Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3791 E. 2025/1793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3791
Karar No
2025/1793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/141 E., 2021/2606 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan kurum idaresi vekilinin münhasıran araç iadesine yönelik temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1.Olay tutanağına göre sanıkta 1.197 karton gümrük kaçağı sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 21.10.2020 tarihli ve 2017/261 Esas, 2020/15082 Karar sayılı ilâmı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı üzerine iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen sanığın 06.08.2014 tarihli eylemine ilişkin Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/509 Esas sayılı dosya yönünden Mahkemece bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanığın 06.08.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.İddianame ile müsaderesi talep edilmeyen nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ... ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326. maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3791, K. 2025/1793, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3791-e-2025-1793-k-486b3a6cd68e