Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17475 E. 2025/2969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17475
- Karar No
- 2025/2969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2174 E., 2022/1723 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk derece Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli kararı ile sanıkların atılı toplu kaçakçılık suçundan 6 yıl 9 ay hapis ve 7.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, eşya ve nakil aracının müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. B. İstinaf Anılan kararın sanık ... müdafi ile sanıklar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile; temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve müdafiin temyiz isteği; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte delil bulunmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, kaçak sigaralar ile sanık arasındaki bağlantının kurulamadığına, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, eşyanın değeri nedeniyle yapılan artırımın hukuka aykırı olduğuna, verilen cezanın orantısız olduğuna, sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olmadığına, sanığın olay tarihinde elektronik kelepçe kayıtlarına göre olay mahallinde bulunmadığı sabit olmasına karşın mahkûmiyetine hükmedildiğine, sanığın savunma içeriğine göre araçta bulunan parmak izinin mahkûmiyetine yeterli olmadığına ilişkindir. Sanık ... müdafiin temyiz isteği; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte delil bulunmadığına, sanığa ait GSM hattının sinyal bilgilerinin olay tarihinde olay yerini göstermemesine karşın, HTS dökümündeki içeriği belli olmayan görüşmelere istinaden mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine ilişkindir. Sanık ...'un temyiz isteği; sanıklardan ... suçtan kurtulmak amacıyla kendisine iftira attığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay yerinde terk halinde bulunan aracın kayıt malikinin sanıklardan ... olması, araçta ele geçen parmak izlerinin, aracın kendisine emaneten verildiği belirtilen ve mahkemedeki savunmasında olay tarihinde sigara yüklü araca bindiğini, araçta sanık ... ve onun kardeşi olan hakkındaki mahkûmiyet hükmü bölge adliye mahkemesi tarafından bozulan sanık ... Karaokay'ın bulunduğunu beyan eden sanık ... ile sanık ...'a, aracın terk halinde bulunduğu bahçedeki sigara poşetlerindeki parmak izlerinin ise sanık ... ve ...'a ait olması, sanıklar ... ve ...'un olay tarihinde kullanımlarında bulunan GSM hatlarının HTS dökümlerine göre; sanık ...'un olay tarih ve saatinde Osmaniye ilinde bulunması, araca ilişkin ihbarın 30.05.2016 günü saat 00.22 de yapılması karşısında; sanıklar ... ile ... arasında 29.05.2016 günü saat 23.51 ve 30.05.2016 günü saat 01.04, 01.05, 01.16, 01.28, 01.37, 01.42, 01.59, 02.01, 02.24, 02.32, 02.38, 07.43 ve 08.04 deki telefon görüşme irtibatları, sanıklar ... ile ... arasında 30.05.2016 günü saat 10.01, 10.49, 10.54, 10.59, 11.21 ve 11.41 deki telefon görüşme irtibatları, bu görüşmelerden birinin sanık ...'in kolluk tarafından ifadesinin alınması öncesi 30.05.2016 günü saat 11.12 de sanık ... ile; bir diğerinin ise ifadesi alındıktan sonra saat 13.01 de sanık ... ile yapılmış oluşu, sanık ...'un olaydan hemen sonra müdafi eşliğinde alınan kolluk ifadesinde ...'un kullandığı GSM hattından bahsederek aracını emaneten bu numarayı kullanan kişiye verdiğini söylemesine ve diğer sanıklardan bahsetmemesine karşın, HTS dökümlerinin celbi sonrası ilk derece mahkemesindeki 20.02.2017 tarihli savunmasında aracını ...'a emaneten vermiş olmakla birlikte olay tarihinde aracının ... ve ...'ın uhdesinde olduğunu bildiğinden söz etmesi ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmelerinden söz edilebilmesi için tümünün kaçak sigara naklini gerçekleştiren araçta bulunmalarının şart olmamasına göre, sübuta yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanıkların gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödemeyeceklerine dair mahkeme huzurundaki beyanları, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrinin verildiği sırada mesainin başlamamış oluşu, yazılı arama emri içeriğinden gecikmesinde sakınca bulunan hali oluşturan olguların anlaşılabilir durumda olması, ele geçen kaçak sigara miktarı ve değerine göre tayin olunan ceza miktarının dosya kapsamına uygun oluşu, dosyada mevcut sabıka kayıtları ve celbedilen ilgili mahkeme ilâm içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ile müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.