Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7981 E. 2024/10954 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7981
- Karar No
- 2024/10954
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/163 E., 2015/9 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Katılan ... İdaresi vekilinin 06.02.2017 havale tarihli dilekçesinin, hükmün onanması talepli temyize cevap dilekçesi olduğu ve temyiz iradesi içermediği belirlenerek sanık ... üst Cumhuriyet savcısının temyizine göre yapılan incelemede; Sanığın bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, üst Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan Kanun ile sonraki Kanun hükümleri kıyaslanarak lehe aleyhe Kanun değerlendirmesi yapılmadan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.GEREKÇE Olay tarihinde kolluk ekiplerince oluşturulan uygulama noktasında ... isimli şahsın sevk ve idaresinde olan ...plakalı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada sanık ...'ye ait eşyalar arasında gizlenmiş toplam 200 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, yakalanan araçta bulunan eşyaların arasına oğluna gönderilmek üzere 100 karton sigara koyduğunu, diğer sigaralardan haberdar olmadığını, satma amacının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Hükümden sonra 24.11.2015 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
III.KARAR A. Sanığın Temyizi Yönünden Sanığın yokluğunda verilip 17.02.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 27.02.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Üst Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.