Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13771 E. 2023/7726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13771
Karar No
2023/7726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/449 D.iş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/1535 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararının kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2014 tarihli ve 2013/440 Esas, 2014/707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 29.04.2019 tarihli ve 2019/12394 Esas, 2019/7552 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleşmesine müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince uyarlama yapılmasına yönelik talebin kabulü ile Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/1535 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı katılan ... İdaresi vekilinin yaptığı itirazın Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/449 Değişik iş sayılı kararı ile kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 94660652-105-08-2360-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39284 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39284 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin,25.06.2019 tarihli ve 2019/1832 Esas, 2019/3352 Karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi karşısında mercii kararının bu yönden isabetli olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, itiraz mercii Artvin Ağır Ceza Mahkemesince yapılan uyarlama yargılaması sonucunda önceki kesinleşmiş ilâmdaki yargılama gideri ve vekalet ücretinin infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyarlamaya ilişkin kararda da aynen gösterilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, sadece vekâlet ücreti yönünden itirazın kabul edilmesi durumunda, tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden merciince katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamayacağı belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13771, K. 2023/7726, T. 04.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-13771-e-2023-7726-k-b4847e8bf808