Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9156 E. 2025/16055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9156
- Karar No
- 2025/16055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/868 E., 2021/566 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması,
2.Yerel Mahkeme tarafından 18.02.2016 tarihli hükümde, sanığın 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz gerekçesinin ise nakil aracı ile sınırlı olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma mahiyetindeki kanun iadesi sonrası sanığın cezada kazanılmış hakkının 3 yıl hapis ve gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası üzerinden olduğu, cezada kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adlî para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, cezada kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı, adlî para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve cezada kazanılmış hak gözetilirken de netice ceza belirlendikten sonra infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanığın cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3.Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine (7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen) eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, 4.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken imha edilen sigaraların hariç tutulması suretiyle kaçak sigaraların müsaderesine ve kaçak çayların tasfiyesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.