Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4161 E. 2025/2425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4161
- Karar No
- 2025/2425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/849 E., 2022/24 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Malen sorumlu vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uygulanarak karma uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin ve malen sorumlu vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Rutin yol kontrolleri esnasında, önleme araması kararına istinaden sanığın kullandığı çekiciye bağlı dorsedeki zulada 19.10.2013 tarihinde yapılan aramada, yaklaşık 2.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın dorseye gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını beyan etmesi, malen sorumlunun ise olaydan haberinin olmadığını beyan etmesi, dosya kapsamı itibarıyla malen sorumlunun zuladan haberinin olduğunun anlaşılmaması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesindeki düzenleme gereği malen sorumlunun suçtan haberinin olmadığına dair aksi ispat edilemeyen beyanına istinaden iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu anlaşıldığından nakil aracının zulası sökülerek iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin ve malen sorumlu vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından (4) numaralı bendin çıkarılarak yerine "suçta kullanılan nakil aracının şartları gerçekleşmediğinden masrafı malen sorumludan alınarak zulası sökülmek suretiyle İADESİNE, nakil aracının trafik sicilinde yer alan tedbirin kaldırılmasına," ifadesinin eklenmesi, sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.