Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17422 E. 2024/10252 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17422
Karar No
2024/10252
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1202 E., 2021/757 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; suç kastının bulunmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta plastik tanklar içerisinde 1700 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki Tubitak MAM raporuna göre; motorin cinsi eşyanın solvent içerdiği, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu belirlenmiştir. Sanık savunmasında, suça konu eşyayı çiftçilikte kullanmak amacıyla aldığını, ticari amacının bulunmadığını ifade etmiştir. Bozma ilamı sonrasında, dosyada yer alan bilirkişi raporu üzerinden sanığa etkin pişmanlık ihtaratının tebliğ edildiği, dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasının bulunmadığı gibi soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa bu kapsamda 1/2 oranında ceza indirimi yapılacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 indirim oranı bildirildiği görülmüştür. Suç tarihinde suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin mahkemece "pek hafif" kabul edildiği görülmüş ise de, dosyada KEMT varakasının bulunmaması nedeniyle Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda bu hususta değerlendirme yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242, 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, dosyada KEMT varakasının bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle Gümrük İdaresince düzenlenecek KEMT varakasının dosya arasına alınmasıyla soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bu kapsamda ödeme yapması halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değer esas alınarak 1/3 oranında indirim uygulanacağı da bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3. Dosyada KEMT varakasının bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresince düzenlenecek KEMT varakasının dosyaya alınmasından sonra, suç tarihinde suça konu eşyanın değerinin 7423 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilerek cezada indirim oranının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde cezada indirim yapılması, 4. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17422, K. 2024/10252, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17422-e-2024-10252-k-d840519a5a8d