Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/22 E. 2025/1878 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22
- Karar No
- 2025/1878
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/501 D.İş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 5326 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 5326 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden 427,00 TL idari para cezası uygulandığı, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Zonguldak Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/501 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB - 2022/139805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2022 tarihli ve KYB - 2022/139805 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre; Hâkimlikçe idarî yaptırım karar tutanağının resmi evrak niteliğinde bulunduğu ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan bahisle itiraz edenin dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmediğinden başvurunun reddine karar verilmiş ise de, Olay günü, Kilimli Polis Merkezi Amirliğine bağlı polis memurları tarafından 10/01/2021 tarihinde saat 02:05'te düzenlenen olay tutanağından da anlaşıldığı üzere, kabahatlinin birlikte yaşadığı aile bireyleri ile aralarında yaşanan aile içi kavga olayı kapsamında emniyet güçlerine gelen anons üzerine kolluk görevlilerinin kabahatlinin evine gidip, söz konusu adli olayı aydınlatmaya çalıştıkları sırada kabahatlinin başlatılan soruşturmaya istinaden evden dışarı çıktığı anlaşıldığından, kabahatlinin kabahate konu emre aykırı davranış kastı bulunmadığı gözetilmeden, aksi sabit oluncaya kadar geçerliliği kabul edilen tutanağa mutlak üstünlük tanınarak yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle 1593 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden uygulanan idari para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, 31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idari para cezası verilmemesinin, verilen idari para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki fayda kalmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.