Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12889 E. 2025/3449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12889
- Karar No
- 2025/3449
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/557 E., 2023/623 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Söğüt Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/42 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/557 Esas, 2023/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun incelenmesinde, sanığın beraatine karar vermek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Usulüne uygun alınan arama ve el koyma kararı gereği sanığın iş yerinde arama yapıldığı sırada Cumhuriyet Savcısının hazır bulunması gerektiği, Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmaması halinde ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulunması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinde belirtilen bu düzenlemeye aykırı olarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de, usulüne göre alınmış bir arama kararı bulunan somut olayda bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçen eşyaların kendine ait olduğu ve iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım hakların ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2007 tarihli ve 2007/7-147 E.-2007/159 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkumiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, 2.Soruşturmada alınan bilirkişi raporunda tüm eşyaların kaçak olduğunun, kovuşturmada alınan bilirkişi raporunda ise 4 adet sigara sarma makinesinin yerli olduğunun bildirilmesi karşısında, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek, dava konusu tüm sigara sarma makinelerinin kaçak olup olmadıklarının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti ile kaçak olmadığı tespit edilen eşyaların iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Talep halinde sanıktan ele geçen tüm eşyalar hakkında karar verilebileceği cihetle; iddianame ile yalnızca adli emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmesinin talep edildiği gözetilmeden, talep bulunmayan eşyalar hakkında da müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.