Gümrük idaresince, açıklamada bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunan yolculara ise taşıdıkları değer ile açıkladıkları değer arasındaki farkın onda biri kadar idarî para cezası kesilir. Ayrıca durum şüpheli sayılarak Başkanlığa bildirilmekle birlikte ilgili diğer mercilere de intikal ettirilir. Binbeşyüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki açık hüküm karşısında, taşınma şekli itibariyle mutat olmayan paraya ilişkin, sorulduğu halde kabahatli tarafından tam ve doğru bilgi verilmemesine rağmen teknik imkanlarla bir tespit yapılması üzerine açıklama yapılmasının, talep üzerine yapılmış bir açıklama olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, merciince itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosyanın tetkikinde kabahatliye 5549 sayılı Kanun'un 16/2. maddesine muhalefet kabahati nedeniyle idarî para cezası uygulandığı, bu kabahati düzenleyen 16. maddenin birinci fıkrasındaki düzenlemenin "Türk parası, döviz veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurt dışına çıkaran veya yurda getiren yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili olarak tam ve doğru açıklama yapmakla mükelleftir." şeklinde olduğu, bu mükellefiyete aykırılığın yaptırımının ise aynı maddenin ikinci fıkrasında “Yetkililerce talep edildiği halde herhangi bir açıklama yapılmaması veya yanlış ya da yanıltıcı açıklama yapılması halinde, yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından muhafaza altına alınır. Gümrük idaresince, açıklamada bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunan yolculara ise taşıdıkları değer ile açıkladıkları değer arasındaki farkın onda biri kadar idarî para cezası kesilir. Ayrıca durum şüpheli sayılarak Başkanlığa bildirilmekle birlikte ilgili diğer mercilere de intikal ettirilir. Binbeşyüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz.'' şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemelere göre de atılı kabahatin oluşabilmesi için öncelikle idare tarafından kabahatliden para ile ilgili açıklama talep edilmesi buna rağmen kabahatlinin açıklama yapmaması ya da yanlış-yanıltıcı açıklama yapılması gerekeceği, somut olayda ise kabahatlinin sürücülüğünü yaptığı araçta yapılan aramada 645.000 € bulunduğu, tutanağa göre kabahatliden açıklama istendiği ve kabahatli tarafından da gerekli açıklamanın yapıldığı, ayrıca nakit açıklama tutanağı düzenlendiği ve kabahatli tarafından gerekli açıklamanın yapıldığı, bu itibarla kabahatin oluşmadığı anlaşılmakla, aynı gerekçe ile itirazın kabulü ile kabahatliye uygulanan idarî para cezasının kaldırılmasına dair Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/1980 D.İş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.