Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1634 E. 2024/5475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1634
- Karar No
- 2024/5475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/297 E., 2023/593 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, cadde üzerinde yanında iki adet poşet bulunan sanığın devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerini fark ettiği esnada şüpheli ve tedirgin hareketler sergilemesi üzerine yanına gidildiği ve poşetler içerisinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanığın kaçak sigara bulunduğunu beyan etmesi üzerine sanığa ait poşetler içerisinde 540 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, suça konu sigaraları içmek için aldığını, ticaretini yapmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu anlaşıldığından, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilenler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragrafın hükümden çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Suç tarihinde Ankara Asayiş Büro Amirliğine bağlı Motosikletli Polis Timler amirliğine bağlı ekiplerin mutad ringi görevlerini ifa ettikleri esnada idarelerine bağlı bulunan Aksu sokakta, yanında siyah poşetler olan bir şahsı görmeleri üzerine yanına gidilerek polis tanıtma kartları gösterilmek suretiyle, şahsın yanında bulunan siyah poşetler kontrol edilerek içeriğinde, suç konusu toplam 540 poşet çeşitli markada bandrolsüz sigaralar ele geçirildiğinden bu durum tutanağa bağlanılmak suretiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gereğince sanık ... hakkında kamu davası açılmış olup, yerel mahkemece yapılan yargılama sonrası, yasal olmayan arama işleminin ifası sonrası ele geçirilen kaçak sigaraların yasak delil niteliğinde olduğu gerekçesi ile beraatine karar verilmiş, katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz istemi üzerine heyetimizce yapılan temyiz inceleme sırasında, heyetimizin sayın çoğunluğu arama işleminin hukuka uygun olduğu ve sanığın suça konu ürünlerin zilyetliğini de ikrar etmesi, ele geçen sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu kabul edilmek suretiyle, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte bozulmasına karar vermiş ise de, Kişilerin suç eşyası elde edilmek üzere üstünün ve eşyalarının aranabilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 119 uncu maddesi gereğince hakim kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü talimatı ya da kolluk amirinin yazılı emir vermesi zorunludur. Sayın çoğunluk Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli ve 2016/7-65 Esas, 2017/21 Karar sayılı ilâmına atıf ile "...bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, meslekî tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan şüphelenmeleri neticesinde makûl şüphe nedeniyle ve basit bir inceleme ile anlaşılabilecek olması karşısında..." suç konusu sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığını kabul etmiş ise de, bu görüşüne katılamıyorum. Zira, kolluk görevlilerinin meslekî tecrübeleri soyut bir kavram olup, poşetlerde ne olduğu konusunda şüphe duyulması 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi kapsamında makûl şüphe olarak değerlendirilebilir. Ancak; kolluk görevlilerinin kendiliğinden arama yapabilecekleri, aramaya karar verebilecekleri bir durumu ifade etmez. 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi gereklerine uymadan arama yapılması nedeniyle deliller usulsüz elde edildiğinden hükme esas alınmamalıdır. Ayrıca, usulsüz bu eylem neticesinde elde edilen suç konusu sigaraların zilyetliğini kabul eden sanığın bu ikrarı da kabul edilmemelidir. Bu nedenle heyetimizin sayın çoğunluğunun suçun sübutuna yönelik kabulüne karşın, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğundan mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edemeyeceği görüşü ile sanık hakkında yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.16.05.2024