Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4908 E. 2024/6841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4908
- Karar No
- 2024/6841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/276 E., 2020/388 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet , kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve re'sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; ele geçirilen kaçak sigaraların miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırları içinde kalması ve suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda sigaraları ticari amaç ile bulundurmadığını beyan etmesi, sigaraları ticari amaç ile bulundurduğuna ilişkin yeterli ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında beraatine karar verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olmasına ve re'sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine olay yerine gidildiğinde suça sürüklenen çocuk ... ile ...'ın bulunduğunun görüldüğü ve yapılan fiziki takip sonucu şahısların yanında bulunan poşetler ile kaçak sigara satışı yaptığının tespiti üzerine suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk tüm aşamalarda savunmasında, ele geçen sigaraların kendisine ait olmadığını, olay günü annesine sigara satın almak için olay yerinde bulunduğunu beyan ederek atılı suçlamayı inkar ettiği görülmüştür. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif değerde kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir. 1.Suç tarihinde ihbar üzerine olay yerinde suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte....'ın bulunduğunun görüldüğü ve yapılan fiziki takip sonucu şahısların yanında bulunan poşetler ile kaçak sigara satışı yaptıklarının tespiti üzerine yanlarına gidildiğinde suça sürüklenen çocuk ...'ın yanında bulunan poşet içinden 15 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi, suça sürüklenen çocuğun sigaraların kendisine ait olmadığını savunması ve olay tutanağında suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara sattığının belirtilmesi karşısında; tutanak tanıkları dinlenerek suça sürüklenen çocuğun sigara satışı yaptığının ne şekilde tespit edildiği hususunda beyanlarının alınarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre; 2.Sanığa, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezasında indirim yapılacağının tebliğ edildiği ancak tebliğ ihtarında gümrüklenmiş değerin iki katını "tebliğden itibaren 90 gün içerisinde ödemesi" hususunda süre verilmek suretiyle sanığın süre yönünden yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine, uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin 25.08.2015 olduğu, Sanık hakkında, Elazığ Çocuk Mahkemesinin 2017/137 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 23.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.12.2015 olduğu gözetilerek, Sanığın bu dosyalardaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu dikkate alınarak suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 5. Katılan ... İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.