Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2740 E. 2025/15260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2740
Karar No
2025/15260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/1457 E., 2021/658 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Yargılama konusu kaçakçılık eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18/1. maddesindeki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili

gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılırken hapis cezasının "1 yıl 15 ay hapis cezası" yerine sanığın aleyhine olacak şekilde "2 yıl 3 ay hapis cezası" olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (2) numaralı bendinde yer alan "2 yıl 3 ay hapis cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 15 ay hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2740, K. 2025/15260, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-2740-e-2025-15260-k-b789cc14012e