Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/173 E. 2025/11287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/173
- Karar No
- 2025/11287
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A HÂKİMLİĞİ : Şile Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/554 Değişik iş KABAHAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9 maddesine aykırı davranmaktan kabahatli ... hakkında...... tarafından düzenlenen 20.11.2021 tarihli ve ... sayılı kararı ile uygulanan 3.836,00 Türk lirası idarî para cezası ile aynı tarihli sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına dair tutanağa karşı yapılan başvurunun kabulü ile idari para cezası karar tutanağı ile sürücü belgesi geri alma kararlarının kaldırılmasına dair Şile Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/554 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan Hâkimlik kararının kaldırılmasına ilişkin...Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.01.2022 tarihli ve 2022/6 değişik iş sayılı kararı ile kesinleşmesini müteakip, kabahatli tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin Şile Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/554 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124936 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124936 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesi ile devamında yargılamanın yenilenmesine ilişkin düzenlemenin yer aldığı, yine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında yargılamanın yenilenmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi hususunda kabahatler yönünden kıyasen 5271 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına dair açık bir düzenlemenin mevcut olmadığı, ancak kanun koyucu tarafından 5326 sayılı Kanuna yargılamanın yenilenmesine ilişkin düzenleme eklenmemesindeki amacın, 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” ve aynı Kanun’un 318/1. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenlemelerin, sadece Mahkemelerce verilen kararlara yönelik uygulanmasının mümkün olmadığı, anılan hükümlerin hâkimlik tarafından verilen Sulh Ceza Hâkimliğinin kararlarına da kapsayacağı hususuna ilişkin olduğu düşünülerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda başvurunun reddine dair hükmü veren Hâkim...'nın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Sürücü belgesinin geçici olarak geri alma süresinin 2 yıl olmasına karşın, kanun yararına bozma isteminde 6 ay olarak gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İdari yaptırım kararlarına yönelik başvuru ve itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliklerince yapılan denetim faaliyetinin, 5271 sayılı Kanun'da düzenlenen şekli ile suçlarla ilgili bir dava türü olmadığı gibi başvuru ve itiraz üzerine varılan sonucun da aynı Kanun'un 223/l. maddesi anlamında hüküm niteliğinde bulunmadığından, bu karara karşı aynı Kanunun 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolu işletilemeyecektir. Bu durum karşısında yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin dilekçesi sonrasında verilen tüm kararların hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.