Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11130 E. 2025/7725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11130
Karar No
2025/7725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/145 E., 2021/1920 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat ve eşya müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli kararı ile sanığın atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, sanığın atılı suçtan beraatine ve eşya müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; arama işlemi hukuka aykırı kabul edilse dahi mevcut diğer delillerle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Kolluk görevlilerince sanığın ikametinde kaçak alkollü içki üretimi yaptığı, evin sayasında kaçak alkol üretiminde kullanan düzeneklerin olduğu, kaçak alkollü içkilerin ise bahçe içerisinde ve evin diğer eklentilerinde bulunduğu, yılbaşının yaklaşması nedeniyle, sanığın ürettiği alkollü içkileri piyasaya süreceği bilgisi alınması üzerine, Salihli Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan 27.12.2019 tarihli ve 2019/3556 Değişik iş sayılı adlî arama kararı ile sanığa ait ikamette işlem tanığı olarak 1 kişi hazır edilmek suretiyle Cumhuriyet savcısı bulunmaksızın yapılan aramada ikametin kiler kısmında pet şişelerde 111,5 litre ev yapımı rakı ve 1 adet damıtma düzeneğinin ele geçirildiği, sanığın müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; ele geçen alkollü içkileri içmek için yaptığını, ticaretini yapmadığını belirttiği, ilk derece mahkemesindeki savunmasında ise bir süre önce oğlunun sünnet düğününü yaptıklarını, ele geçen alkollü içkilerin bir bölümünün düğünden kaldığını, fiyatının yüksek olması nedeniyle kendi kullanacağı alkollü içkiyi evinde yapmakta olduğunu beyan ettiği olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, arama yapıldığı sırada ihtiyar heyetinden iki üyenin veya komşulardan iki kişinin hazır bulunması gerekirken bulundurulmadığından arama işleminde hukuka aykırılık olduğu ve hukuka aykırı elde edilen delil ile mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın da suçlamayı kabul etmediği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de; usulüne göre alınmış bir arama kararı bulunan somut olayda, bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçirilen imal ettiği kaçak alkollü içkileri, kendisine ait evden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım hakların ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın da bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 başvuru no'lu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.06.2007 tarihli ve 2007/7-147 E.-2007/159 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere; usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği, arama işlemindeki kanunda belirlenen usule ilişkin eksikliğin, bu işlemin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği gibi, sanığın da bu kapsamda herhangi bir itirazının olmadığı, dolayısıyla hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceğinden, ele geçen kaçak alkollü içki miktarına göre sanığın savunmalarına itibar etmenin mümkün bulunmadığı cihetle; sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/1920 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddeleri gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11130, K. 2025/7725, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-11130-e-2025-7725-k-867b69e7f3fd