Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/370 E. 2025/832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/370
Karar No
2025/832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2021/604 K. SUÇLAR : Firar (iki kez) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanığın 14.06.1999-23.10.2006 Tarihleri Arasında Firar Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "14.06.1999-23.10.2006" şeklinde gösterilmesi yerine "14.06.1999" olarak gösterilmesi gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.03.2016 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 01.10.2018 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alındığında, sanığa atılı suçun işlendiği 14.06.1999-23.10.2006 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II.Sanığın 31.10.2006-10.01.2011 Tarihleri Arasında Firar Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 1.Sanık tarafından temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen rapor ön bildirim belgesi fotokopisinden; hakkında Gümüşsuyu Asker Hastanesi Baştabipliğinin 23.05.2012 tarihli ve 3245 sayılı sağık kurulu raporu ile, "obezite, tanımlanmamış" tanısıyla, barışta ve seferde askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sırf askerî suç olan firar suçunun sanık tarafından işlenebilmesi için sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin kuşkunun giderilmesi gerektiği, bu itibarla öncelikle Gümüşsuyu Asker Hastanesi Baştabipliğinin 23.05.2012 tarihli ve 3245 sayılı sağlık kurulu raporunun Milli Savunma Bakanlığınca onaylanmış aslı veya onaylı bir suretinin getirtilmesi, akabinde suç tarihlerine (31.10.2006-10.01.2011) ilişkin tüm sağlık belgeleri, hava değişimi raporları, sanığın firar etmeden önce birliğinde bulunan künye defteri kayıtları ile sağlık bilgilerini, boy ve kilosunu gösteren diğer kayıtlar ile askerlik yoklaması sırasındaki boy ve kiloyu gösterir belgelerin Askerlik Şubesi Başkanlığı ve Birliği Komutanlığından temin edilmesinden sonra, sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek askerliğe elverişsiz ... gelmesine neden olan "obezite" hastalığının atılı suç tarihlerinde mevcut olup olmadığının, askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesinden sonra elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın firarda kaldığı tarihleri kapsayacak biçimde "31.10.2006-10.01.2011" şeklinde gösterilmesi yerine "31.10.2006" olarak gösterilmesi, 3.Sanığın 23.10.2006-31.10.2006 ve 10.01.2011-12.01.2011 tarihleri arasında nezaret ve yolda; 08.02.2011-24.03.2011 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği ve bu sürelerin hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında "gözaltı ve tutuklama bulunmamaktır" denilerek çelişki oluşturulması, 4.Sanığın 12.01.2011-08.02.2011 tarihleri arasında sevk tutukluluğunda geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince cezasından mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/370, K. 2025/832, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-370-e-2025-832-k-ed620e805d87